
POLONYA SENDROMU
Polonya Sendromu, iki büyük güç arasında kalan toplumların her an işgal edilme korkusuyla yaşadığı derin kitlesel travmayı ve stratejik belirsizliği i...

Polonya Sendromu, iki büyük güç arasında kalan toplumların her an işgal edilme korkusuyla yaşadığı derin kitlesel travmayı ve stratejik belirsizliği i...

Michelangelo Etkisi, partnerlerin birbirlerinin içindeki potansiyeli ve ideal benliği açığa çıkararak kişisel gelişimi desteklemesi sürecidir.

Premenstrüel disforik bozukluk (PMDD), adet öncesi dönemde ortaya çıkan ve günlük işlevselliği ciddi şekilde bozan, DSM-5 kriterlerine göre en az beş ...

Plasebo etkisi, hastanın iyileşme beklentisi ve hekimle kurduğu güven ilişkisi gibi psikolojik faktörlerin biyolojik sonuçlara dönüştüğü kapsamlı bir ...

Psikoterapi, kaybolan çocukluğumuzu geri getiremez. Hafızanızı siliyoruz, tek seansta bilinçaltınızı temizliyoruz gibi yaklaşımlar ruh sağlığı profesy...

Psikoterapi en kısa ve öz haliyle kişinin kendi problemleri üzerine düşünme ve konuşma tedavisi olarak tanımlanabilir. Psikoterapi sözcüğü Eski Yunanc...

Boşanma süreci; çocukların geleceği, maddi imkansızlıklar ve yalnız kalma korkusu gibi derin belirsizlikler nedeniyle bireyler için hayatın en zorlu e...

Güçlü aile bağları ve sosyal destek, bireylerin fiziksel sağlığını iyileştirirken kanser gibi ciddi hastalıkların tedavi süreçlerine ve yaşam süresini...

“Eye Movement Desensitization and Reprocessing” kelimelerinin baş harfi ile isimlendirilen bir terapi yöntemi olup; Türkçeye “Göz Hareketleri ile Duy....

Aile sağlığı, bireylerin fiziksel durumunun ötesinde ailenin genel işleyişini, sosyal dengesini ve çevresel faktörlere erişimini kapsayan dinamik bir ...

Bireyler, hayatta kalma güdüsü ve sosyal dışlanma korkusuyla önceki nesillerden devraldıkları yaşam senaryolarını ve aile miraslarını farkında olmadan...

ÇOCUKLARI NASIL DAHA İYİ ANLARIZ? Ebeveynlerin ortak söylemi “çocuğum bana hiçbir şey söylemiyor, okulda ne yaşadığını arkadaşlarından duyuyorum”. Pek...

Obezite tedavisinde sadece fiziksel belirtilere odaklanmak yetersiz kalmakta, kalıcı başarı için yeme davranışının altındaki psikolojik temellerin ve ...

Öfke, bireyde psikolojik ve fizyolojik bir düzensizlik yaratarak kontrol kaybına ve dış uyaranlara karşı aşırı hassasiyete neden olur.

Porno bağımlılığı, bireyin yaşam kalitesini, sosyal ilişkilerini ve genel sağlık durumunu ciddi şekilde bozan kontrolsüz bir ilgi düzeyidir.

EMDR terapisi, iki taraflı uyarım tekniklerini kullanarak beynin doğal iyileşme mekanizmasını aktive eder ve travmatik anıların sağlıklı bir şekilde i...

Travmatik olaylar sırasında beynin doğal iyileşme mekanizması bozulur ve anılar hipokampus tarafından işlenemediği için sinir sisteminde "takılı kalmı...

Çocuklar ve ergenler, gelişim süreçlerinde aile içi çatışmalar ve akademik beklentiler gibi çeşitli faktörler nedeniyle yoğun stres yaşayabilirler.

Çocukların yeme alışkanlıklarındaki değişkenlikler normal kabul edilmeli ve yemek reddi durumunda çocuk asla zorlanmamalıdır.

Bilişsel Davranışçı Terapi, bireylerin düşünce, duygu ve davranışları arasındaki bağlantıyı analiz ederek olumsuz kalıpların altında yatan nedenleri k...

Ebevynler olarak çocuklarımızı neyi ne zaman ve nasıl yapmaları gerektiğini söylerken bu kontrolün sadece bizde olduğunu düşünür, onların bu süreçte b...

Oyun, çocuklar için sadece bir eğlence aracı değil; duygularını ifade etmelerini ve psikolojik iyileşme sağlamalarını mümkün kılan yaşamsal bir ihtiya...

Aktarım kavramı, bireylerin güncel ilişkilerinde ve kararlarında geçmişteki önemli figürlerle olan deneyimlerini farkında olmadan tekrar etmelerini if...

Varoluşçu psikoterapi, bireyin ölüm anksiyetesi, anlamsızlık, yalıtım ve özgürlük gibi dört temel varoluşsal çıkmazla yüzleşmesine yardımcı olan bir y...

İletişim sadece konuşmaktan ibaret olmayıp, bireyin kendisini ifade etme, dünyayı anlamlandırma ve kişilik gelişimini şekillendirme sürecidir.

Ergenlik döneminde madde kullanımı; merak, akran baskısı ve duygu düzenleme güçlükleri gibi faktörlerle tetiklenen kritik bir risk faktörüdür.

Çocuklarda endişe, korku ve bunalım halinin durumun gerektirdiğinden daha şiddetli ve uzun süreli yaşanması olarak tanımlanır.

Müdahaleci düşünceler toplum genelinde yaygın bir olgudur ve asıl sorun bu düşüncelerin varlığı değil, birey tarafından nasıl anlamlandırılıp işlendiğ...

Aile tutumları, ebeveynlerin çocuk yetiştirirken sergiledikleri davranış kalıplarıdır ve çocuğun kişilik gelişimi üzerinde belirleyici bir rol oynamak...

İnsan zihni gerçek ile hayali ayırt edemediği için genellikle geçmişin anıları veya geleceğin kaygılarıyla meşgul olarak şimdiki andan uzaklaşır.