Doktorsitesi.com

VAROLUŞÇU BİR PSİKOLOGU ZİYARET ETMEK NASIL BİR ŞEY?

Psk. Fırat Bulut
Psk. Fırat Bulut
27 Aralık 2022158 görüntülenme
Randevu Al
Hiç kendinizi bir anda hayatın anlamsızlığını düşünürken yakaladınız mı? Zihninizde oluşan yerini nasıl dolduracağınızı bilmediğiniz bir boşluk ve hayat etrafınızda akarken sizi bunun ne kadar saçma (absürt) olduğunu düşünmeye iten düşünceler...
VAROLUŞÇU BİR PSİKOLOGU ZİYARET ETMEK  NASIL BİR ŞEY?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varoluşçu Psikoterapi ve Hayatın Anlam Arayışı

Hiç kendinizi bir anda hayatın anlamsızlığını düşünürken yakaladınız mı? Zihninizde oluşan ve yerini nasıl dolduracağınızı bilmediğiniz o boşluk hissi, hayat akıp giderken sizi her şeyin ne kadar absürt (saçma) olduğunu düşünmeye itebilir. Sokaktaki kalabalığa baktığınızda, her bir bireyin önceden belirlenmiş bir amacı olup olmadığını ya da kendi hayatınızın bir gayesi bulunup bulunmadığını sorgulamanız, içinizde adını koyamadığınız bir endişe yaratabilir.

Bu varoluşsal sorgulamalar, aniden hayatın ne kadar hızlı geçtiğini ve ölümlü olduğunuzu fark etmenize neden olur. Ölüm her geçen gün yaklaşırken, sadece endişe içinde oturmak zihninizde adeta çanların çalmasına yol açar. Eğer kendinizi bir varoluşçu terapistin odasında bulduysanız, bu çanların sizin için çaldığını artık fark etmişsiniz demektir.

Varoluşçu Psikoterapiyi Diğer Kuramlardan Ayıran Özellikler

Günümüzde psikoterapi dünyası, bilişsel davranışçı, duygu odaklı veya psikanaliz gibi pek çok farklı teknik sunmaktadır. Ancak Varoluşçu Psikoterapi, bireyin bu süreçteki konumunu çok daha farklı bir yerden ele alır. Bu yaklaşımın temel amacı, kulaklarınızda çınlayan o seslere bir anlam vermenize yardımcı olmaktır.

Varoluşçu terapide kullanılan en önemli metaforlardan biri olan "çan sesleri", aslında hayatın her anında kendisini hissettiren ölüm anksiyetesini tanımlar. Terapistiniz bu konuda size rehberlik ederken aslında kendisinin de aynı gerçekliğin bir parçası olduğunu bilir. İnsan, dünyadaki canlılar arasında ölümlü olduğunun bilincine sahip tek varlıktır; bu üst bilinç, bizi kaçınılmaz bir yok oluş gerçeğiyle karşı karşıya bırakır.

Hayatın Dört Temel Çıkmazı

Varoluşçu psikoterapistler, bireyin dünyadaki konumunu anlamlandırmak için dört temel kavram üzerinde dururlar. Bu kavramlar, her insanın hayatı boyunca yüzleşmek zorunda olduğu temel gerçeklerdir:

  • Ölüm: Yok oluşun kaçınılmazlığı ve bunun yarattığı kaygı.
  • Anlamsızlık: Önceden belirlenmiş bir amacın yokluğu karşısında anlam yaratma çabası.
  • Yalıtım: İnsanın özünde yalnız olduğu gerçeği.
  • Özgürlük: Seçim yapma zorunluluğu ve bu seçimlerin getirdiği ağır sorumluluk.

Jean-Paul Sartre ve Varoluşun Özden Önce Gelmesi

Ünlü düşünür Jean-Paul Sartre, "Varoluş özden önce gelir" diyerek insanın kaderinin önceden yazılmadığını vurgular. Bu görüşe göre, sizin için belirlenmiş bir potansiyel veya kader yoktur; varoluşunuzu bizzat kendi seçimlerinizle yaratırsınız. Her ne kadar bu durum omuzlarınıza büyük bir sorumluluk yüklese de, aslında insanın otantik bir kişilik olabilmesi için en önemli kapıdır.

Otantik Birey Olmak ve Seçimlerin Sorumluluğu

Otantik birey, hayatın mutlak bir anlamsızlık içinde olduğunu kabul edip, bu boşlukta kendi varoluşunu inşa edebilen kişidir. Bu kişi, hayatın seçimlerle dolu olduğunu ve hiç kimsenin kendisine "doğru" olanı söyleyemeyeceğini bilir.

KavramAçıklama
SorumlulukÖzgürce yapılan her seçimin sonuçlarını üstlenmektir.
OtantiklikKendi ahlak sistemini oluşturarak, dış dayatmalardan bağımsız var olmaktır.
Özgür SeçimKişinin kendi doğrusunu, sorumluluk alarak kendisinin belirlemesidir.

Terapi Sürecinde Bütünleşme ve Olgunlaşma

Varoluşçu bir terapist, sizinle aynı kaygıları paylaşan bir yol arkadaşıdır. Onun amacı, kaygıları hayatınızdan tamamen çıkarmak veya sorularınıza hazır cevaplar vermek değildir. Aksine, terapistiniz bu zamana kadar kaçtığınız durumları birer düşman olarak değil, müttefik olarak görmenize yardımcı olur.

Bu süreç, insanın büyük bir boşluktan veya ciddi bir sarsıntıdan adeta derisini dökmüş bir şekilde, daha duyarlı ve kurnaz bir masumiyetle çıkmasını hedefler. Sonuçta birey, hayata karşı daha büyük bir keyifle ve daha önce hiç olmadığı kadar farkındalık sahibi bir şekilde yeniden doğar.

Etiketler

hayatın anlamıvaroluşsal kaygılarvaroluşsal sıkıntılarvaroluşcu psikolog

Yazar Hakkında

Psk. Fırat Bulut

Psk. Fırat Bulut

1994 İstanbul’da doğdu, ilk orta ve lise eğitimini İstanbul Avcılar’da tamamladıktan sonra 2013 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü 2017 yılında tamamladı.
Lisans eğitimi sırasında kişilik özellikleri, ölüm ve intihar ile ilgili konularda araştırmalara katılma fırsatı buldu, makaleler yazdı ve raporlar hazırladı. Stajını Ankara Dışkapı Yıldırım
Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin psikiyatri bölümünde ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde tamamladı. Lisans eğitiminden sonra 6. Hudut Tugayı’na bağlı 3., 6. ve komando taburlarında sorumlu psikolog olarak görev yaptı ve bu sırada madde, alkol, tütün ve teknoloji bağımlılıkları, kayıp, yas ve travma, uyum bozuklukları, Travma Sonrası Stres Bozukluğu gibi çeşitli konularda pek çok danışan ile çalışma imkanına sahip oldu. Daha sonrasında Ankaraya dönüp 2021 yılında kurucularından olduğu Kogito Psikoloji’de danışanlarına hizmet vermeye devam etti. Bu süreç içerisinde yine bağımlılıklar, anksiyete bozuklukları, aile içi sorunlar, çift terapisi gibi konularda çalıştı. Terapi yöntemi olarak Varoluşçu Psikoterapi’yi benimsiyor ve bu alanda eğitimler almaya devam ediyor. Mesleki deneyimlerini edinirken aklının bir kenarında olan soru insanları asıl iyi hale getirenin ne olduğuydu. Her danışan ayrı bir dünya ve farklı tepkiler demek benim için. Bu nedenle her danışana yeni bir terapi geliştirmesine olanak sağlayan, beni fikirsel özgürlük ve koşulsuz kabul ile besleyen, aynı zamanda karşımızdaki insanı asıl iyileştirenin samimi bir yaklaşım olduğu fikrini bana kazandıran Varoluşçu Psikoterapi ekolünü seçti. Şuanda online olarak danışan kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.