Doktorsitesi.com

Adet Öncesi (Premenstrüel) Disfori Bozukluğu

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
4 Ocak 2023218 görüntülenme
Randevu Al
  • Premenstrüel disforik bozukluk (PMDD), adet öncesi dönemde ortaya çıkan ve günlük işlevselliği ciddi şekilde bozan, DSM-5 kriterlerine göre en az beş belirtiyle karakterize edilen şiddetli bir klinik tablodur.
  • Hastalığın etyolojisinde hormonal değişimlerin yanı sıra özellikle serotonin ve GABA gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler ile genetik ve psikososyal faktörler temel rol oynamaktadır.
  • Tedavi yaklaşımı vakanın şiddetine göre değişmekte olup yaşam tarzı düzenlemeleri, farmakolojik tedaviler ve Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemlerini kapsamaktadır.
Adet Öncesi (Premenstrüel) Disfori Bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Premenstrüel Disforik Bozukluk (PMDD) Nedir?

Premenstrüel disforik bozukluk (PMDD), kadınlarda adet öncesi dönemde görülen premenstrüel sendromun (PMS) çok daha şiddetli ve klinik olarak belirgin bir tablosudur. Adet döngüsünden yaklaşık bir hafta önce başlayan bu durum; belirgin depresif ruh hali, yüksek düzeyde anksiyete ve günlük aktivitelere karşı ilgi azalması ile karakterize bir sağlık sorunudur.

DSM-5 Tanı Kriterlerine Göre PMDD

Bir bireye premenstrüel disforik bozukluk tanısı konulabilmesi için DSM-5 tanı kriterleri çerçevesinde belirli şartların karşılanması gerekir. Tanı için semptomların en az iki adet döngüsü boyunca takip edilmesi ve şu ölçütlerin karşılanması beklenir:

  • A Ölçütü: Önceki yılın adet döngülerinin çoğunda, adetten önceki hafta içinde B ve C ölçütlerinde belirtilen en az beş belirti bulunmalıdır. Bu belirtiler adetin başlamasıyla hafiflemeli, adet bitiminden sonraki hafta ise minimum düzeye inmelidir.
  • B Ölçütü: Duygusal dengesizlik, kaygı, çökkün duygu durum, umutsuzluk, kendini aşağılayan düşünceler veya huzursuzluk belirtilerinden en az biri mutlaka bulunmalıdır.
  • C Ölçütü: İlgi kaybı, enerji azlığı, odaklanma güçlüğü, iştah değişiklikleri ve fiziksel semptomlardan en az biri mevcut olmalıdır.

Bu belirtiler, bireyin sosyal ve mesleki işlevselliğinde belirgin bir bozulmaya yol açmalı ve başka bir psikolojik bozuklukla (anksiyete veya kişilik bozukluğu gibi) daha iyi açıklanamıyor olmalıdır.

Premenstrüel Disforik Bozukluk Belirtileri

PMDD semptomları hem fiziksel hem de ruhsal boyutta kendini göstermektedir. Bu belirtiler, hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebilmektedir.

Fizyolojik Belirtiler

  • Vücutta şişkinlik hissi
  • Şiddetli baş ağrısı
  • Sürekli halsizlik ve düşük enerji
  • Belirgin iştah değişimi

Ruhsal Belitiler

  • Depresif ruh hali ve mutsuzluk
  • İrritabilite (çabuk sinirlenme)
  • Yoğun gerginlik ve duygusal karmaşa

Belirti Sıklığı ve Yaygınlık Oranları

Epidemiyolojik çalışmalar, premenstrüel disforik bozukluğun görülme sıklığının kadınlar arasında %2 ile %10 arasında değiştiğini göstermektedir. Belirtilerin görülme oranları ise şu şekildedir:

Belirti TürüGörülme Sıklığı (%)
Umutsuzluk, depresif duygu durum, kendini suçlama%90
Duygu değişikliği%89
Öfke%81
Kolay yorulma ve fiziksel yakınmalar%78
Anksiyete (Kaygı)%67
İlgi kaybı%63

PMDD Nedenleri ve Risk Faktörleri

PMDD'nin etyolojisinde hormonal değişimler, genetik faktörler ve psikososyal olaylar karmaşık bir rol oynar. Özellikle nörotransmitter dengesizlikleri hastalığın temelinde yer alır:

  1. Serotonin: Hastalığın ortaya çıkmasında en etkili nörotransmitterdir. PMDD hastalarında kan serotonin düzeyleri ve serotonerjik aktivite azalmaktadır.
  2. GABA: Bu hastalarda GABA düzeyinin düşmesi, doğrudan anksiyete ve depresyon belirtilerini tetiklemektedir.

Risk faktörleri arasında ise geçmişteki depresyon ve anksiyete öyküsü, yüksek stres düzeyi, travmatik yaşam olayları ve ailede premenstrüel sendrom geçmişinin bulunması yer almaktadır. Ayrıca ilişki sorunları ve olumsuz yaşam olayları gibi psikososyal faktörler de belirtilerin şiddetini artırabilmektedir.

Tedavi Yöntemleri

Premenstrüel disforik bozukluk tedavisinde vakanın şiddetine göre multidisipliner bir yaklaşım izlenir. Tedavi seçenekleri şunları içerir:

  • Hafif Vakalar: Yaşam tarzı düzenlemeleri, stres yönetimi ve psikoeğitim genellikle yeterli olmaktadır.
  • Şiddetli Vakalar: Farmakolojik tedaviler (özellikle serotonin ve GABA üzerinde etkili ilaçlar) ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) birlikte uygulanmalıdır.

Tedavi sürecinde temel amaç, hormonal dalgalanmaların yarattığı duygusal ve fiziksel etkileri minimize ederek hastanın işlevselliğini geri kazandırmaktır.


Uzman Klinik Psikolog Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU
Yazan: Psikolog Ezgi ŞAHİN

Etiketler

Adet sonrasıAdet dönemiAdet sancısıKadınlarda premensturel sendromuAdet öncesi gerginlik (premenstruel sendrom)Dismorfik

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.