
DİYABETE AMELİYATLI TEDAVİ…
Tip 2 diyabet hastalarının %90'ından fazlası cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmekte ve uygun hastalarda %92 oranında tam iyileşme sağlanmaktadır.

Tip 2 diyabet hastalarının %90'ından fazlası cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmekte ve uygun hastalarda %92 oranında tam iyileşme sağlanmaktadır.

Modern çağın getirdiği gelişmelerin insanlara sunduğu rahatlık , çağımızda morbid obezite denen aşırı kilo alımına ve buna bağlı bir çok hastalığın g...

Zayıflama ameliyatları sonrası başarıya ulaşmak için hekim ile hasta arasında sürekli bir diyalog kurulması ve sürecin uzun vadeli bir sabır gerektird...

Anal dermatit, makat bölgesinde şiddetli kaşıntı, nemlilik ve ciltte kalınlaşma ile kendini gösteren, yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır.

Ben tedavisi, benin yapısına ve hastanın ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmeli; en iyi sonuç için kliniğin teknolojik donanımı ve hekim tecrübesi dik...

YENİ VÜCUDA ALIŞMAK GERÇEKÇİ BEKLENTİLER İÇİNDE OLMAK VERİLMİŞ KİLOLARI KORUMAYA ÇALIŞMAK DESTEK OLABİLECEK GERÇEK ARKADAŞLAR EDİNMEK VÜCUDU...

Tip 2 diyabet tedavisinde klasik yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan metabolik cerrahi, insülin direncini azaltmayı ve hormonal dengeyi ...

Tip 2 diyabet, kronik yüksek şekere bağlı olarak gelişen sinir ve damar hasarı nedeniyle hastaların %60-70'inde cinsel işlev bozukluklarına yol açmakt...

Obezite cerrahisi tek başına bir mucize değil, kalıcı kilo kaybı için yaşam tarzı değişikliği gerektiren önemli bir adımdır.

Obezite tedavisinde en büyük zorluk kilo kaybının sürdürülmesidir; araştırmalar kilo verenlerin büyük çoğunluğunun beş yıl içinde eski kilolarına dönd...

Diyabetik retinopati, şeker hastalığına bağlı olarak gelişen ve 25-75 yaş aralığındaki bireylerde kalıcı görme kaybının en temel nedeni olan ciddi bir...

Obezite, Tip 2 diyabet riskini artıran temel bir faktördür ve ağırlık kaybı bu riskin azaltılmasında kritik rol oynar.

Şeker hastalığı ve obezite tedavisinde tek bir standart yöntem bulunmamakta, en uygun cerrahi müdahale hastanın metabolik durumuna ve güvenliğine göre...

Gastroskopi, yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağının endoskop aracılığıyla incelendiği, uzman ellerde oldukça güvenli olan hem teşhis hem de t...

Lenfoma, lenf dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan, Hodgkin ve Hodgkin Dışı olarak iki ana gruba ayrılan bir kanser türüdür.

Mikro sinüsektomi, klasik cerrahi yöntemlere göre çok daha düşük nüks oranı, minimal yara izi ve operasyon sonrası hemen işe dönebilme imkanı sunan mo...

Meme kanseri, en sık rastlanan duktal karsinom ve süt bezlerinden gelişen lobüler karsinom olmak üzere iki temel türe ayrılır.

Yayılma göstermeyen (in situ) meme kanserleri, kanser hücrelerinin başlangıç noktasından dışarı taşmadığı evreyi temsil eder ve tarama mamografilerini...

Meme kanseri teşhisi konulan kadınların yaklaşık yarısı bilinen risk faktörlerini taşımadığı için rutin kontroller her birey için hayati önem taşımakt...

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve her 8 ila 10 kadından birinin yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.

Makat bölgesindeki kanamalar genellikle basur kaynaklı olsa da, kolon kanseri gibi ciddi hastalıkların teşhisi için mutlaka uzman muayenesi gereklidir...

Diyabet, dünya genelinde milyonlarca ölüme yol açan; körlük, böbrek yetmezliği ve amputasyon gibi ciddi sağlık komplikasyonlarının birincil nedenidir.

Menopoz, yumurtalıklardaki faaliyetlerin durmasıyla östrojen ve progesteron hormonlarının azalmasına bağlı olarak gelişen doğal bir biyolojik süreçtir...

Tüm kanser vakalarının en az %35'i beslenme faktörlerine bağlıdır ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla kanserden korunma oranı %80'lere ulaşabilmektedir.

Diyabet, Amerikan Diyabet Birliği (ADA) tarafından Tip 1, Tip 2, Gestasyonel ve diğer nedenlere bağlı spesifik tipler olmak üzere dört ana klinik sını...

Kronik hastalıklar ile ruhsal durum arasında doğrudan bir bağ vardır ve özellikle diyabetli bireylerde depresyon görülme oranı genel topluma göre yakl...

Meme iltihabı (mastit) genellikle emzirme döneminde meme başındaki çatlaklardan giren mikroplar nedeniyle oluşur ve sertlik, ağrı, kızarıklık gibi bel...

İntraduktal papillomlar, süt kanallarında gelişen iyi huylu tümörlerdir ve genellikle 30-50 yaş arası kadınlarda görülen kanlı veya renkli memebaşı ak...

Filloides tümörü, nadir görülen ve hızlı büyüme potansiyeline sahip olan, fiziksel muayenede sert ve hareketli kitleler olarak hissedilen meme tümörle...

Fibroadenomlar, genellikle 20-30 yaş arası kadınlarda görülen, düzgün sınırlı ve hareketli yapıya sahip en yaygın iyi huylu meme tümörleridir.