
Depresyon Ne Değildir?
Depresyon, günlük mod değişimlerinden farklı olarak süreklilik arz eden ve profesyonel değerlendirme gerektiren klinik bir tablodur.

Depresyon, günlük mod değişimlerinden farklı olarak süreklilik arz eden ve profesyonel değerlendirme gerektiren klinik bir tablodur.

Zihnimiz bazen gerçek kanıtlara dayanmadan olumsuz kısa yol haritaları kullanarak duruma uygun olmayan duygusal tepkiler geliştirebilir.

Sağlıklı bir ilişki sürdürmek için beklentilerin açıkça ifade edilmesi ve duyguların zamanında paylaşılması, olası krizlerin büyümeden önlenmesini sağ...

Duygular, TDK ve APA tanımlarına göre bireyin iç dünyasında oluşan ve deneysel, davranışsal ve fiziksel elementler içeren karmaşık tepki örüntüleridir...

Travma, ani ve beklenmedik olaylar sonucu bireyin ruh sağlığını ve günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen derin izler bırakan deneyimlerdir.

Kardelenler gibi kışın açan çiçekler, zorlu koşullarda var olabilmenin ve doğadaki direncin en önemli sembolüdür.

Toplumda kadınlar, geleneksel roller ve cinsiyetçi söylemlerle kısıtlanırken, 'erkektir yapar, kadındır ayıp' gibi kalıplaşmış yargıların baskısı altı...

Depresyon, bireyin günlük yaşamını engelleyen sürekli bir üzüntü, umutsuzluk ve hayata karşı derin ilgi kaybıyla karakterize ciddi bir tıbbi durumdur.

Sağlıklı ilişkiler kurmak için bireyleri olduğu gibi kabul ederek gerçekçi beklentiler geliştirmek ve karşılıklı güvene dayalı bir zemin oluşturmak te...

Sağlık anksiyetesi, bireyin normal vücut duyumlarını ciddi bir hastalık belirtisi olarak yorumlaması ve tıbbi güvencelere rağmen ikna olmamasıyla kara...

Öz-değer, bireyin dış etkenlerden ve başkalarının onayından bağımsız olarak sahip olduğu, sarsılmaz ve sabit bir içsel değerlilik halidir.

Yazılım dünyasında tükenmişlik sendromu; bireysel mükemmeliyetçilik, kişilerarası çatışmalar ve örgütsel yapıdaki aşırı iş yükü gibi temel nedenlerden...

Jasmin Lee Cori, 'Annenin Duygusal Yokluğu' adlı eserinde çocukluktaki duygusal ihmalin yetişkinlik üzerindeki kalıcı etkilerini ve bu boşluğun nedenl...

Pasif-agresif davranış, bireyin olumsuz duygularını doğrudan ifade etmek yerine dolaylı yollarla sergileyerek iletişimde kafa karışıklığına ve güvensi...

Imposter sendromu, bireyin somut başarılarına rağmen bu kazanımları kendi yetenekleri yerine dış etkenlere bağlaması ve kendini yetersiz hissetmesi du...

Sosyal anksiyete bozukluğu, bireyin sosyal ortamlarda başkaları tarafından yargılanma korkusuyla yoğun kaygı ve çaresizlik hissetmesine neden olan bir...

Toksik ilişkiler, bir partnerin bencil ve manipülatif tavırlarıyla diğerinin yaşam enerjisini sömürdüğü, sürekli eleştiri ve korku temelli duygusal bi...

Etkili zaman yönetimi, bireyin zamanı ve iş yükünü kendi kontrolü altına alarak hedeflerine ulaşmasını sağlayan planlı bir süreçtir.

Sınav kaygısı, öğrencinin başarısını engelleyen ve sınav sonucunu kişisel bir değer meselesi haline getiren yoğun bir psikolojik süreçtir.

Hayatın zorlukları ve adaletsizlikleri karşısında pes etmek yerine psikolojik dayanıklılığı korumak ve yaşamın değerini kavramak esastır.

Anksiyete, günlük yaşamı kısıtlayan, belirsizliğe tahammülsüzlükle karakterize olan ve en az altı ay süren kronik bir aşırı endişe halidir.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), kişinin ağır travmatik olaylara maruz kalması veya tanıklık etmesiyle tetiklenen, günlük yaşamı ciddi şekilde e...

Bir korkunun fobi olarak tanımlanması için kişide ciddi duygusal strese yol açması ve günlük yaşam işlevselliğini belirgin şekilde bozması gerekir.

Somnifobi, bireyin uyku sırasında kendini çaresiz hissetmesi ve olası tehlikelere karşı tepki veremeyeceği endişesiyle uyumaktan kaçınması durumudur.

Narsistik bireyler, kendilerini diğerlerinden üstün görerek sürekli bir hayranlık ve ilgi odağı olma beklentisiyle hareket ederler.

Çocukların doğal açlık ve tokluk sinyallerine saygı duyulmalı, yemek yemeleri için zorlayıcı ve baskıcı tutumlardan kaçınılmalıdır.

Her iki terimde bir çeşit yeme bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Anoreksiya, kilo almaktan aşırı korkma ve sahip olunan beden görüntüsünden memnun ol...

Seslere karşı aşırı hassasiyet geliştirme şeklinde tanımlanabilmektedir. Kişinin sakız çiğneme, nefes alma, tırnak kesme, koklama, ağız şapırdatma, ho...

Duygusal açlık, fiziksel açlığın aksine aniden ortaya çıkar ve genellikle belirli, spesifik yiyeceklere karşı aşırı bir istek ile kendini gösterir.

Kişinin herhangi bir sosyal çıkar veya kazancı olmaksızın, kronik olarak sürekli yalan söyleme davranışı göstermesidir. Bir bakıma sürekli olarak yala...