Doktorsitesi.com

Duygularımızı ne kadar özgürce ifade edebiliyoruz?

Klinik Psikolog Duygu Karaca
Klinik Psikolog Duygu Karaca
23 Aralık 2021252 görüntülenme
Randevu Al
Bu yazıda, doğal olarak gelişen duygularımızı ne kadar ifade edebildiğimizden, bu dışavurumun öneminden, önüne çıkan/çıkarılan engellerden, bu engellerin nasıl sürdüğünden ve tüm bunların sonuçlarından bahsedelim. Maalesef ki bastırılmış duyguların yol açtığı sonuçlar, düşünüldüğünden daha büyük.
Duygularımızı ne kadar özgürce ifade edebiliyoruz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Duygu Nedir? TDK ve APA Tanımlarıyla Duyguların Temeli

Türk Dil Kurumu (TDK) tanımına göre duygular, belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenimlerdir. Amerikan Psikoloji Birliği (APA) ise duyguları; birey için deneysel, davranışsal ve fiziksel elementlerle oluşan karmaşık tepki örüntüleri olarak tanımlar. Bu tepkiler, kişi için önem arz eden durumlar veya olaylar neticesinde ortaya çıkar.

Toplumsal Onay ve Duygu İfade Özgürlüğü

Günümüzde bireylerin duygularını ne kadar özgürce ifade edebildiği kritik bir sorudur. Yapılan araştırmalar, duyguların dışavurum şeklinin, tanımlanmasının ve önem seviyesinin dünyanın farklı bölgelerinde değişiklik gösterdiğini kanıtlamaktadır. Özellikle toplumsal onay veya ret mekanizması, duygu ifade özgürlüğünün kısıtlanmasında en büyük kaynaklardan biri olarak karşımıza çıkar.

Kültürel ve Cinsiyete Dayalı Duygu Bastırma Örnekleri

Toplumun dayattığı "normal" anlayışı, farklı kültürlerde ve cinsiyetlerde çaprazlama bir baskı oluşturabilmektedir. Bu duruma dair öne çıkan bazı örnekler şunlardır:

  • Ortadoğu ve Asya Kültürleri: Kadınların sesli gülme gibi olumlu duygularını dışavurmaları toplum tarafından hoş karşılanmayabilir.
  • Evrensel Cinsiyet Rolleri: Erkeklerin ağlama gibi olumsuz duygularını ifade etmeleri, toplumsal baskı ile engellenmektedir.
  • Savunmasızlık Endişesi: Kişiler, olumlu duygularda "fazlasıyla coşkulu", olumsuz duygularda ise "güçsüz" görünme kaygısıyla kendilerini bastırabilmektedir.

Duygusal Engellemenin Bireysel Sonuçları

Bir öğrencinin sınav başarısından duyduğu sevinç "abartılı" bulunarak bastırıldığında, bu durum bireyin uzun süreli ifade özgürlüğünü zedeler. Benzer şekilde, yas sürecinde ağlamanın "güçsüzlük" olduğuna dair öğretilerle büyüyen bir birey, doğal üzüntü duygusunu engelleyebilir. Bu tür engellemeler, ilerleyen süreçlerde sağlıksız yas dönemi gibi birçok olumsuz psikolojik sonuca yol açabilmektedir.

Psikolojik Sağlıkta Uygun Duygulanımın Rolü

Klinik açıdan uygun duygulanım, kişinin duygusunu özgürce hissetmesi ve dışavurabilmesi durumudur. Psikolojik muayene ve değerlendirmelerin önemli bir parçası olan bu kavram; duyguların yoğunluğu, aralığı ve değişkenliğinin içinde bulunulan durumla orantılı olmasını ifade eder.

Duygu DurumuBastırılma Sonucu Oluşan Riskler
Doğal ÜzüntüKontrol edilemeyen öfke patlamaları
Doğal SevinçÇekingenlik ve özgüven sorunları
Doğal YasSağlıksız psikolojik kondisyon

Duygu İfade Özgürlüğü Bir İnsan Hakkıdır

Duyguların toplum uğruna bastırılması, ruh sağlığı üzerinde ciddi tahribatlara neden olur. Doğal duygulanımın cezalandırılması, ayıplanması veya görmezden gelinmesi bilimsel olarak yanlıştır. Unutulmamalıdır ki; duygularımız biz, biz de duygularımızızdır.

Hissettiklerimizi toplumsal dayatmalar uğruna bastırmak, ruh sağlığı bozukluklarını tetikleyen temel unsurlardan biridir. Duygu ve ifade özgürlüğü, psikolojik sağlığın devamlılığını sağlayan temel bir insan hakkıdır. Yaşadığınız duyguların sağlıksız bir boyuta ulaştığını hissettiğinizde, bir ruh sağlığı uzmanından veya destekleyici sosyal çevrenizden yardım almanız büyük önem taşır.


Aklınızdaki sorular veya randevu için profilimde bulunan numaradan bana ulaşabilir ve bilgi alabilirsiniz. Sağlıklı günler dileklerimle...

Uzman Klinik Psikolog
Duygu Karaca

Etiketler

DuygusallıkDuygusal değişimlerDuygusal korkularDuygusalDuygu kontrolu nedirDuygusal özgürlük tekniğiDuygusal sorunlarDuygusal tepkilerDuygularDuyguları ifade etmekDuyguları göstermekHem duygularımızla hareket ediyoruz hemde onu kontrol edemiyoKadınsı hislerDuygularlar baş edememeDuygularımı bastırdımDuygularımı nasıl ifade edebilirimHislerDuygularını anlatamama sorunu kaynagıDuygularında netlikDuyguları doğru tanımlamakDuyguları doğru anlamakDuyguları kontrol etmeDuygularla başa çıkmaDuyguları göstermek zayıflık mıDuyguların ifade edilmesiDuygularını ifade edememekDuyguları ifade etmebastırılmış duygularhislerimiz

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Duygu Karaca

Klinik Psikolog Duygu Karaca

Uzman Klinik Psikolog Duygu Karaca, psikoloji ana bilim dalı eğitimini İstanbul Okan Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde yüksek dereceyle tamamlamıştır. Ardından ise klinik psikoloji alt bilim dalındaki master öğrenimini İstanbul Esenyurt Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde, şizofrenide psikoterapi etkiliği üzerine bitirme çalışmasıyla ve yine yüksek dereceyle tamamlamıştır. Öğrenim süreci boyunca psikoloji öğrenci topluluklarının yönetici kadrolarında, sivil toplum kuruluşlarının temsilciliğinde, velilere gönüllü danışmanlıkta ve klinik alanında genç-yetişkin odaklı gözlem ve süpervizyon stajlarında yer almıştır. Mesleki deneyimleri arasında, özel bir beslenme ve diyet kliniğindeki çalışmaları (hamilelik psikolojisi ve beslenme, psikiyatrik ilaç kullanımı esnasına beslenme ve diğer psikolojik kaynaklı yeme bozuklukları vs.) ve şu an halen çalışmalarını sürdürdüğü özel bir psikolojik destek merkezindeki çalışmaları (depresif bozukluklar, kaygı bozuklukları, takıntı ilişkili bozukluklar, travma ilişkili bozukluklar, ölüm ve yas, boşanma sonrası oryantasyon vs.) bulunmaktadır. C1 seviyede İngilizce’ye hakimdir ve yabancı uyruklu bireylere de psikoterapi hizmeti vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.