Doktorsitesi.com

Yeme Bozukluklarını Anlamak: Travma, Bağlanma ve Kendilik Algısı Perspektifinden Bir İnceleme

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
19 Ocak 202611 görüntülenme
Randevu Al
Giriş Yeme bozuklukları, bireyin bedeniyle kurduğu ilişkinin bozulmasının ötesinde; erken yaşam deneyimleri, bağlanma örüntüleri ve travmatik yaşantılarla şekillenen derin bir psikolojik yapılanmayı yansıtır. Bu makalede yeme bozuklukları, özellikle travma ve bağlanma kuramı çerçevesinde ele alınacaktır.
Yeme Bozukluklarını Anlamak: Travma, Bağlanma ve Kendilik Algısı Perspektifinden Bir İnceleme

Travma ve Yeme Bozuklukları Arasındaki İlişki
Araştırmalar, yeme bozukluğu tanısı alan bireylerde çocukluk çağı travmalarının yaygın
olduğunu göstermektedir:
Duygusal ihmal
Eleştirel ebeveyn tutumları
Aşırı kontrol
Duygusal güvensizlik
Travmatik deneyimler, bireyin bedeniyle yabancılaşmasına ve bedeni üzerinde aşırı
kontrol kurma ihtiyacına yol açabilir. Yeme davranışı, travmanın yarattığı çaresizlik hissine
karşı geliştirilen bir baş etme mekanizmasıdır.

Bağlanma Stilleri ve Yeme Davranışı
Güvensiz bağlanma örüntüleri, yeme bozukluklarıyla güçlü bir ilişki içindedir. Özellikle:
Kaygılı bağlanma → duygusal yeme
Kaçıngan bağlanma → yeme kısıtlaması
Birey, ilişkilerde yaşadığı doyumsuzluğu ya da reddedilme korkusunu yemekle ya da
yememekle düzenlemeye çalışır.

Utanç, Suçluluk ve Kendilik Algısı
Yeme bozukluklarının merkezinde yoğun utanç duygusu yer alır. Birey:
“Yeterince iyi değilim”
“Kontrolsüzüm”

“Sevilmeye layık değilim”
Gibi temel inançlara sahiptir. Yeme davranışı, bu inançları geçici olarak susturur ancak
ardından utanç daha da derinleşir. Böylece kısır döngü pekişir.

Bedenin Sessiz Dili
Yeme bozukluklarında beden, söze dökülemeyen duyguların taşıyıcısıdır. Bastırılmış öfke,
yas, korku ve değersizlik; bedensel belirtiler üzerinden ifade bulur. Bu nedenle semptomu
ortadan kaldırmaya odaklanan yaklaşımlar yetersiz kalabilir.
Terapötik Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yeme bozukluğu olan bireylerle çalışırken:
Yargılayıcı olmayan bir dil
Güvenli terapötik ilişki
Duygusal regülasyon becerilerinin geliştirilmesi
Temel önemdedir. Terapist, bedeni düşman olarak gören danışanın, bedeniyle yeniden
temas kurmasına eşlik eder.

Sonuç
Yeme bozuklukları, çoğu zaman “yemekle ilgili” değil; duygularla, ilişkilerle ve travmayla
ilgilidir. Bedenin verdiği mesajı duymak ve anlamlandırmak, iyileşmenin temel anahtarıdır.
Gerçek dönüşüm, bireyin kendisiyle kurduğu ilişki değiştiğinde başlar.

Hazırlayan:
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.