Doktorsitesi.com

Yeme Bozuklukları: Kontrol, Kimlik ve Duygusal Düzenleme Arasında Bir Psikopatoloji

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
19 Ocak 202616 görüntülenme
Randevu Al
Giriş Yeme bozuklukları, yalnızca yeme davranışındaki bozulmalarla sınırlı olmayan; bireyin beden algısı, benlik değeri, duygusal düzenleme kapasitesi ve kişilerarası ilişkileriyle yakından ilişkili karmaşık psikopatolojilerdir. Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu ve diğer tanımlanmış/tanımlanmamış yeme bozuklukları; bireyin yeme üzerinden kontrol sağlama çabasının, içsel çatışmalarının ve duygusal ihtiyaçlarının dışavurumu olarak değerlendirilmektedir.
Yeme Bozuklukları: Kontrol, Kimlik ve Duygusal Düzenleme Arasında Bir Psikopatoloji

Yeme Bozukluklarının Psikodinamik Temelleri
Psikodinamik bakış açısına göre yeme bozuklukları, erken dönem nesne ilişkileri,
bağlanma örüntüleri ve benlik yapılanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Özellikle anoreksiya
nervozada, bireyin bedeni üzerinde kurduğu katı kontrol; ayrışma-bireyleşme sürecindeki
zorlukların sembolik bir ifadesi olarak görülür.
Yemek yemeyi reddetme ya da kısıtlama:
Otonomi kazanma çabası
Kontrol edilemeyen içsel duygulara karşı savunma
Başkalarına bağımlılığı inkâr etme
İşlevi görebilir.
Bu bağlamda beden, bireyin çatışmalarını taşıyan bir “sahne” haline gelir.

Duygusal Düzenleme ve Yeme Davranışı
Yeme bozuklukları sıklıkla duygusal düzenleme becerilerindeki yetersizlikle ilişkilidir.
Birey:
Öfke
Utanç
Suçluluk
Kaygı
Boşluk hissi

Gibi yoğun duyguları tanımlamakta ve tolere etmekte zorlanabilir. Bu durumda yeme
davranışı, duyguyu bastıran veya geçici olarak düzenleyen bir araç haline gelir.
Örneğin:
Tıkınırcasına yeme → duygusal uyuşma
Kusma → rahatlama ve suçluluktan arınma
Aşırı kısıtlama → güç ve kontrol hissi
Ancak bu döngü kısa vadeli rahatlama sağlarken uzun vadede psikopatolojiyi derinleştirir.

Beden Algısı ve Kimlik Gelişimi
Yeme bozukluğu olan bireylerde beden algısı, gerçeklikten kopuk ve çarpıtılmıştır. Beden,
yalnızca fiziksel bir yapı değil; bireyin kendilik değerinin ölçütü haline gelir.
Özellikle ergenlik döneminde:
Kimlik karmaşası
Aidiyet ihtiyacı
Kabul görme arzusu
Beden üzerinden çözülmeye çalışılabilir. Zayıflık; başarı, disiplin ve değerli olma ile eş
anlamlı hale gelir.

Sosyokültürel Etkenler
Modern toplumda zayıflık, kontrol ve estetik; başarı ve özdenetim göstergesi olarak
yüceltilmektedir. Sosyal medya, beden karşılaştırmalarını artırarak yeme bozuklukları için
risk faktörü oluşturur. Ancak sosyokültürel etkenler tek başına yeterli değildir; bireysel
kırılganlıklarla birleştiğinde patoloji ortaya çıkar.

Tedavi ve Klinik Yaklaşım
Yeme bozukluklarının tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir:
Psikoterapi
Psikiyatri
Beslenme uzmanlığı

Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Psikodinamik Terapi ve Duygu Odaklı yaklaşımlar
sıklıkla kullanılmaktadır. Terapötik süreçte yalnızca yeme davranışı değil; bireyin duygusal
dünyası ve kendilik algısı çalışılmalıdır.

Sonuç
Yeme bozuklukları, beden üzerinden konuşan bir ruhsal çığlıktır. Yemekle kurulan sorunlu
ilişki, çoğu zaman bireyin kendisiyle ve duygularıyla kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır.
Kalıcı iyileşme, yalnızca kiloya değil; anlamlandırmaya ve içsel dönüşüme
odaklanıldığında mümkündür.

Hazırlayan:
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.