SAĞLIKLI MOTİVASYON NASIL OLUŞUR?

Sağlıklı motivasyonun ilk koşulu anlam duygusudur. İnsan beyni, anlamlı bulmadığı bir
davranış için uzun süre enerji üretmez. Anlam, herkes için farklıdır; biri için gelişim, diğeri
için özgürlük, bir başkası için aidiyet olabilir. Bu nedenle motivasyon reçeteleri kişiden
kişiye değişir. Kişinin kendi değerleriyle bağlantı kurması, motivasyonun temelini
oluşturur.
Bir diğer önemli unsur ulaşılabilir hedeflerdir. Beyin, çok büyük ve belirsiz hedefleri tehdit
olarak algılar. “Her şeyi değiştireceğim” gibi hedefler motive edici değil; bunaltıcıdır. Oysa
küçük ve somut adımlar, beynin ödül sistemini aktive eder. Her küçük başarı, dopamin
salınımını artırarak devam etme isteğini güçlendirir.
Sağlıklı motivasyon, kişinin duygusal durumunu da hesaba katar. Yorgun, üzgün ya da
kaygılı bir zihinle yüksek performans beklemek gerçekçi değildir. Bu noktada motivasyon,
kendine yüklenmek değil; kendine uyumlanmaktır. “Bugün kapasitem ne?” sorusu,
sürdürülebilir motivasyonun anahtarıdır.
Motivasyonun önemli bir bileşeni de öz şefkattir. Öz şefkat, kişinin başarısızlık anlarında
kendini yargılamak yerine desteklemesidir. Araştırmalar, öz şefkatli bireylerin hedeflerine
daha istikrarlı şekilde ilerlediğini göstermektedir. Çünkü bu kişiler, hata yaptıklarında
vazgeçmek yerine öğrenmeye devam eder.
İlişkisel faktörler de motivasyonu doğrudan etkiler. Anlaşıldığını, desteklendiğini ve yalnız
olmadığını hisseden bireyler, hedeflerine ulaşmakta daha kararlı olurlar. Bu nedenle
motivasyon yalnızca bireysel bir süreç değil; aynı zamanda ilişkisel bir deneyimdir.
Güvenli bağlar, psikolojik enerjiyi artırır.
Sağlıklı motivasyon, kişinin kendini sürekli bir şeylere yetişmeye çalıştığı bir koşu hali
değildir. Aksine, kişi durabildiğinde, dinlenebildiğinde ve kendini regüle edebildiğinde
ortaya çıkar. Dinlenme, motivasyonun düşmanı değil; kaynağıdır. Sürekli üretmek zorunda
hisseden bir zihin, zamanla tükenir.
Son olarak, motivasyonun dalgalı bir süreç olduğunu kabul etmek önemlidir. Motivasyon
her zaman yüksek olmak zorunda değildir. Bazen durmak, beklemek ve yeniden yön
belirlemek de sürecin bir parçasıdır. Bu dalgalanmayı kişisel bir başarısızlık olarak
görmek, motivasyonu daha da zayıflatır.
Sonuç olarak sağlıklı motivasyon; baskıdan değil, anlamdan; korkudan değil, güvenden;
zorlamadan değil, uyumdan beslenir. Kişi kendisiyle daha gerçek ve şefkatli bir ilişki
kurduğunda, motivasyon doğal bir yan ürün olarak ortaya çıkar. Değişim, kendine karşı
savaşarak değil; kendinle iş birliği yaparak mümkün olur.
HAZIRLAYAN:
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu

