Doktorsitesi.com

VARİKOSEL VE ERKEK KISIRLIĞI

Op. Dr. İbrahim Düzgün
Op. Dr. İbrahim Düzgün
21 Ocak 2020166 görüntülenme
Randevu Al
VARİKOSEL VE ERKEK KISIRLIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Kısırlığı ve Varikosel İlişkisi

İnsanoğlunun ve tüm canlıların temel yaşama amaçlarından biri olan üreme ve çoğalma yetisi, günümüz toplumlarında çeşitli engellerle karşılaşabilmektedir. Modern dünyada giderek artan bir sorun haline gelen infertilite (kısırlık), hem kadın hem de erkek faktörlerine bağlı olarak gelişebilir. Yapılan araştırmalar, kısırlık nedenleri incelendiğinde kadın ve erkek faktörlerinin eşit oranda görüldüğünü kanıtlamaktadır.

Erkeklerde görülen infertilite nedenleri arasında vas deferens agenezisi, testiküler yetmezlikler, hormonal dengesizlikler ve genetik bozukluklar yer almaktadır. Ancak bu faktörler arasında klinik olarak en sık karşılaşılan neden varikosel olarak öne çıkmaktadır.

Varikosel Nedir ve Sperm Kalitesini Nasıl Etkiler?

Varikosel, erkek yumurtalıklarında (testislerde) bulunan toplar damarların yapısının bozulması sonucunda kan dolaşımının aksamasıdır. Bu dolaşım bozukluğu nedeniyle kirli kan testislerden uzaklaşmakta zorlanır ve buna bağlı olarak toksik maddeler yumurtalıklarda birikmeye başlar.

Sürecin devamında testislerde meydana gelen ısı artışı ve diğer olumsuz faktörler, sperm üretim mekanizmasını doğrudan etkiler. Zamanla gelişen bu durum şu sonuçlara yol açar:

  • Sperm sayısının kademeli olarak azalması,
  • Sperm kalitesinin düşmesi,
  • Cansız ve hareketsiz sperm oluşumunun artması.

Varikosel Belirtileri ve Tanı Süreci

Genellikle erkek hastalar, evlilik sonrası gebelik oluşmadığında ve eşlerinde herhangi bir sorun saptanmadığında uzman hekime başvurmaktadır. Toplumdaki erkek egemen anlayış nedeniyle başvurular bazen yıllarca gecikebilse de, doğru olan yaklaşım kadın ve erkeğin aynı anda kontrol edilmesidir.

Bazı vakalarda ise hastalar testislerde ağrı şikayeti ile başvurur. Ağrı semptomu gösteren hastalar, erken teşhis imkanı buldukları için tıbbi açıdan avantajlı kabul edilir. Henüz genç ve bekar yaşlarda konulan varikosel tanısı, kısırlık riskini minimize ederken sosyal baskıyı da azaltmaktadır. Tanı süreci şu yöntemlerle kısa sürede tamamlanır:

  1. Fizik Muayene: Uzman hekim tarafından yapılan temel kontrol.
  2. Ultrasonografi: Tanıyı destekleyen görüntüleme yöntemi.

Varikosel Tedavisinde Kesin Çözüm: Mikrocerrahi

Varikosel, medikal (ilaç) yollarla tedavi edilebilen bir rahatsızlık değildir; varisleşmiş damarları düzeltecek bir ilaç bulunmamaktadır. Varikoselin kesin tedavisi cerrahi müdahale ile gerçekleştirilir. Günümüzde uygulanan mikro-cerrahi yöntemleri, operasyon sonrası varikoselin tekrarlama olasılığını ciddi oranda düşürmektedir.

Tedavi TürüEtkisiBaşarı Durumu
İlaç TedavisiDamar yapısını düzeltmezYetersiz
Klasik CerrahiDamar onarımı sağlarOrta (Tekrarlama riski var)
Mikro-cerrahiHassas damar onarımıYüksek (Düşük nüks riski)

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Gebelik Şansı

Ağrı şikayetiyle ameliyat olan hastalarda, operasyon sonrasında ağrılar genellikle tamamen ortadan kalkar. Kısırlık nedeniyle yapılan cerrahilerde ise spermlerin durumu operasyondan 90-120 gün sonra yapılan kontrollerle değerlendirilir. Çocuk istemi olan hastalarda, maksimum ve hızlı sonuç alabilmek adına cerrahiye ek olarak medikal destek tedavileri de uygulanabilmektedir.

Sonuç olarak, varikosel erkek kaynaklı kısırlığın en sık ve tedavi edilebilir nedenidir. Çok geç kalınmadığı sürece ameliyattan yüksek fayda sağlanmakta ve birçok hasta doğal yollarla çocuk sahibi olabilmektedir. Sperm değerleri ileri derecede düşük olan vakalarda dahi, cerrahi sonrası değerlerin yardımcı üreme tekniklerine (tüp bebek vb.) uygun seviyeye yükseldiği gözlemlenmektedir.

Etiketler

Varikosel teşhisiVarikosel hastalığıVarikosel oluşumuVarikoselden korunmakVaris ameliyatıVarikoselin kısırlığa etkisiErkek infertilitesi nedirErkekte kısırlık tedavisiVarikoselin üremeye etkisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. İbrahim Düzgün

Op. Dr. İbrahim Düzgün

Op.Dr.İbrahim Düzgün,1983 yılında Gaziantep'te doğmuştur.Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2007 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almiştir.İhtisasını ise Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamlayarak Üroloji Uzmani olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.