Doktorsitesi.com

Psikoterapiden Korkuyorum: Psikoterapiye Direnme Sebepleri

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
8 Ocak 202486 görüntülenme
Randevu Al
Psikoterapiden Korkuyorum: Psikoterapiye Direnme Sebepleri
Psikoterapiden Korkuyorum: Psikoterapiye Direnme Sebepleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma Sonrası Psikolojik Destek Sürecinde Karşılaşılan Engeller

Travmatik bir olay sonucunda psikolojik sıkıntı yaşayan bireylerin büyük bir çoğunluğu, profesyonel destek alma konusunda isteksiz davranabilmektedir. Felaketler sebebiyle fiziksel zarar görmüş kişilerin dahi psikolojik yardıma başvurmakta gönülsüz olmaları dikkat çekici bir gerçektir. Özellikle bedensel kayıp yaşayan veya işlevini yitirmiş organlarla mücadele eden bireyler, zihinsel sağlıklarının sorgulanmasından kaçınma eğilimi gösterebilirler.

Toplumsal Etiketlenme Korkusu ve İçsel Endişeler

Zihinsel fonksiyonlarının sorgulanmasıyla toplum içinde etiketlenmekten korkan insanların, tedavi arayışında çekingen davranmaları muhtemeldir. Ancak bu korkunun tek kaynağı çevre baskısı değildir. Asıl endişe, kişinin kendi zihinsel durumu hakkında olumsuz bir geri bildirim almak istememesi ve üstesinden gelemeyeceği psikolojik sıkıntıların varlığını kabul etmekte zorlanmasıdır.

Bu kaçışın bir diğer önemli nedeni ise mağdurun, kendisi dışındaki pek çok insanın da benzer sıkıntılar yaşadığı gerçeğini bilmemesidir. Yaşananların sadece kendi başımıza geldiğini düşünmek, yardım alma isteğini ciddi şekilde sekteye uğratır. Oysa psikolojik sorunların yaygınlık oranı sanıldığından çok daha fazladır.

İşlevselliğin Korunması ve Travmanın Görmezden Gelinmesi

İnsanların yardım arayışına girmemelerinin bir diğer sebebi, hayatlarının belirli alanlarında işlevselliklerini koruyor olmalarıdır. Travmanın etkisi her alana yayılmadığında ve yaşamı bütünüyle felç etmediğinde, birey yaşadığı duygusal travmayı görmezden gelme eğilimi gösterir. İşine devam edebilen veya sosyal ilişkilerini sürdüren birinin travma altında olamayacağına dair yanlış bir inanış mevcuttur.

Toplumda bu durumdaki kişiler için şu tarz ifadeler sıkça kullanılır:

  • "Yaşadığı zorluklara rağmen hayatında her şey yolunda."
  • "Onca olay oldu ama o hâlâ dimdik ayakta."

Bu anlayışa göre, bir insan gerçekten duygusal travma yaşıyorsa hiçbir alanda işlevsel olamaz. Kişi, iç dünyasındaki zorlukların farkına varsa bile utandığı ya da her şeyin normal olduğuna kendini inandırmaya çalıştığı için psikolojik yardımdan uzak durabilir. Sonuç olarak sorun ya tamamen reddedilir ya da travma dışı sebeplere bağlanır.

Sosyal Beklentiler ve Engelleyici Düşünce Kalıpları

Travmatik deneyime maruz kalan bireyin çevresi, ondan belirli davranış kalıpları sergilemesini bekler. Bu beklentiler genellikle olayları yok saymak, unutmak ve hatta hiç sözünü etmemek üzerinedir. Çevrenin bu tutumu, felaketle baş etmek zorunda olan kişinin destek arayışını engelleyen temel unsurlardan biridir.

Yardım arayışını geciktiren ve sorunun çözümünü zorlaştıran bazı hatalı düşünce kalıpları şunlardır:

  1. Yaşanan olaylardan dolayı utanç duymak.
  2. Konuşmanın eski acıları gereksiz yere canlandıracağından korkmak.
  3. Olaylardan bahsetmenin yakınlara zarar vereceğine inanmak.
  4. Sessiz kalındığı takdirde sıkıntıların kendiliğinden geçeceğini varsaymak.
  5. Geçmişte kalan bir olayın bugünü etkileyemeyeceğini düşünmek.

Travma İle Baş Etme: Bilgilendirme ve Erken Müdahale

Travmaya çözüm bulma konusundaki isteksizliği azaltmanın en etkili yolu, insanları karşılaşılması muhtemel hadiseler ve verilecek tepkiler hakkında bilgilendirmektir. Bu sayede bireyler, kendilerinde ve çevrelerinde ne tür psikolojik semptomlar aramaları gerektiğini daha net belirleyebilirler. Bilinçli bir farkındalık, ihtiyaç duyulan yardıma en hızlı şekilde ulaşma avantajı sağlar.

Müdahale ZamanıUzun Vadeli Etkisi
Erken Dönem YardımYıllarca sürecek acılardan korunma sağlar.
Gecikmiş MüdahaleTravmanın kronikleşmesine neden olabilir.

Travmanın Kanıksanması ve Normalleştirilmesi

Tedavi arayışını güçleştiren bir diğer durum ise travmatik ortamın benimsenmesidir. Savaş bölgelerinde yaşamak veya fiziksel şiddetin olduğu bir ailede büyümek, kişinin durumu kabullenmesine yol açar. Bu gibi durumlarda birey, yaşadıklarının normal dışı olduğunu fark edemeyebilir. Travmatik etki hissedilse bile, bu etkinin içinde bulunulan kronik durumla ilişkilendirilmesi oldukça güçtür.

Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog

Etiketler

Psikoterapiye direnme sebepleri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Y. Doç. Dr. Ercüment DOĞAN,  lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde başladığı Lisans eğitimini 1994 yılında tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.