Doktorsitesi.com

Narsist Kişilik Bozukluğu Nasıl ve Ne şekilde Oluşur?

Uzm. Psk. Adem Yıldırım
Uzm. Psk. Adem Yıldırım
1 Ağustos 2023658 görüntülenme
Randevu Al
Narsist diğer bir adı ise ÖZSEVİCİ diyebiliriz. Narsist Kişilik Bozukluğu, 1. Derece aile fertlerinden genetik olarak geçtiği kadar, ebeveynlerin ve çevresel sosyal çevrenin de etkisi ile birlikte çocukluk ve gençlik döneminde tohumları atılmakta ve mizaç ve karakter bu şekilde oturmaya başlayabilmektedir. Narsist kişilik bozukluğu çocuk döneminde görünmezken ergenlik dönemine girişten itibaren ve erken yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkabilmektedir. Bu bireyler sadece bireyin kendi hayatını değil aynı zamanda etrafındaki (sosyal iletişimde bulunduğu) herkesin hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Yapmış olduğumuz bazı araştırmalarda özellikle genç bireylerin sosyal medyayı iletişim aracı olarak kullanması ile dijital oyun bağımlılığının narsist eğilimlere daha fazla yol açtığı görülebilmektedir.
Narsist Kişilik Bozukluğu Nasıl ve Ne şekilde Oluşur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukluk ve Gençlik Döneminde Narsisizm: Genel Bir Bakış

Narsisizm terimi, kökenini Yunancada duyarsızlık anlamına gelen "narke" sözcüğünden ve mitolojide kendi aksine aşık olan Narkissos karakterinden alır. Psikolojik bir fenomen olarak narsisizm; içe yöneltilmiş bir haz duygusu, öz-saygı ve güven için başkalarından ziyade kendine güvenmeyi ifade eder. Narsistik Kişilik Bozukluğu, bireyin üstünlük duygusu, yoğun beğenilme gereksinimi ve empati yoksunluğu ile karakterize olan süreğen bir davranış örüntüsüdür.

Bu bozukluğun temelinde benlik yapısındaki temel kusurlar yatar. Düşük benlik saygısı, derin değersizlik hissi ve reddedilme korkusuna karşı geliştirilen savunmacı yapılar, klinik düzeyde narsisizm olarak tezahür eder. Narsistik bireyler, duygusal bağ kurma kapasitelerini yitirdikleri için bu boşluğu başkalarının beğenisini toplayarak telafi etmeye çalışırlar. Bu durum aslında kendini sevmeyi değil, kendine yabancılaşmayı simgelemektedir.

Narsist Kişilik Bozukluğunun Oluşum Nedenleri

Narsistik Kişilik Bozukluğu’nun tohumları çocukluk ve ergenlik döneminde atılmaktadır. Bu sürecin gelişiminde genetik mirasın yanı sıra ebeveyn tutumları ve sosyal çevre belirleyici rol oynar. Özellikle işlevsel olmayan ebeveyn ilişkileri, narsisizmin kökeninde yatan en güçlü faktörlerden biridir.

Araştırmalar, çocukluk çağında aşırı şımartılan veya her istediği alınan bireylerin yetişkinlikte narsistik özellikler gösterme riskinin daha yüksek olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca, günümüzde dijital oyun bağımlılığı ve sosyal medyanın bir iletişim aracı olarak yoğun kullanımı, genç bireylerde narsistik eğilimleri tetikleyebilmektedir. Kişilik bozuklukları, hem biyolojik yapının hem de erken dönem öğrenme ortamının ortak bir ürünüdür.

Tanı ve Teşhis Kriterleri

Narsistik eğilimleri olan bireyler, küçük yaşlardan itibaren kendilerini aşırı önemli görme eğilimindedirler. Bu bireylerin gösterdiği temel belirtiler şunlardır:

  • Başarı ve yeteneklerin abartılması: Somut bir başarı olmaksızın üstün biri olarak görülme beklentisi.
  • Sınırsız güç ve güzellik düşlemleri: Kusursuz sevgi, zeka ve güç üzerine kurulan zihinsel telkinler.
  • Empati yoksunluğu: Başkalarının duygu ve ihtiyaçlarını anlama konusunda isteksizlik.
  • Kırılgan özgüven: Eleştirilere karşı aşırı duyarlılık ve kabullenememe hali.
  • Çıkarcı ilişkiler: Kişisel hedeflere ulaşmak için başkalarını kullanma ve sempatik görünme çabası.
  • Yoğun kıskançlık: Hem başkalarını kıskanma hem de herkesin kendisini kıskandığına inanma.

Narsist Ebeveyn Tutumları ve 3 Temel Senaryo

Çocuğun narsist bir ebeveynle büyümesi, genellikle ebeveynin onayını alma çabasıyla şekillenen bir kişilik yapısına yol açar. Bu süreçte en sık karşılaşılan üç senaryo şunlardır:

1. Yüksek Başarı Odaklı Ebeveynler

Bu hanelerde sevgi, başarı koşuluna bağlanmıştır. Ebeveynler çocuklarına sürekli "En iyi olmalısın" mesajı verir. Çocuk başarılı olduğunda övgü alırken, başarısızlık durumunda "hayal kırıklığı" olarak nitelendirilir. Bu çocuklar, aile statüsüne katkıda bulunmadıkları sürece kendilerini mutsuz ve değersiz hissederler.

2. Kronik Narsist ve Dominant Ebeveynler

Öfke kontrolü zayıf ve gerçekçi olmayan beklentilere sahip ebeveyn tipidir. Bu ailelerde bir çocuk aşırı övülürken diğeri tamamen ihmal edilebilir. Çocuklar kendilerini hiçbir zaman güvende hissetmez ve sürekli ebeveyni yatıştırma görevi üstlenirler. Bu ortam, çocuğun hem narsist hem de öfkeli bir karakter geliştirmesine neden olur.

3. Altın Çocuk ve İçe Dönük Narsist Ebeveynler

Genellikle içe dönük olan bu ebeveynler, çocuklarını aşırı derecede idealleştirerek onlara gerçek dışı bir portre çizerler. Çocuğun kusursuz ve özel olduğuna dair yapılan aşırı vurgu, ilerleyen yaşlarda narsistik bir kişiliğin oluşmasına zemin hazırlar.

Tedavi ve Önleme Yöntemleri

Narsistik kişilik gelişimini önlemek ve tedavi etmek için ailelerin profesyonel destek alması kritiktir. Süreçte uygulanabilecek stratejiler aşağıda tablolaştırılmıştır:

Uygulanacak YöntemAmaç ve Kazanım
Empati EğitimiBaşkalarının duygularını anlama (özellikle hayvanlarla kurulan bağ etkilidir).
Karakter DeğerleriDürüstlük ve kibarlık gibi kavramların başarıdan daha önemli olduğunu hissettirmek.
Eşitlik İlkesiÖzel muamele beklentisini kırmak ve kardeşler arası dengeyi sağlamak.
Sınır KoymaAygözlülük ve bencilce davranışların onaylanmadığını net bir dille belirtmek.
Sağlıklı ÖzgüvenKişinin egosunu desteklemek için başkalarını kullanmasını engellemek.

Önemli Not: Çocuğunuzda bu belirtilerin çoğunu gözlemliyorsanız, bir uzmandan profesyonel yardım almaktan çekinmeyin. Yardım arayışında bulunmak bir zayıflık değil, aksine bir güç göstergesidir. Kendi başınıza çözüm üretemediğiniz durumlarda bir Klinik Psikolog desteği almayı geciktirmeyin.

Klinik Psikolog Adem YILDIRIM
Haziran 2023, İzmir

Etiketler

Tedavi yöntemleriNarsistNarsistik kişilikNarsist EbeveynKronik Narsist Ebeveyn

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Adem Yıldırım

Uzm. Psk. Adem Yıldırım

Uzman Klinik Psikolog Adem YILDIRIM, Sosyoloji ve Psikoloji Lisans Eğitimlerini tamamladıktan sonra, ilk Yüksek Lisans Eğitimini Christopher Newport University’de tamamlayarak Türkiye’ye dönmüş ve Psikolog olarak çalışma hayatına başlamıştır. Bu zaman zarfında ise 30’un üzerinde Üniversite’de seminerler ve organizasyonlarda konuşmacı olarak çalışmalar yapmış, birçok STK’da gönüllü psikolog olarak görev almıştır. Daha sonrasında sertifikalarda göreceğiniz üzere İstanbul Ticaret Üniversitesi Tezli Yüksek Lisansını tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.