Doktorsitesi.com

Oyun Terapisinde Masalların Önemi: Sembolün İyileştirici Gücü

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
17 Şubat 20266 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklar yaşadıklarını çoğu zaman doğrudan anlatmazlar. Travmayı, korkuyu, kıskançlığı ya da kaybı “başına gelen bir olay” olarak değil; bir oyunun içinde, bir karakterin hikâyesinde ya da bir masalın sembolünde ifade ederler. Bu nedenle oyun terapisi, çocuğun iç dünyasına ulaşmanın en doğal yollarından biridir. Masallar ise bu sürecin en güçlü araçlarından biri olarak karşımıza çıkar.
Oyun Terapisinde Masalların Önemi: Sembolün İyileştirici Gücü

Masal, çocuğun bilinçdışı ile terapötik alan arasında köprü kurar. Gerçekliği doğrudan söylemeden, semboller aracılığıyla işler. Böylece hem koruyucu hem dönüştürücü bir alan yaratır. Sınırlarımızı Korumak: Ben ile Sen Arasındaki Psikolojik Çizgi Sınır koymak çoğu insan için zorlayıcıdır. “Hayır” demek suçluluk yaratabilir, mesafe koymak bencillik gibi hissedilebilir, bir ilişkiyi sınırlandırmak kayıp korkusunu tetikleyebilir. Oysa psikolojik sınırlar, ilişkileri zayıflatan değil; sağlıklı kılan temel yapılardır. Sınır, ben ile sen arasındaki görünmez çizgidir. Nerede bittiğimi, nerede başladığını belirler. Bu çizgi net olmadığında ya aşırı iç içelik ya da aşırı mesafe ortaya çıkar. Her iki uç da uzun vadede ilişkiyi zorlar.

Sınır Nedir?

Psikolojik sınır; bireyin fiziksel alanını, duygusal kapasitesini, değerlerini, zamanını ve sorumluluklarını koruyabilme becerisidir. Sınır koymak, duvar örmek değildir. Tersine, ilişki içinde kalırken kendini koruyabilmektir.

Sağlıklı sınırlar şu özellikleri içerir:

➢ Kişi kendi duygularının sorumluluğunu alır.

➢ Başkalarının duygularını üstlenmez.

➢ Hayır diyebilir ve bunun sonuçlarına dayanabilir.

➢ Kendi ihtiyaçlarını fark eder ve ifade eder. Sınır, kopmak değil; netleşmektir 

Sınır Koymayı Zorlaştıran Dinamikler

Birçok insan sınır koymakta zorlanır çünkü erken yaşantılarda sınır deneyimi sağlıklı biçimde inşa edilmemiştir.

Koşullu Kabul

Eğer sevgi, uyumlu davranmaya bağlıysa; kişi yetişkinlikte de ilişkileri kaybetmemek için kendi ihtiyaçlarını bastırabilir.

Suçluluk Öğrenmesi

“Bencil olma.” “Önce başkalarını düşün.

” Bu mesajlar içselleştiğinde kişi sınır koyduğunda yoğun suçluluk yaşayabilir.

Terk Edilme Korkusu

Sınır koymak, karşı tarafın uzaklaşabileceği anlamına gelebilir. Bu risk, özellikle bağlanma kaygısı yüksek bireylerde sınır koymayı zorlaştırır.

Rol Karışıklığı

Aile içinde ebeveyn rolünü üstlenmiş çocuklar (parentifikasyon) yetişkinlikte de aşırı sorumluluk alabilir. Başkalarının yükünü taşımak normalleşir.

Sınır İhlalleri Nasıl Görünür? Sınır ihlali her zaman dramatik değildir. Günlük hayatta küçük ama tekrarlayan örüntüler şeklinde ortaya çıkabilir:

➢ Sürekli geç saatlere kadar çalışmaya zorlanmak

➢ Kişisel alanın izinsiz kullanılması

➢ Özel bilgilerin paylaşılması

➢ Duygusal manipülasyon

➢ “Kırılmasın” diye sürekli fedakârlık yapmak

Uzun vadede bu ihlaller tükenmişlik, öfke birikimi ve pasif agresif davranışlara yol açabilir. Bastırılmış sınır, bir süre sonra patlayarak çıkar.

Sınır Türleri

Fiziksel Sınırlar

Bedensel temas, kişisel alan, mahremiyet.

Duygusal Sınırlar

Başkalarının duygularını sahiplenmemek, manipülasyona direnmek.

Zihinsel Sınırlar

Fikir ayrılıklarını tolere edebilmek, farklı düşünceleri tehdit olarak algılamamak.

Zaman ve Enerji Sınırları

Her talebe yanıt vermek zorunda olmadığını kabul etmek.

Sınır Koymanın Psikolojik Bedeli Sınır koymaya başlandığında genellikle şu tepkiler ortaya çıkar: Karşı tarafın şaşkınlığı ya da direnci “Değiştin” suçlaması İçsel suçluluk Kaybetme korkusu

Bu aşama, terapötik süreçte sık çalışılan bir alandır. Çünkü kişi yıllarca kurduğu ilişki dinamiğini değiştirmektedir. Sistem değişime direnç gösterir. Sınır koymak bir beceridir; ancak aynı zamanda kaygıya tolerans geliştirme sürecidir.

Sağlıklı Sınırın Özelliği: Esneklik Sınır ya tamamen geçirimsiz ya da tamamen geçirgen değildir. Sağlıklı sınırlar esnektir. Duruma, ilişkiye ve bağlama göre ayarlanabilir.

Katı sınırlar izolasyona, Aşırı geçirgen sınırlar ise tükenmeye yol açar.

Amaç dengeyi bulmaktır. Terapötik Süreçte Sınır Çalışması Sınır çalışmaları genellikle şu alanları içerir: İhtiyaç farkındalığı geliştirme Suçlulukla baş etme İletişim becerileri (ben dili, net ifade) Bağlanma örüntülerini anlama Bedensel sinyalleri fark etme (gerginlik, sıkışma)

Çoğu zaman kişi önce bedensel olarak sınır ihlalini hisseder: mide sıkışması, omuz gerginliği, huzursuzluk. Bu sinyalleri fark etmek, sınırın başladığı yerdir.

Sınır Koymak İlişkiyi Bitirir mi? Aksine, sağlıklı ilişkiler sınırlarla güçlenir. Çünkü sınır, gizli öfkenin birikmesini engeller. Açık ve net iletişim güven yaratır. Sınır koymak karşı tarafı kontrol etmek değildir. Kendi alanını tanımlamaktır. Ve çoğu zaman gerçek yakınlık, iki ayrı kişinin var olabildiği yerde mümkündür.

Sınır koymak öğrenilebilir bir beceridir. Ama önce şu cümleyi içselleştirmek gerekir: “Kendimi korumam, kimseye zarar vermek değildir.”

HAZIRLAYANLAR

Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz

Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu

Etiketler

Çocuklarda sınırlarOyun terapisi nedirOyun terapisi sonuçlarıMasallar ve çocuklara etkisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.