Doktorsitesi.com

EMDR Psikoterapisi İçin Psikolojik Sorunlara Kesin Çözüm Diyebilir miyiz?

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
17 Ekim 2025130 görüntülenme
Randevu Al
Psikolojik danışmanlık almak için başvuran kişilerin, kendileriyle ilgili olumsuz inançlara sahip olduğu gözlenir. Kimi zaman bu olumsuz düşünceler kişinin yaşamının her alanda tekrarlayan, sabit bir hal alabilir. Klinik uygulamalarda, psikolojik problemi olan kişilerin kendileri ile ilgili bazı sabit olumsuz inançlara sahip olduklarını ve bunlarla ilişkili olarak kaygı, öfke, sıkıntı, suçluluk, huzursuzluk, utanma, tedirginlik, korku gibi olumsuz duyguları hissettiklerini görülür.
EMDR Psikoterapisi İçin Psikolojik Sorunlara Kesin Çözüm Diyebilir miyiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Olumsuz Düşünce ve Duyguların Yaşam Üzerindeki Etkisi

Bireyler, yaşadıkları olumsuz düşünce ve duyguların etkisinden ne yaparlarsa yapsınlar kurtulamadıklarını sıklıkla ifade ederler. Bu negatif bilişsel süreçler, adeta kişinin tüm yaşamını abluka altına alarak günlük işlevselliğini bozar. Özellikle panik atak yaşayan bireylerde, kontrolü kaybetme veya kalp krizi geçirerek ölme korkusu kronik bir hal alabilir.

Kişinin zihnini meşgul eden ve yoğun olarak hissedilen bazı olumsuz düşünce kalıpları şunlardır:

  • "Tehlikedeyim"
  • "Çaresizim ve dayanamıyorum"
  • "Kontrolümü yitirdim"
  • "Kalp krizi geçiriyorum"

İş Yaşamında Performans Kaygısı ve Mükemmeliyetçilik

İş hayatında performans kaygısı veya aşırı mükemmeliyetçilik sergileyen çalışanlar, sürekli bir huzursuzluk içinde olabilirler. "Başarısızım", "Karar veremiyorum" veya "Mükemmel olmalıyım" gibi düşünceler, kişinin zamanını kaygı içinde geçirmesine neden olur. Bu durum, hata yapma korkusuyla birleştiğinde yeni kararlar alma konusunda çekimserliğe ve şiddetli bir sıkıntıya yol açar.

Travmatik Deneyimlerin Psikolojik Yansımaları

Taciz gibi dehşet verici olaylara maruz kalan bireyler, yaşadıkları travmanın etkilerini içselleştirerek kendilerini suçlama eğilimi gösterebilirler. Çoğu zaman farkında olmadan gelişen bu süreçte kişi; değersizlik, sevgiyi hak etmeme ve eli kolu bağlı olma hissiyle boğuşur. Bu ağır duygusal yük, sanki hiç geçmeyecekmiş gibi bir algı yaratarak kişinin bugünkü hayatını gölgeler.

EMDR Terapisi ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

EMDR terapisi, özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) vakalarında hızlı ve etkili sonuçlar veren bir yöntemdir. Geçmişten gelen birikimler olmasa dahi; taciz, savaş stresi, doğal afetler ve çocukluk dönemi travmaları gibi sarsıcı deneyimlerin temizlenmesinde kritik bir rol oynar. Fiziksel ve psikolojik şiddet ile küçük yaşta yaşanan ameliyat deneyimleri de bu kapsamda değerlendirilir.

Çocuk ve Ergenlerde Erken Müdahalenin Önemi

Çocuk ve ergenlerde travmatik olaylara hemen müdahale edilmemesi, durumun kompleks travmaya dönüşme riskini artırır. Travma yaşayan birey, normalde etkilenmeyeceği durumlara karşı bile aşırı duyarlı hale gelerek bir kısır döngüye girer. Bu nedenle, travma sonrası stresin kronikleşmeden çözülmesi hayati önem taşır.

EMDR Terapisinin Kapsamı ve Çözüm Alanları

EMDR psikoterapisi, geniş bir yelpazede yer alan psikolojik sorunlar için nihai çözüm sunma kapasitesine sahiptir. Aşağıdaki tabloda EMDR'nin etkili olduğu temel alanlar özetlenmiştir:

Travma TürüAçıklama
Basit TravmalarTekil ve ani gelişen sarsıcı olaylar
Kronik ve Kompleks TravmalarUzun süre devam eden, tekrarlayıcı olumsuz deneyimler
Gelişimsel TravmalarÇocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan travmalar
Psikotik Sorunlarİlaç tedavisine ek olarak sosyal uyumu hızlandırmak için kullanılır

Özetle; çocukluktan erişkinliğe kadar uzanan her türlü travmatik süreçte EMDR terapisi ile kalıcı iyileşme sağlamak mümkündür. Psikotik tablolarda ise bu yöntem, hastanın iş ve sosyal hayatına uyum sağlamasını önemli ölçüde güçlendirir.

Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Y. Doç. Dr. Ercüment DOĞAN,  lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde başladığı Lisans eğitimini 1994 yılında tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.