Doktorsitesi.com

DEPRESYON VE TEDAVİ SÜRECİ

Klinik Psikolog Ezgi Albaş
Klinik Psikolog Ezgi Albaş
7 Ocak 2018188 görüntülenme
Randevu Al
DEPRESYON VE TEDAVİ SÜRECİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depresyon Nedir? Genel Bir Bakış

Depresyon, daha önceleri severek ve kendi isteğimizle yaptığımız aktiviteleri; çevresel, hormonal ve genetik faktörler nedeniyle yapmak istemediğimiz, zevk alamadığımız bir çökkünlük halidir. Bu durum, uzun süre devam eden üzgün, mutsuz, çaresiz ve değersiz hissetme hali olarak tanımlanır. Günlük dilde sıkça kullanılan bu terim, aslında kişinin düşünce yapısını, davranışlarını ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen ciddi bir rahatsızlıktır.

Toplumda oldukça sık görülen bu rahatsızlık, vücut fonksiyonlarını da olumsuz etkileyebilir. Unutulmamalıdır ki herkes hayatının belirli dönemlerinde bu durumla karşılaşabilir. Kişi bu süreçte kendisini umutsuz, karamsar ve başarısız hissedebilir. Genellikle terapinin fayda sağlamayacağına dair bir inanç gelişse de, profesyonel destek kritik öneme sahiptir.

Depresyon Teşhisi Nasıl Konulur?

Bir kişiye klinik olarak depresyon teşhisi konulabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. Bu kriterler şunlardır:

  • Kişinin şikayetlerinin en az 2 hafta boyunca kesintisiz sürmesi.
  • Belirtilerin kişinin mesleki ve sosyal hayatını belirgin şekilde etkiliyor olması.

Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

Depresyon, hem zihinsel hem de fiziksel semptomlarla kendini gösteren çok yönlü bir rahatsızlıktır. En yaygın görülen depresyon belirtileri şunlardır:

  • Önceden keyif alınan aktivitelere karşı ilgi kaybı ve zevk alamama.
  • Sürekli üzgün hissetme, duygu değişimleri ve çabuk sinirlenme.
  • Uyku bozuklukları (Aşırı uyuma, uykusuzluk veya sık uyanma).
  • Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve motivasyon kaybı.
  • Kendini sürekli yorgun, huzursuz ve işe yaramaz hissetme.
  • Cinsel isteksizlik ve vücut işlevlerinde azalma.
  • İntihar düşünceleri ve geçmişteki olumsuz olayların sürekli hatırlanması.
  • İştah değişiklikleri (Kilo kaybı veya aşırı yeme isteği).
  • Unutkanlık, alınganlık ve yalnızlık hissi.
  • Konuşma ve düşünce hızında yavaşlama, anksiyete (bunaltı) düzeyinde artış.

Depresyon Görülme Sıklığı ve İstatistikler

Klinik araştırmalar, depresyonun yaygınlığını ve risk gruplarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen veriler şu şekildedir:

Hasta GrubuBelirti Görülme OranıKlinik Tablo Gelişimi
Ayaktan İzlenen Hastalar%12 - %36-
Yatarak Tedavi Görenler%30 - %38%11 - %26

Türkiye Ruh Sağlığı Profili verilerine göre 12 aylık depresif nöbet yaygınlığı kadınlarda %5.4, erkeklerde ise %2.3'tür. Hayat boyu risk oranları ise erkekler için %3.12, kadınlar için %10.26 olarak belirlenmiştir.

Depresyona Yol Açan Etkenler

Depresyonun ortaya çıkmasında tek bir nedenden ziyade birçok biyolojik ve çevresel faktör rol oynar. Bu etkenler arasında şunlar yer alır:

  • Genetik yatkınlık ve beynin biyolojik dengesindeki bozukluklar.
  • Madde ve alkol kötüye kullanımı, bazı ilaçların yan etkileri.
  • Erken yaşta ebeveyn kaybı veya çocukluk dönemi travmaları.
  • Kadın olmak, hormonal değişiklikler (adet dönemi, hamilelik, doğum sonrası).
  • Sosyoekonomik düzeyin düşük olması, işsizlik veya boşanma.
  • Mükemmeliyetçi veya aşırı duygusal kişilik yapısı.
  • Tiroid bezi, böbrek, beyin ve kalp rahatsızlıkları gibi tıbbi hastalıklar.

Depresyonun Yas ve Depresif Belirtilerden Farkı

Her üzüntü hali depresyon değildir. Depresif belirtiler, günlük olaylar sonrası oluşan geçici hoşnutsuzluklardır ve uyaranlar ortadan kalktığında geçer.

Yas süreci ile depresyon arasındaki en temel farklar şunlardır:

  1. Benlik Saygısı: Depresyonda benlik saygısı azalırken, yasta bu durum genellikle yaşanmaz.
  2. Süre ve Müdahale: Yas belirtileri zamanla azalarak kaybolur ve hekim müdahalesi gerektirmeyebilir. Depresyon ise yaşam kalitesini düşürür ve mutlaka tedavi gerektirir.

Depresyon Türleri ve Süresi

Depresyonun süresi ve tipi kişiden kişiye farklılık gösterir. Tedavi edilmeyen bir depresyon atağı genellikle 6 ila 24 ay arasında sürer. Hastalığın farklı tipleri mevcuttur:

  • Mevsimsel Tip: Belirtiler belirli mevsimlerde tekrarlar.
  • Atipik Depresyon: Uyku ve iştah artışı ile karakterizedir.
  • Tipik Depresyon: İştah ve uyku azalması semptomları eşlik eder.
  • Melankolik Tip: Yoğun bir keder ve ilgi kaybı hakimdir.

Depresyon Tedavisi ve İyileşme Süreci

Depresyon, profesyonel destekle başarılı bir şekilde tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Tedavinin başarısı, hasta ve doktor arasındaki sağlıklı ilişkiye ve talimatlara uyulmasına bağlıdır.

  • Psikoterapiler: Bilişsel davranışçı tedaviler ve kişilerarası ilişkilere odaklanan terapiler oldukça yararlıdır.
  • Antidepresanlar: Uzun süreli iyileşme sağlamada önemli rol oynar.
  • Sabır ve İrade: İyileşme bir gecede gerçekleşmez; bu süreç sabır ve kararlılık gerektirir.

İyileşme Sürecinde Kişiye Düşen Görevler

Tedaviye ek olarak, kişinin kendi yaşamında yapacağı değişiklikler iyileşme hızını artırır. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Aktif Kalın: Bedensel olarak hareket edin, uzun süre yatakta kalmaktan kaçının.
  • Plan Yapın: Günlük işlerinizi bir gün önceden planlayın ve basit hedefler koyun.
  • Sosyalleşin: İnsanlardan soyutlanmayın, arkadaşlarınızla vakit geçirin ve duygularınızı paylaşın.
  • Sağlıklı Yaşayın: Düzenli beslenin, alkolden uzak durun ve yürüyüşe çıkın.
  • Pozitif Odaklanma: Korku ve şiddet içerikli içeriklerden kaçının, gülümsemeye ve pozitif kalmaya çalışın.

Etiketler

Depresyon ilaçlarıDepresif yakınmalarPanik atak belirtileriPanik bozukluk nedirPanik atak nedirPanik atak nöbetiPanik bozukluk neden olurPanik atak neden olurPanik atak kimlerde görülürPanik atak etkileriDepresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyonda cinsellikDepresyonda cinsel isteksizlikDepresyon belirtileriDepresyonda ilaçsız tedaviDepresyon nedenleriDepresyon eğilimiDepresyon kimlerde görülürDepresyon türleriDepresyonun evreleriDepresyon tedavisinde beslenmeDepresyon tedavisi sonrasıDepresyon terapisiDepresyon riskiDepresyonu tetikleyen faktörlerDepresyonu tetikleyen nedenlerDepresyonu tetikleyen hastalıklarBakırköypsiologBakırköyBakırköydanışmanlıkmerkeziDanışmanlıkmerkezi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Ezgi Albaş

Klinik Psikolog Ezgi Albaş

Uzm. Kl. Psk. Ezgi Albaş ;2008 yılında Florya Tevfik Ercan Anadolu lisesinden mezun olmuş, İstanbul Arel üniversitesinde psikoloji bölümünü bitirmiştir. İstanbul üniversitesi Çapa tıp fakültesi Psikotik Bozukluk ve Şizofreni bölümünde Prof. Dr Alp Üçok ile çalışmalarını yürütmüştür. Öğrenim süresince Haseki Eğitim Be araştırma hastanesinde Uzman Psikiyatrist Ahmet Kibaroğlu ile birlikte hasta takibi yapmıştır. Bu süreçte depresyon, panik atak, bipolar bozukluk, kişilik bozuklukları ve çocuklarda uyum sorunları ile çalışmıştır. Çocuk ve aile ile ilgili çalışmalarının yanı sıra Prof Dr Arif Verimli ile birlikte Aksaray Universal Hospital da madde bağımlıları alanında çalışmıştır. Şuanda aktif olarak kendi kliniğinde aile danışmanlığı, çift terapisi, çocuklarda oyun terapisi, bireysel terapiler ve ergen danışmanlığı yapmaktadır.  Aynı zamanda televizyon programlarında psikolog olarak yer almakta , dergi ve gazetelerde ise yazıları yayınlanmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.