Doktorsitesi.com

Travmaya bakış

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
9 Haziran 2020141 görüntülenme
Randevu Al
Travmaya bakış
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ruhsal Travma Nedir? Tanımı ve Kapsamı

Ruhsal travma, bireyi aşırı derecede korkutan, dehşet içinde bırakan ve derin bir çaresizlik hissi yaşatan beklenmedik olayların zihinsel etkilerine verilen isimdir. İnsanlar yaşamları boyunca birçok kez üzüntülü veya sıkıntılı süreçlerden geçebilirler; ancak her olumsuz deneyim ruhsal travma olarak adlandırılmaz. Bir durumun travma olarak nitelendirilebilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir.

Gerçek bir ölüm veya ölüm tehdidi, ağır yaralanma ya da fiziksel bütünlüğe yönelik bir saldırıya birebir şahitlik etmek, travmanın temel belirleyicisidir. Bu tür olaylar karşısında bireyin aşırı korku, panik ve dehşete düşme gibi yoğun tepkiler vermesi beklenir. Savaş ortamları, doğal afetler, istismar ve şiddet içerikli olaylar, ruhsal travmaya yol açan başlıca faktörler arasında yer almaktadır.

Travmanın Kişisel Etkilerini Belirleyen Faktörler

Travmatik bir olayın kişi üzerindeki etkisi, bireyden bireye farklılık göstermektedir. Olayın nasıl anlamlandırıldığı ve ne kadar derin bir iz bırakacağı üzerinde birçok değişken rol oynar. Bu değişkenler şunlardır:

  • Bireyin geçmiş yaşantısı ve deneyimleri,
  • Stresle mücadele etme becerileri,
  • Sosyal destek mekanizmalarının varlığı,
  • Genetik yatkınlık faktörleri.

Travma Sonrası Ortaya Çıkabilecek Psikiyatrik Tablolar

Yaşanan travmatik deneyimler, tek bir sonuç doğurmak yerine geniş bir yelpazede psikiyatrik belirtilere ve hastalıklara zemin hazırlayabilir. Ruhsal travma sonrasında en sık karşılaşılan klinik tablolar şunlardır:

Hastalık GrubuBelirti ve Bozukluk Türleri
Stres BozukluklarıAkut Stres Tepkisi, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
Duygudurum BozukluklarıDepresyon, Travmatik Yas, Anksiyete Bozuklukları
Diğer BozukluklarAlkol-Madde Kullanım Bozuklukları, Psikotik Bozukluklar

Travma Sonrası Stres Belirtileri

Travma sonrası gelişen stres tepkileri genellikle üç ana küme altında incelenir. Bu belirtiler bireyin günlük yaşam kalitesini ve sosyal uyumunu doğrudan etkiler.

1. Yeniden Yaşama Belirtileri

Birey, travmatik anıyı istemsiz bir şekilde zihninde tekrar tekrar canlandırır. Bu durum genellikle kabuslar görme veya olayı o an yeniden yaşıyormuş gibi hissetme (flashback) şeklinde tezahür eder. Olayı hatırlatan en ufak bir uyaranla karşılaşıldığında, yoğun psikolojik sıkıntı veya şiddetli fiziksel tepkiler verilmesi olasıdır.

2. Kaçınma Davranışları

Kişi, travmatik anıyı hatırlatacak her türlü ortam, durum, konuşma ve hatta düşünceden uzak durmaya çalışır. Yaşanan anıları anımsamak büyük bir iç sızı, acı ve korku verdiği için birey, olayın gerçekleştiği yerlere gitmekten veya bu konu hakkında konuşmaktan kaçınır.

3. Artan Uyarılmışlık Tepkileri

Bu belirti kümesi, vücudun sürekli bir tehdit algısı içinde olmasıyla ilgilidir. Bireyler genellikle şu şikayetlerle uzmanlara başvururlar:

  • Uykuya dalmada veya uykuyu sürdürmede güçlük,
  • Ani sinirlenme ve kontrol edilemeyen öfke patlamaları,
  • Sürekli tetikte hissetme ve aşırı irkilme tepkileri,
  • Konsantrasyon ve dikkat toplama sorunları.

Özellikle gece saatlerinde artan kalp çarpıntıları ve ter içinde uyanma problemleri, kişinin sabahları bitkin ve yorgun hissetmesine neden olur. Birçok danışan, travma öncesine kıyasla çok daha çabuk uyarıldıklarını ifade etmektedir.

Ruhsal Travma Tedavi Edilebilir mi?

Ruhsal travmanın etkileri tedavi edilebilir bir yapıdadır. Araştırmalar, hem medikal tedavilerin hem de psikolojik bazlı yaklaşımların iyileşme sürecinde oldukça etkili olduğunu kanıtlamıştır. Her bireyin travmadan etkilenme düzeyi farklı olduğu için tedavi planı kişiye özel olarak yapılandırılmalıdır.

Bazı bireyler travma sonrası az sayıda belirti ile yaşamına devam edebilirken, bazıları için iş ve sosyal hayat ciddi şekilde sekteye uğrayabilir. İyileşme yolundaki en önemli adım, tedaviden kaçmamaktır. Kendinizde veya çevrenizde bu belirtileri gözlemliyorsanız, vakit kaybetmeden uzman bir danışmanlık merkezine başvurmanız ve profesyonel destek almanız kritik önem taşımaktadır.

Etiketler

TravmatikTravma sonrasiTravmada kasılmaTravma geçirmiş bebekTravmatik yaşantılarTravmatik yaşantıTravma sonrasıTravmaya verilen tepkiTravma sonrası belirtilerTravma modeliTravmatik deneyimlerTravmatik anılarTravma sonrası stres bozukluğu nedirTravmaya verilen tepkilerTravmaların insan yaşamındaki rolü

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Uzm. KI. Psk. Pınar Kemaloğlu, Kuzey Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi- Psikoloji (İngilizce) bölümünü başarı ile tamamlamıştır. Ardından İstanbul Rumeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına devam etmiştir. Burada eğitimini derece ile bitirerek Uzman Klinik Psikolog ünvanını almaya hak kazanmıştır. Eğitim hayatı sürecinde birçok süpervizyon ve staj eğitimleri programını başarı ile tamamlamıştır.

Özel Yaşam Hastanesi bünyesinde Çocuk- Ergen uzmanlığı üzerine konu alan araştırmalarda uzun süreler yer almış ve Asistan Pedagog olarak çalışmalarını ilerletmiştir. Rehabilitasyon, Rehberlik- Eğitim ve Araştırma Merkezlerinde iş deneyimlerini edinmiştir.

Süpervizyon kapsamında eğitim aldığı uzmanlar dahilinde depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, panik bozukluklar, kaygı bozukluğu, öfke ve stres yönetimi ve obsesif kompulsif bozukluk yaşayan hastalar ile çalışmalar kaydetmiştir.
Kendi eğitim süreçlerini başarılı bir şekilde tamamlamasının ardından Süpervizörlük kapsamında Psikoloji ve PDR bölümü öğrencilerine seminer ve eğitim programları düzenlemektedir.

Şu anda kurucusu olduğu Kemaloğlu Terapi Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmekle beraber birçok farklı alanda eğitim ve sertifika programlarını başarıyla tamamlamıştır. Uzmanlık alanları dahilinde Çocuk - Ergen ve Yetişkin yaş grupları ile seanslarını sürdürmektedir.

Uzmanlıklar;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.