Doktorsitesi.com

False Memory

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
7 Haziran 2020290 görüntülenme
Randevu Al
False Memory
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bellek Psikolojisi ve Uzun Süreli Belleğin Yapısı

Psikoloji biliminde bellek, araştırmacılar için en ilgi çekici çalışma alanlarından biridir. Yapılan araştırmalar, belleğin neden ve nasıl hata yapabildiğine odaklanmaktadır. Uzun süreli bellek, inanılmaz çeşitlilikteki bilgileri depolamak için sınırsız bir kapasiteye sahiptir. Bu sistem, bilginin türüne göre dört ana alt sisteme ayrılmaktadır:

  • Semantik Bellek: Olgu ve gerçeklere dayalı bilgiler.
  • Episodik Bellek: Kişisel olaylara ve deneyimlere dair anılar.
  • Prosedürel Bellek: Gitar çalmak gibi beceri gerektiren eylemlere dair bilgiler.
  • Hazırlama (Priming): Bir hedef uyaranın, onunla ilişkili öncül bir uyaran aracılığıyla işlenmesi.

Şemalar ve Yanlış Anı Oluşumu

Semantik bellekteki bilgiler; dünyayı, olayları, insanları veya eylemleri anlamlandırmamızı sağlayan şemalar halinde organize edilir. Bu şemalar, bilgileri gruplandırarak daha kolay hatırlamamıza yardımcı olur. Şemaları aktive etmek için çeşitli ipuçları kullanılır; ancak belirli durumlarda bu aktivasyon yanlış anı (false memory) oluşumuna yol açabilir.

Yanlış anı, belleğin başarısızlığını veya hatalarını ifade eder. Bu durum bireyin hayatını kökten değiştirebilecek kadar kritiktir. Örneğin, bir kişi hiç yaşamadığı korkunç bir olay (örneğin cinsel saldırı) hakkında tamamen yanlış bir anıya sahip olabilir. Bu nedenle, yanlış anıların mekanizmasını anlamak psikoloji dünyasında büyük önem taşır.

Literatürdeki Temel Çalışmalar: Loftus Araştırmaları

Bellek manipülasyonu üzerine yapılan iki temel çalışma, konunun anlaşılmasına ışık tutmaktadır:

1. Loftus ve Pickrell (1995): Alışveriş Merkezinde Kaybolma

Bu çalışma, bireylerin tanık oldukları olaylara dair verilerle nasıl yanıltılabileceğini incelemiştir. 24 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların akrabalarından geçmişe dair üç gerçek olay öğrenilmiş ve bir de alışveriş merkezinde kaybolma üzerine kurgulanmış yanlış olay eklenmiştir. Sonuçlar oldukça çarpıcıdır:

  • Gerçek olayların %68'i hatırlanmıştır.
  • Sahte olayların ise %29'u katılımcılar tarafından hatırlanmıştır.
  • Hatırlama güven oranı (1-5 arası) gerçek anılar için 2.2, sahte anılar için 1.4 olarak kaydedilmiştir.

2. Loftus ve Palmer (1974): Kelime Seçiminin Etkisi

Bu araştırma, bir sorudaki tek bir kelimenin değişiminin yanlış anı oluşturup oluşturmayacağını incelemiştir. Araba kazası videosu izleyen katılımcılara farklı sorular yöneltilmiştir:

  • "Araçlar birbirine çarptığında (hit) hızları neydi?"
  • "Araçlar birbirine şiddetle çarptığında (smashed) hızları neydi?"

Bulgular, soru kalıbının cevabı değiştirdiğini göstermiştir. Bir hafta sonra yapılan takip testinde, videoda olmamasına rağmen "şiddetle çarpma" kelimesine maruz kalanların 16'sı, "çarpma" kelimesine maruz kalanların ise 7'si kırık cam gördüğünü iddia etmiştir.

Deneysel Çalışma: Kelime İlişkisi ve Yanlış Anı

Güncel bir araştırma, kelime koşullarına bağlı olarak anlık yanlış anı oluşup oluşmayacağını incelemiştir. Bu çalışmanın hipotezi, bireylerin ilişkili kelime grubunda, ilişkisiz gruba göre daha fazla yanlış hatırlama yapacağı yönündedir.

Metodoloji

Araştırmaya Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan, yaşları 18-26 arasında değişen 23 katılımcı (19 kadın, 4 erkek) katılmıştır. Deneyde bilişsel laboratuvar bilgisayarı, projeksiyon ve 3-10 harf uzunluğunda 40 günlük kelime kullanılmıştır.

Uygulama Adımları:

  1. Katılımcılara önce 10 adet ilişkili kelime (örneğin: ağaç ve kuş) gösterilmiştir.
  2. Test aşamasında, aralarında daha önce gösterilmeyen çeldirici kelimelerin de bulunduğu 10 kelime sunulmuştur.
  3. Aynı prosedür ilişkisiz kelime grubu için tekrarlanmıştır.
  4. Hatırlanan her çeldirici kelime için 1 puan verilmiş ve veriler SPSS üzerinden eşleştirilmiş örneklem T-testi ile analiz edilmiştir.

Bulgular ve İstatistiksel Veriler

Kelime KoşuluOrtalama (Mean)Standart Sapma (SD)
İlişkili Kelimeler21.321.6
İlişkisiz Kelimeler18.318.7

Yapılan analizler sonucunda, ilişkili ve ilişkisiz kelime koşulları arasında çeldirici kelimelerin hatırlanması bakımından anlamlı bir fark bulunamamıştır.

Sonuç ve Tartışma

Araştırma bulguları başlangıç hipotezini desteklememiştir. Katılımcılar ilişkili kelimeleri gördüklerinde, ilişkisiz kelimelere kıyasla daha fazla yanlış anı geliştirmemişlerdir. Bu sonuç, Loftus ve Palmer'ın (1974) kelime manipülasyonu ile elde ettiği anlamlı farklarla zıtlık göstermektedir.

Çalışmanın temel kısıtlılığı, katılımcıların her iki koşul için de şema oluşturma yeteneğidir. Bireylerin her iki durumda da şemalar geliştirmesi, koşullar arasındaki farkı eşitlemiş olabilir. Gelecekteki araştırmaların, şema oluşturulması zor olan yabancı veya karmaşık kelimeler kullanarak yanlış anı oluşumunu incelemesi önerilmektedir.

Kaynakça

  • Eysenck, M. W., Keane, M. T. (2015). Cognitive Psychology (7th edition). New York: Psychology Press.
  • Loftus, E. F., & Palmer, J. C. (1974). Reconstruction of automobile destruction. Journal of Verbal Learning and Verbal Behaviour, 13(5), 585-589.
  • Loftus, E. F., & Pickrell, J. E. (1995). The formation of false memories. Psychiatric Annals, 25(12), 720-725.

Etiketler

HafızaHafıza boşluğuHafıza becerisiHafıza zayıflığıHafıza bozukluklarıHafıza güçlenmesiHafızada zayıflıkHafıza problemi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Uzm. KI. Psk. Pınar Kemaloğlu, Kuzey Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi- Psikoloji (İngilizce) bölümünü başarı ile tamamlamıştır. Ardından İstanbul Rumeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına devam etmiştir. Burada eğitimini derece ile bitirerek Uzman Klinik Psikolog ünvanını almaya hak kazanmıştır. Eğitim hayatı sürecinde birçok süpervizyon ve staj eğitimleri programını başarı ile tamamlamıştır.

Özel Yaşam Hastanesi bünyesinde Çocuk- Ergen uzmanlığı üzerine konu alan araştırmalarda uzun süreler yer almış ve Asistan Pedagog olarak çalışmalarını ilerletmiştir. Rehabilitasyon, Rehberlik- Eğitim ve Araştırma Merkezlerinde iş deneyimlerini edinmiştir.

Süpervizyon kapsamında eğitim aldığı uzmanlar dahilinde depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, panik bozukluklar, kaygı bozukluğu, öfke ve stres yönetimi ve obsesif kompulsif bozukluk yaşayan hastalar ile çalışmalar kaydetmiştir.
Kendi eğitim süreçlerini başarılı bir şekilde tamamlamasının ardından Süpervizörlük kapsamında Psikoloji ve PDR bölümü öğrencilerine seminer ve eğitim programları düzenlemektedir.

Şu anda kurucusu olduğu Kemaloğlu Terapi Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmekle beraber birçok farklı alanda eğitim ve sertifika programlarını başarıyla tamamlamıştır. Uzmanlık alanları dahilinde Çocuk - Ergen ve Yetişkin yaş grupları ile seanslarını sürdürmektedir.

Uzmanlıklar;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.