Doktorsitesi.com

Obezite ve infertilite ilişkisi

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
26 Haziran 2015292 görüntülenme
Randevu Al
  • Obezite; kalp damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların yanı sıra hem kadın hem de erkeklerde üreme sağlığını doğrudan olumsuz etkileyen çok boyutlu bir sorundur.
  • Kadınlarda özellikle 32 BMI üzerindeki değerler yumurtlama bozukluklarına yol açarken, Polikistik Over Sendromu olan hastaların kilolarının %10'unu vermesi üreme fonksiyonlarını büyük oranda iyileştirmektedir.
  • Erkeklerde obezite, sperm sayısı ve kalitesinde düşüşe neden olurken; yaşam tarzı değişikliği ve kilo kaybı her iki cinsiyette de doğal yollarla çocuk sahibi olma şansını artırmaktadır.
Obezite ve infertilite ilişkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite ve Genel Sağlık Üzerindeki Kritik Etkileri

Obezite, hem bireyin yaşam konforunu ciddi ölçüde bozan hem de birçok kronik hastalığın gelişimine zemin hazırlayan hayati bir sağlık sorunudur. Günümüzde kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon gibi sistemik rahatsızlıkların obezite ile doğrudan bir ilişkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Aşırı kilo, fiziksel sağlığın ötesinde bireyin sosyal statüsünü ve psikolojik durumunu da negatif yönde etkileyen çok boyutlu bir problemdir.

Vücut Kitle İndeksi (BMI) ve Obezite Tanımı

Tıbbi literatürde obezite, Vücut Kitle İndeksinin (BMI) belirli eşik değerlerin üzerinde olmasıyla tanımlanır. Sağlıklı bir bireyde bu değerin 25 kg/m²’nin altında olması beklenmektedir. BMI değerlerine göre kilo sınıflandırması şu şekildedir:

KategoriVücut Kitle İndeksi (BMI) Değeri
Normal25 kg/m² altı
Aşırı Kilolu25 - 29,9 kg/m² arası
Obezite30 kg/m² ve üzeri

Dünya genelinde, özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok ülkede obezite prevalansı hızla artmaktadır. Bu artışı dizginlemek adına çeşitli halk sağlığı tedbirleri alınmaktadır. Obezitenin en az bilinen ancak en kritik etkilerinden biri de hem kadın hem de erkeklerde üreme sistemini doğrudan etkileyerek gebe kalma sürecini zorlaştırmasıdır.

Kadınlarda Obezite ve Üreme Sağlığı

Bilimsel çalışmalar, üreme potansiyelinin en yüksek oranda negatif etkilendiği eşik değerin 32 BMI ve üzeri olduğunu göstermektedir. Fazla kilolu ve obez kadınlarda adet düzensizliği ile ovulasyon (yumurtlama) bozuklukları sıkça karşılaşılan klinik tablolardır.

Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Kilo İlişkisi

Polikistik Over Sendromu (PCOS) olan ve kilo problemi yaşayan kadınların gebe kalma şansı önemli ölçüde düşmektedir. Ancak bu hastaların fazla kilolarını vermeleri durumunda, büyük bir kısmının herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan spontan (kendiliğinden) gebe kaldığı gözlemlenmektedir. PCOS hastalarındaki kilo dağılımı şu şekildedir:

  • PCOS'lu kadınların %24'ü aşırı kiloludur (BMI: 25,0 – 29,9).
  • PCOS'lu kadınların %42'si obezdir (BMI > 30).
  • Toplamda PCOS tanısı alan kadınların %66'sı normal kilonun üzerindedir.

Kilo kaybının tedavi edici gücü yadsınamaz. PCOS'lu kadınların 6 ay içerisinde mevcut kilolarının %10'unu kaybetmeleri, adet düzeninin sağlanmasına ve hastaların %75'inde ovulasyonun (yumurtlamanın) iyileşmesine olanak tanır.

Erkek İnfertilitesinde Obezite Faktörü

Geçmişte kilo ve erkek infertilitesi arasındaki ilişki yeterince vurgulanmasa da güncel araştırmalar aşırı kilonun sperm parametreleri, seksüel fonksiyonlar ve kısırlık üzerinde doğrudan etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Obez erkeklerde cinsel ilişki sıklığında azalma ve sperm kalitesinde bozulmalar tespit edilmiştir.

Obezite, erkek üreme sağlığını şu şekilde etkilemektedir:

  1. Sperm sayısında ve hareketli sperm oranında belirgin azalma görülür.
  2. Normal kilolu erkeklere kıyasla, obez erkeklerde sperm DNA hasarı daha yüksektir.
  3. İnfertil erkekler arasında obezite görülme oranı, fertil (üreme yeteneği olan) erkeklere göre 3 kat daha fazladır.

Yaşam Tarzı Değişikliği ve Tedavi Süreci

Kilo verme süreci; kadınlarda adet düzeni ve ovulasyonu iyileştirirken, erkeklerde semen parametrelerinde anlamlı bir düzelme sağlamaktadır. Çocuk sahibi olmak isteyen ancak kilo problemi yaşayan çiftlerin yaşam tarzlarını değiştirmeleri, diyet ve egzersizi günlük rutinlerine dahil etmeleri teşvik edilmelidir.

Kilo kaybının sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Adet düzeninin sağlanması ve doğal yollarla çocuk sahibi olma şansının artması.
  • Uzun vadede gelişebilecek diyabet ve hipertansiyon riskinin azalması.
  • Kalp hastalıkları gibi yaşam kalitesini tehdit eden patolojilere karşı koruma sağlanması.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu

Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu

Prof. Dr. Hasan SERDAROĞLU, Sivas’ta doğmuştur. Tıp tahsilini İstanbu'da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Yine aynı fakültede Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığını almış ve Akademik kariyerine aynı anabilim dalında devam etmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.