Doktorsitesi.com

Endometriozis varken tüp bebek tedavisi uygulanabilir mi?

Op. Dr. Seval Taşdemir
Op. Dr. Seval Taşdemir
25 Mayıs 2021159 görüntülenme
Randevu Al
  • Endometriozis, rahim iç dokusunun rahim dışındaki organlara yerleşmesiyle karakterize, genetik geçişli ve kısırlığa yol açabilen kronik bir bağışıklık sistemi hastalığıdır.
  • Hastalık, üreme çağındaki kadınlarda sık görülmekle birlikte özellikle çocuk sahibi olamayan kadınların %35-40'ını etkilemekte ve aile öyküsü olanlarda risk 7 kat artmaktadır.
  • Kesin tanısı laparoskopi yöntemiyle konulan bu hastalık, karın içi sıvı dengesini bozarak embriyo gelişimi üzerinde toksik etki yaratabilmekte ve üreme sağlığını olumsuz etkilemektedir.
Endometriozis varken tüp bebek tedavisi uygulanabilir mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Endometriozis Nedir?

Endometriozis, rahim içini döşeyen ve endometrium olarak adlandırılan dokunun, rahim dışındaki organlarda (yumurtalıklar, tüpler ve rahmin dış yüzeyi) bulunmasıyla karakterize kronik bir hastalıktır. Genetik geçişli bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu düşünülen bu durum, kadınlarda kısırlığa kadar varan ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Nadir durumlarda vücudun diğer bölgelerinde de görülebilen bu dokular, menstrual siklus boyunca hormonal uyarılara rahim içi doku gibi tepki verir.

Normal bir adet döngüsünde, östrojen ve progesteron hormonlarının etkisiyle büyüyen endometrium, hormon düzeylerinin düşmesiyle dökülerek vücuttan atılır. Ancak endometriozis vakalarında, rahim dışına yerleşen dokularda da kanama meydana gelir. Bu kan vücuttan atılamadığı için birikerek çevre doku ve organlara zarar verir, yapışıklıklara ve ağrılara neden olur.

Endometriozis ve Kısırlık İlişkisi

Endometriozis, jinekoloji kliniklerinde en sık karşılaşılan problemlerin başında gelir. Üreme çağındaki sağlıklı kadınların %5’inde görülürken, çocuk sahibi olamayan kadınların %35-40’ında bu hastalığa rastlanmaktadır. Hastalığın gelişimi ve ilerlemesi için yumurtalıkların fonksiyonel olması şarttır; bu nedenle hastalık genellikle ilk adet kanamasından menopoza kadar olan süreçte etkili olur.

Günümüzde tanı yaşı 20’li seviyelere kadar düşmüş olsa da, en sık 30-40 yaş aralığındaki kadınlarda teşhis edilmektedir. Yapılan araştırmalar, birinci derece akrabalarında (anne veya kız kardeş) bu hastalık bulunan kadınlarda riskin 7 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu durumun, bağışıklık sisteminin yabancı dokuları yok etme yeteneğindeki genetik bir bozukluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Çikolata Kisti (Endometrioma) Nasıl Oluşur?

Endometriozis odakları yumurtalıklar üzerinde kanamalara yol açtığında, dökülen hücreler yumurtalık dokusu içine yayılabilir. Zamanla pıhtılaşmış ve koyu renkli kanla dolan bu kist yapılarına halk arasında çikolata kisti, tıbbi literatürde ise endometrioma adı verilir.

Endometriozis Teşhis Yöntemleri

Endometriozis teşhisinde hastanın tıbbi hikayesi ve fiziksel muayenesi önemli bir ön tanı kriteridir. Ancak kesin tanının konulabilmesi için odakların doğrudan görüntülenmesi gerekir. Günümüzde bu işlem için kullanılan en güvenli ve altın standart yöntem laparoskopidir.

Eskiden açık ameliyat (laparotomi) ile yapılan bu teşhis süreci, günümüzde kapalı yöntem olan laparoskopi sayesinde çok daha konforlu bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Erken teşhis, özellikle üreme sağlığının korunması açısından kritik önem taşır.

Periton Sıvısı ve Embriyo Gelişimi Üzerindeki Etkileri

Karın boşluğunda organların hareketini kolaylaştıran periton sıvısı, endometriozis varlığında biyokimyasal değişimlere uğrar. Hastalık durumunda bu sıvının miktarı artarken, içeriğindeki iltihaplı hücreler ve prostoglandin düzeyleri de yükselir.

Bilimsel çalışmalar, bu değişen sıvı içeriğinin şu etkileri yarattığını göstermiştir:

  • Yumurtalıkların ve fallop tüplerinin fonksiyonlarını bozar.
  • Embriyolar üzerinde toksik etki yaratır.
  • Embriyo gelişimini erken safhalarda durdurabilir.

Bu nedenlerle, çocuk sahibi olmayı planlayan endometriozis hastalarının uzman doktorlar tarafından yakın takipte tutulması önerilir.

Risk Grupları ve Dikkat Edilmesi Gereken Faktörler

Endometriozis her kadında farklı seyredebilir ancak belirli faktörler hastalığın görülme sıklığını artırmaktadır. Aşağıdaki tabloda risk faktörleri ve hastalığın seyri özetlenmiştir:

DurumRisk ve Etki Düzeyi
Aile ÖyküsüAnne veya kız kardeşte varsa risk 7 kat artar.
Adet DüzeniErken yaşta başlayan ve düzenli olanlarda risk yüksektir.
Adet Süresi7 günden uzun süren kanamalarda risk 2,5 kat fazladır.
Ağrı FaktörüŞiddetli adet ağrısı olanlarda görülme olasılığı 4 kat fazladır.
MenopozÖstrojen azaldığı için genellikle görülmez; ancak hormon tedavisi veya aşırı kilo (yağ dokusunda östrojen üretimi) riski devam ettirebilir.

Kanser Riski Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Endometriozis ile kanser arasındaki ilişki sıkça merak edilen bir konudur. Bilimsel veriler, vakaların sadece %1-2'sinde odakların bulunduğu bölgelerde kanser geliştiğini göstermektedir. Bu oran, hastalığı taşımayan kadınlardaki kanser görülme sıklığı ile benzerlik gösterdiği için, endometriozisin doğrudan kansere dönüştüğü kabul edilmemektedir.

Etiketler

Tüp bebekEndometriozisregl dönemleriendometriozis yaraları

Yazar Hakkında

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval TAŞDEMİR, 1962 yılında Manisa'da doğmuştur. ilk orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamlamış olup 1987 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde yapmış ve Kadın Doğum Uzmanlığı eğitimini tamamlamıştır.. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.