Doktorsitesi.com

Kontrol İhtiyacının Arkasındaki Gizli Pencere

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
18 Haziran 202615 görüntülenme
Randevu Al
Kontrol İhtiyacının Arkasındaki Gizli Pencere
Kontrol İhtiyacının Arkasındaki Gizli Pencere
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kontrol Etme Arzusu: Bir Güç Gösterisi mi, Savunma Mekanizması mı?

Hayatımızın her detayını kusursuz bir şekilde yönetmeye, adımlarımızı milimetrik hesaplamalarla atmaya çalıştığımız dönemler olabilir. İlişkilerimizi, kariyerimizi, hatta günün hangi saatinde ne hissedeceğimizi bile planlama arzusu duyabiliriz. Dışarıdan bakıldığında disiplin, başarı odaklılık veya mükemmeliyetçilik gibi görünen bu yoğun çaba, aslında ruhun derinliklerinde çok daha kırılgan bir kaynağa dayanır.

Bu kontrol arayışı, genellikle geçmişte hiçbir şeyi yönetemediğini, sesini duyuramadığını veya tamamen çaresiz kaldığını hissetmiş o çocukluk ya da gençlik evresinden beslenir. Dolayısıyla, sergilenen bu tutum aslında geçmişteki yaraların bir yansımasıdır.

Aşırı Kontrolcülüğün Psikolojik Kökenleri

Yoğun kontrol etme arzusu, sanıldığının aksine büyük bir güç gösterisi veya özgüven patlaması değildir. Aksine, belirsizliğin ve öngörülemezliğin yeniden can yakmasından korkmanın getirdiği köklü bir savunma mekanizmasıdır. Geçmişte yaşanan kontrol kaybı, travmalar veya ani kayıplar, bugünün aşırı kontrolcü ve korumacı duvarlarını besleyen temel unsurlardır.

Hayatı bir satranç tahtası gibi her detayıyla yönetmeye çalışmak, bireyi yıpratıcı bir "tetikte olma" haline hapseder. Bu süreçte zihin, sürekli olarak en kötü senaryoları hesaplamaktan yorgun düşer. Kontrol çabası arttıkça, zihinsel yük de aynı oranda ağırlaşır.

Gerçek Güven Hissi ve Esneklik

Gerçek güven hissi, dış dünyayı veya çevremizdeki insanları kendi katı planlarımıza göre şekillendirebildiğimizde ortaya çıkmaz. Hayat, doğası gereği akışkandır ve esneklik gerektirir. Gerçek güvenin temel taşları şunlardır:

  • Her şey planlandığı gibi gitmediğinde sarsıntıyla baş edebilmek.
  • Beklenmedik senaryolar karşısında yeniden ayağa kalkabileceğini bilmek.
  • Hayatın akışına karşı direnç göstermek yerine uyum sağlamak.

Kontrolü Serbest Bırakmanın Önemi

Kontrolü yavaşça ve şefkatle serbest bırakmak; güvensizliğe ya da kaosa teslim olmak anlamına gelmez. Tam aksine, bu durum kendi içsel gücümüze ve hayatın akışına güvenli bir alan açmaktır. Kontrol mekanizmalarını gevşettiğimizde şu kazanımları elde ederiz:

  1. Zihinsel Hafifleme: En kötü senaryoyu düşünme zorunluluğu ortadan kalkar.
  2. Duygusal Esneklik: Beklenmedik durumlara karşı daha dayanıklı hale gelinir.
  3. İçsel Huzur: Hayatın akışıyla kavga etmek yerine onunla birlikte hareket edilir.

Ancak bu ağır yükleri bıraktığımızda zihnimiz özgürleşir ve gerçekten nefes almaya başlayabiliriz. İçsel güç, dış dünyayı yönetmekte değil, değişen koşullara rağmen kendi merkezinde kalabilmekte gizlidir.

Etiketler

Kaygı bozukluğuGüvensizlik

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.