Doktorsitesi.com

Hafta Sonu Koltuktan Kalkamamak: Tembellik mi, Yoksa Bedenin "Şalteri İndirmesi" mi?

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
29 Ocak 202610 görüntülenme
Randevu Al
Hafta sonu koltuktan kalkamama halini tembellik zannediyorsanız yanılıyor olabilirsiniz. Yoğun stres altındaki sinir sisteminin verdiği "İşlevsel Donma" (Functional Freeze) tepkisini ve bu biyolojik kilitlenmeden çıkmanın pratik yollarını anlattım.
Hafta Sonu Koltuktan Kalkamamak: Tembellik mi, Yoksa Bedenin "Şalteri İndirmesi" mi?

İçinizden bir ses "Kalk ve hareket et" diye bağırırken, bedeniniz tonlarca ağırlık altındaymış gibi koltuğa yapışıp kalıyor mu? Kendinizi suçlamayı bırakın. Yaşadığınız şey tembellik değil, "İşlevsel Donma" (Functional Freeze) olabilir.

Cumartesi sabahı. Bütün hafta bugünün hayalini kurdunuz. Planlarınız var; belki spor yapılacak, o kitap okunacak ya da sadece evi toparlayacaksınız. Ama saatler ilerliyor ve siz hala o koltuktasınız. Elinizde telefon, ekranda ne aktığını bile görmeden, anlamsızca kaydırıyorsunuz.

Zihninizin bir köşesi alarm veriyor: "Hadi kalksana! Çok tembelsin, yine günü öldürdün."

Bu iç sese rağmen, parmağınızı kıpırdatacak enerjiyi bulamıyorsunuz. Dışarıdan bakan biri keyif yaptığınızı sanabilir. Ama içeride keyif yok; tuhaf bir uyuşukluk, suçluluk ve sisli bir zihin hali var. Sanki fişiniz çekilmiş gibi.

Eğer bu senaryo size tanıdıksa, size bir iyi, bir de kötü haberim var. Kötü haber; bedeniniz yoğun stres altında. İyi haber ise; siz tembel ya da iradesiz değilsiniz. Yaşadığınız durumun psikolojide bir adı var: İşlevsel Donma (Functional Freeze).

 

Neden Gaza Basarken Aniden Duruyoruz?

Modern şehir hayatında, özellikle plaza dünyasında, sinir sistemimiz sürekli "tetikte" yaşamaya alışkın. Bitmeyen mailler, trafik, yetişmesi gereken hedefler... Bedenimiz sürekli gaz pedalına basıyor. Buna literatürde "Savaş ya da Kaç" (Sempatik Sistem) modu diyoruz.

Ancak stres ve baskı, baş edemeyeceğimiz bir seviyeye geldiğinde – ya da çok uzun süre maruz kaldığımızda – bedenimiz bizi korumak için son çareye başvurur: El frenini çeker.

İlkel beyniniz şöyle der: "Tehdit o kadar büyük ki, savaşamam da kaçamam da. O zaman enerjiyi korumak için sistemi kapatıyorum."

İşte o koltuktan kalkamama hali, aslında sinir sisteminizin sigortayı attırmasıdır (Dorsal Vagal Kapanma). Bu, biyolojik bir zorunluluktur. O an "dinlenmiyorsunuz", aslında "kapanıyorsunuz". Bu yüzden saatlerce yatsanız bile kalktığınızda kendinizi dinç değil, daha yorgun ve sersemlemiş hissedersiniz.

Zihni Değil, Bedeni İkna Edin

Bu durumdayken kendinize "Hadi motive ol!" demek, bataklığa saplanmış bir arabaya "Hadi hızlan!" demek gibidir. İşe yaramaz. Zihniniz kilitliyken, çıkış yolu bedenden geçer.

Sinir sisteminize "Tehlike geçti, güvendesin" mesajını vermeniz gerekir. İşte o donma halinden çıkmak için nörobiyolojik temelli birkaç pratik yol:

  1. Soğuk Şoku: En hızlı yöntemdir. Yüzünüzü buz gibi suyla yıkayın veya ensenize soğuk bir havlu koyun. Bu şok, sinir sisteminizi uyararak "donma" modundan çıkmanıza yardımcı olur.

  2. Küçük Hareketler: Büyük bir spor seansı hedeflemeyin. Sadece olduğunuz yerde kollarınızı sallayın, gerinin veya hafifçe zıplayın. Doğadaki hayvanlar da büyük bir korku atlattıktan sonra titreyerek o stresi üzerlerinden atarlar. Hareketsizlik, tehlike sinyalini devam ettirir; hareket ise kilidi açar.

  3. Vagus Sinirini Titreştirin: Kulağa biraz tuhaf gelebilir ama tamamen bilimseldir. Derin bir nefes alın ve verirken kalın bir sesle mırıldanın ("Vooo" sesi gibi). Bu sesin göğüs kafesinizde yarattığı fiziksel titreşim, Vagus sinirini uyarır. Bu sinir, beyne giden "tehlike bitti, sakinleş" sinyalinin otoban yoludur.

 

Sonuç Olarak

Kendinize "Uyuşuk" etiketini yapıştırmaktan vazgeçin. Kendine kızmak sadece frene daha sert basmana neden olur. Şimdi o suçluluk kırbacını elinden bırak. Yüzüne soğuk bir su çarp ve sadece bir adım at. Unutma; sistemin düşmanın değil, seni korumaya çalışan yorgun bir dostun. Ona biraz yardım et.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur Kızılkanİşlevsel DonmaFunctional FreezeTükenmişlik SendromuKronik YorgunlukStres BelirtileriErteleme HastalığıTembellikDonma TepkisiSinir Sistemi DüzenlemePlaza Psikolojisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.