Doktorsitesi.com

Kaygılı Çocuğunuz için Uyum Davranışlarınızı Azaltarak Ona Yardımcı Olabilirsiniz!

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
6 Ekim 2025168 görüntülenme
Randevu Al
Ebeveynlerin kaygılı çocuklara karşı sergilediği uyum davranışları — örneğin çocuğun kaygılandığı durumları tamamen ortadan kaldırmak, onun yerine konuşmak, güvence vermek veya sürekli önlem almak — kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı besler. Çünkü her uyum davranışı, çocuğa şu gizli mesajı verir: “Sen bu durumla tek başına baş edemezsin.” Oysa çocuk, kaygı veren bir durumla kontrollü şekilde karşılaştıkça, bedeni ve zihni o duygunun geçici olduğunu öğrenir. Ebeveynin görevi bu süreçte çocuğun kaçınmasını desteklemek değil, cesaretini desteklemektir. Uyum davranışlarını azaltmak; çocuğu kendi duygusal kaslarını kullanmaya teşvik eder. Bu, onu aniden zorlamaktan ziyade, küçük adımlarla “dayanabilme” kapasitesini artırmak anlamına gelir. Bir süre sonra çocuk, dışarıdaki tehditleri değil, içindeki gücü fark etmeye başlar. Kaygının yönetilmesinde amaç, çocuğu korkusuz yapmak değil; korktuğunda da ilerleyebilmesini öğretmektir. Ve bu, ebeveynin adım adım geri çekilmesiyle, çocuğun adım adım güçlenmesiyle mümkün olur.
Kaygılı Çocuğunuz için Uyum Davranışlarınızı Azaltarak Ona Yardımcı Olabilirsiniz!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Kaygı ve Ebeveyn Yanılgıları: Anna’nın Hikayesi

Eli R. Lebowitz’in “Kaygılı ve Takıntılı Çocuklar” kitabında yer alan bir örnek, ebeveynlerin iyi niyetli yaklaşımlarının bazen çocuktaki korkuyu nasıl derinleştirdiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Anna, evine hırsız gireceğinden aşırı derecede korkan ve bu konuda kabuslar gören bir çocuktur. Babası Bryson, kızını rahatlatmak amacıyla ön kapıya piyasadaki en büyük ve en güvenli kilidi taktırır.

Babası bu önlemi Anna’ya göstererek ona hiçbir şey olmayacağına dair güvence verir. Ancak o gece Anna tekrar kabuslarla uyanır ve durumu şu sözlerle özetler: “Babam bile hırsızların geleceğini düşünüyor; içeri girmemeleri için kocaman bir kilit aldı.” Bu durum, dışsal önlemlerin çocuktaki tehlike algısını nasıl pekiştirdiğini gösteren kritik bir örnektir.

Koruyucu Tutumlar Kaygıyı Neden Artırır?

Ebeveynler, çocuklarının acı çekmesini engellemek için doğal bir içgüdüyle tehditleri ortadan kaldırmaya ve korkuları yatıştırmaya çalışırlar. Ancak bu koruyucu tutum, çocuğa dolaylı yoldan şu mesajı verir: “Eğer annem veya babam bu kadar büyük önlemler alıyorsa, demek ki gerçekten büyük bir tehlike var.”

Bu süreçte çocuk, kaygısıyla baş etmeyi öğrenmek yerine kaçınma davranışını benimser. Kaygı, aslında her bireyin yaşamında koruyucu işlevi olan doğal bir duygudur. Fakat kontrol edilemez hale geldiğinde çocuğun gerçeklikle bağını zedeleyebilir ve günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayabilir. Sürekli önlem alma ihtiyacı, uyku sorunları ve aile içi gerginlikler bu durumun en yaygın sonuçları arasındadır.

Uyum Davranışları ve Gizli Mesajlar

Ebeveynlerin kaygılı çocuklara karşı sergilediği uyum davranışları, kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı kronik hale getirir. Bu davranışlar arasında şunlar yer alır:

  • Çocuğun kaygılandığı durumları tamamen ortadan kaldırmak.
  • Çocuk adına konuşmak veya onun sorumluluklarını üstlenmek.
  • Sürekli gvence vermek ve aşırı güvenlik önlemleri almak.

Bu tür yaklaşımlar çocuğun zihnine şu gizli mesajı yerleştirir: “Sen bu durumla tek başına baş edemezsin.” Oysa çocuk, kaygı veren durumla kontrollü bir şekilde karşılaştığında, bu duygunun geçici olduğunu deneyimleyerek öğrenmelidir.

Kaygılı Bir Çocuğa Nasıl Yardım Edilmeli?

Çocuğun kaygısıyla baş etmesine rehberlik etmek, onun duygularını görmezden gelmek ya da “korkacak bir şey yok” demek değildir. Asıl çözüm, ebeveynin korumaya değil, güçlendirmeye odaklanmasıdır.

Yaklaşım TürüEbeveyn TutumuÇocuktaki Sonuç
Koruyucu YaklaşımTehdidi ortadan kaldırır, kaçınmayı destekler.Kaygı pekişir, özgüven azalır.
Güçlendirici YaklaşımDuyguyu anlar, cesareti destekler.İçsel dayanıklılık ve güven gelişir.

Korumak Yerine Güçlendirmeye Odaklanmak

Ebeveynler, “Korktuğunu anlıyorum, bu duyguyla birlikte ne yapabiliriz?” diyerek çocuğun duygusunu tanımasına yardımcı olmalıdır. Bu süreçte temel hedefler şunlardır:

  1. Duyguyu Tanımak: Çocuğun kaygısını bastırmak yerine, bu duygunun gelip geçici olduğunu fark etmesini sağlamak.
  2. Cesareti Desteklemek: Kaçınma davranışını beslemek yerine, çocuğu küçük adımlarla korkularının üzerine gitmesi için teşvik etmek.
  3. İçsel Dayanıklılık İnşası: Güven hissini dışarıdaki kilitlerle değil, çocuğun kendi baş etme becerileriyle kurmak.

Kaygı yönetiminde asıl amaç, çocuğu tamamen korkusuz yapmak değildir; korktuğu anlarda bile ilerleyebilmesini öğretmektir. Uyum davranışlarının kademeli olarak azaltılması, çocuğun kendi duygusal kaslarını kullanmasını sağlar. Ebeveyn adım adım geri çekildikçe, çocuk kendi içindeki gücü fark ederek adım adım güçlenecektir.

Etiketler

Ebeveyn davranışlarıkaygılı çocuğa nasıl yaklaşılmalıebeveyn uyum davranışlarıkaygılı çocukkaygılı çocuğu anlamakoruyucu ebeveyn

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

2016 yılında Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Lisans eğitimimin 1,5 yılını burslu olarak yurt dışında, uluslararası değişim öğrencisi olarak tamamladım.
Bu süreçte farklı kültürleri tanıma ve Avrupa ile Balkan ülkelerinin psikoterapi yaklaşımlarını yakından deneyimleme fırsatı buldum. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamlayarak uzman unvanını aldım. Şu anda Sakarya Üniversitesi’nde 2022 yılında başladığım doktora eğitimime devam etmekteyim.
Meslek hayatım boyunca çocuk, ergen, yetişkin, çift ve ailelerle psikolojik danışma süreçlerinde görev aldım. Danışma sürecinde, bireylerin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış ve bilimsel temelli yöntemlerle çalışmayı önemsiyorum.
İstanbul ve Sakarya’daki özel eğitim kurumlarında psikolojik danışman olarak edindiğim deneyimlerin yanı sıra, Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi ile bu alanda da yetkinlik kazandım.
Katıldığım başlıca mesleki gelişim eğitimleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Sanat Terapisi, Aile Danışmanlığı, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Masal Terapisi, DEHB Uzman Eğitimi, Attentioner Dikkat Terapi Programı, Objektif Testler ve MOXO Dikkat Testi yer almaktadır.
İnsanın kendini tanıma ve dönüştürme sürecine eşlik etmeyi, yaşamda anlam, denge ve içsel güç bulmalarına destek olmayı değerli buluyorum. Her danışma sürecini, kişinin kendine doğru yaptığı bir yolculuk olarak görüyor ve bu yolculukta empati, güven ve anlayışı merkeze alarak ilerliyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.