Doktorsitesi.com

DEHB’li Çocuklar ve Ebeveyn İlişkilerindeki En Temel Dinamik: “Anlaşıldığımı Hissetmek”

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
1 Aralık 2025158 görüntülenme
Randevu Al
DEHB’li çocukların ebeveynleri büyük ölçüde görünmeyen bir yük taşır. Her an bir kriz çıkabileceği hissi, ebeveyni sürekli tetikte tutar. “Ne yaparsam yetmiyor” duygusu zamanla kronik bir yetersizlik hissine dönüşebilir. Çocuğun davranışlarının dışarıdan “ebeveynlik hatası” gibi algılanması, toplumsal baskıyı artırır ve ebeveyn kendini daha yalnız hisseder. Gün içinde defalarca duygu regülasyonu sağlamaya çalışma çabası da kaçınılmaz bir duygusal tükenmişliğe yol açar. Bunun yanında, sınır koymak ile esnek davranmak arasında sıkışmak, ebeveynin karar verme mekanizmasını zorlar ve içsel çatışmalarını yoğunlaştırır. Bu yalnızlık algısı gerçek olmasa da, yük arttığında ebeveyn kendini çoğu zaman tek başına mücadele ediyormuş gibi hisseder.
DEHB’li Çocuklar ve Ebeveyn İlişkilerindeki En Temel Dinamik: “Anlaşıldığımı Hissetmek”
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

DEHB’li Çocukla İlişkide Duygusal Güvenin Önemi

DEHB’li bir çocukla kurulan ilişki, yalnızca davranış yönetimiyle değil; duygusal güven, karşılıklı anlayış ve ebeveynin içsel dayanıklılığıyla şekillenir. Bu hassas süreçte ebeveyn-çocuk ilişkisi, sanıldığından çok daha derin bir duygusal altyapı gerektirmektedir. Güvenli bir bağın tesisi; karşılıklı çaba, farkındalık ve gerçek anlamda bir "duyabilme" kapasitesi ile mümkündür.

Ebeveynin çocuğuna "seni anlıyorum" mesajını verebilmesi, DEHB’nin getirdiği zorlukları önemli ölçüde hafifletir. Bu yaklaşım, çocuğun iç dünyasında bir düzen ve güven hissi yaratır. Aksine, anlaşıldığını hissetmeyen bir çocuk savunmacı bir tutum sergileyebilir, çatışmaya daha eğilimli hale gelebilir ve duygusal regülasyon güçlükleri belirginleşebilir.

Davranışların Arkasındaki Gerçek: DEHB Belirtilerini Doğru Okumak

DEHB genellikle dışarıdan gözlemlenen davranışlar üzerinden tanımlansa da, ebeveyn-çocuk çatışmalarının temelinde çocuğun duygusal deneyiminin yanlış okunması yatar. Çocuğun sergilediği eylemler çoğu zaman ebeveyn tarafından "isteksizlik", "inatçılık" ya da "umursamazlık" olarak yorumlanabilir. Oysa bu durumların altında yatan nedenler tamamen nörogelişimsel farklılıklar ile ilgilidir.

Aşağıdaki tabloda, DEHB’li çocuklarda sık görülen davranışların ebeveyn algısı ve gerçek nedenleri arasındaki farklar yer almaktadır:

Gözlemlenen DavranışYanlış Ebeveyn AlgısıGerçek Neden (DEHB)
Talimatı duymamakUmursamazlık / İtaatsizlikBilgiyi işlemede yaşanan gecikme
Ödevden kaçınmakTembellik / İsteksizlikİşleme başlama güçlüğü
Söz kesmekSaygısızlıkDüşünceyi kaybetme kaygısı
Aşırı tepki / ÖfkeHırçınlıkSinir sisteminin aşırı uyarılması

Ebeveynlerin Psikolojik İhtiyaçları ve Destek Süreci

Ebeveynlerin ihtiyaçları yalnızca davranış yönetimi stratejileriyle sınırlı değildir. Birçok ebeveyn teorik olarak ne yapması gerektiğini bilse de, olumsuz duyguları yönetme ve olumlu tutumları sürdürme noktasında psikolojik kapasite tükenmişliği yaşayabilir. Bu nedenle ebeveynlerin de görülmeye, anlaşılmaya ve profesyonel olarak desteklenmeye ihtiyacı vardır.

Ebeveynler için temel gereksinimler şu şekilde sıralanabilir:

  • "Yalnız değilim" hissinin pekiştirilmesi,
  • Suçluluk duygusunun hafifletilmesi,
  • Güvenli bir danışmanlık süreciyle tükenmişliğin azaltılması,
  • Günlük yaşamda uygulanabilir somut rehberlik desteği,
  • Çocukla kurulan bağın yeniden yapılandırılması.

Güvenli Bağ Kurmanın İyileştirici Gücü

Ebeveyn duygusal olarak güçlendiğinde, çocuk da doğal bir süreçle duygusal düzenleme becerisi kazanır. Çünkü güvenli ilişki, her yaş grubunda en güçlü düzenleyici mekanizmadır. Çocuk, duygularının görüldüğünü ve duyulduğunu hissettikçe içsel dünyasında bir denge oluşur. Tıpkı yetişkin ilişkilerinde olduğu gibi, DEHB’li çocuk-ebeveyn ilişkisinin kalbi de "anlaşıldığımı hissediyorum" duygusuyla atar.

Sonuç olarak, hem çocuğun hem de ebeveynin temel ihtiyacı anlaşılmaktır. Bir ilişkideki iyileşme tek taraflı bir çabayla değil; karşılıklı güven, açıklık ve birbirini gerçekten duymaya yönelik içten bir niyetle mümkündür. Güvenli bağlar kurmak, birbirimizi anlamaya gönüllü olduğumuz sürece her zaman ulaşılabilir bir hedeftir.

Etiketler

Çocuklarda dikkat eksikliğiÇocuk ve ebeveyn ilişkisiÇocuklarda dehb nedirDikkat eksikliğinde ebeveyn yaklaşımıDEHB'li çocuklarla iletişimin ilk adımı onları anlamakDürtüsellikHiperaktiviteÇocuk psikolojisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

2016 yılında Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Lisans eğitimimin 1,5 yılını burslu olarak yurt dışında, uluslararası değişim öğrencisi olarak tamamladım.
Bu süreçte farklı kültürleri tanıma ve Avrupa ile Balkan ülkelerinin psikoterapi yaklaşımlarını yakından deneyimleme fırsatı buldum. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamlayarak uzman unvanını aldım. Şu anda Sakarya Üniversitesi’nde 2022 yılında başladığım doktora eğitimime devam etmekteyim.
Meslek hayatım boyunca çocuk, ergen, yetişkin, çift ve ailelerle psikolojik danışma süreçlerinde görev aldım. Danışma sürecinde, bireylerin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış ve bilimsel temelli yöntemlerle çalışmayı önemsiyorum.
İstanbul ve Sakarya’daki özel eğitim kurumlarında psikolojik danışman olarak edindiğim deneyimlerin yanı sıra, Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi ile bu alanda da yetkinlik kazandım.
Katıldığım başlıca mesleki gelişim eğitimleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Sanat Terapisi, Aile Danışmanlığı, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Masal Terapisi, DEHB Uzman Eğitimi, Attentioner Dikkat Terapi Programı, Objektif Testler ve MOXO Dikkat Testi yer almaktadır.
İnsanın kendini tanıma ve dönüştürme sürecine eşlik etmeyi, yaşamda anlam, denge ve içsel güç bulmalarına destek olmayı değerli buluyorum. Her danışma sürecini, kişinin kendine doğru yaptığı bir yolculuk olarak görüyor ve bu yolculukta empati, güven ve anlayışı merkeze alarak ilerliyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.