Doktorsitesi.com

DEHB’li Çocuğunuzla Yaşadığınız Çatışmaları Nasıl Yönetebilirsiniz?

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
20 Şubat 2026120 görüntülenme
Randevu Al
DEHB’li çocuklarla yaşanan çatışmalarda en temel ve etkili yaklaşımlardan biri durabilmektir. Buradaki durmak; görmezden gelmek, pes etmek ya da sorunu ertelemek anlamına gelmez. Aksine, duyguların yatışabilmesi için bilinçli olarak zaman kazanmaktır. Yoğun öfke ya da gerginlik anında konuşmaya devam etmek, çözüm aramak ya da kural hatırlatmak çoğu zaman durumu daha da tırmandırır. Kısa bir mola vermek ise ebeveynin de çocuğun da sinir sisteminin sakinleşmesine, mantığın yeniden devreye girmesine olanak tanır.
DEHB’li Çocuğunuzla Yaşadığınız Çatışmaları Nasıl Yönetebilirsiniz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

DEHB Sürecinde Ebeveyn Olmak ve Duygusal Yük

DEHB’li bir çocukla yaşamak, ebeveynler için yalnızca çocuğun davranışlarını yönetmeyi değil, aynı zamanda kendi duygularını sürekli düzenlemeyi ve yönetmeyi gerektiren bir süreçtir. Gün içinde tekrar eden benzer çatışmalar, zamanla ebeveynlerde ciddi bir duygusal yük oluşturur. Bu çatışmalar çoğu zaman yalnızca o ana verilen tepkiler değildir; birikmiş yorgunluk, tükenmişlik ve sürekli tetikte olma hâlinin dışavurumudur.

Ebeveynin verdiği tepki, tek bir davranıştan ziyade uzun süredir taşınan bir gerilime yönelik olabilir. Çatışma anlarında yalnızca çocuğun değil, ebeveynin de duygusal düzenleme becerileri ciddi şekilde zorlanır. Klinik pratikte sıkça karşılaşılan bağırma, sert tepkiler veya ani cezalar, ebeveynin kötü niyetinden değil; duygusal kapasitesinin o an için aşılmasından kaynaklanır.

Çatışma Anlarında Beynin Tepkisi ve İletişim Engelleri

Öfke yükseldiğinde beynin mantıklı düşünmeden sorumlu alanları geçici olarak işlevini yitirir. Bu biyolojik durum, yapılan açıklamaların, uyarıların ya da cezaların etkisiz kalmasına neden olur. Böyle anlarda hem çocuk hem de ebeveyn için iletişim kanalları tamamen kapanır. Ebeveyn kendisini kontrolünü kaybetmiş hissedebilir ve bu hissin ardından yoğun suçluluk ve pişmanlık duyguları devreye girebilir.

Stratejik Bir Yöntem: Durabilme Becerisi

DEHB’li çocuklarla yaşanan çatışmalarda en temel ve etkili yaklaşımlardan biri durabilmektir. Buradaki durmak; görmezden gelmek, pes etmek ya da sorunu ertelemek anlamına gelmez. Aksine, duyguların yatışabilmesi için bilinçli olarak zaman kazanmaktır. Yoğun öfke anında konuşmaya devam etmek veya kural hatırlatmak, durumu daha da tırmandırır.

Kısa bir mola vermek, hem ebeveynin hem de çocuğun sinir sisteminin sakinleşmesine ve mantığın yeniden devreye girmesine olanak tanır. Bu süreç, oyunu bırakmak değil; oyuna daha sağlıklı bir şekilde devam edebilmek için verilen bir ara gibidir. Zaman, bu noktada düzenleyici bir işleve sahiptir.

Duygusal Düzenlemede Molanın Avantajları

Kısa bir durma süresi, çocuğun duygusal yoğunluğunun azalmasına ve yaşanan olaya daha gerçekçi bakabilmesine yardımcı olur. Bu yöntemin sağladığı temel faydalar şunlardır:

  • Ebeveyn İçin: Kendi duygularını toparlayabilme ve daha işlevsel bir tutum geliştirme fırsatı sunar.
  • Çocuk İçin: Reddedilmediğini, yalnızca duygusal bir düzenlenmeye ihtiyaç duyulduğunu anlamasını sağlar.
  • Süreç İçin: Önceden konuşulmuş ve net bir çerçeveye sahip mola, güvenli bir iletişim ortamı oluşturur.
DurumTepkisel YaklaşımStratejik Durma (Mola)
İletişimKanallar kapanır, çatışma artırır.Sinir sistemi sakinleşir, mantık devreye girer.
SonuçPişmanlık ve suçluluk hissi.İşlevsel tutum ve sağlıklı çözüm.
Çocuğun AlgısıCezalandırılma ve reddedilme.Düzenlenme ve anlaşılma ihtiyacı.

Ebeveynlikte Öz Şefkat ve Klinik Bakış Açısı

DEHB’li bir çocukla yaşamak, ebeveynlikten çok daha fazlasını ve ciddi bir emek gerektirir. Sürekli tekrar eden davranışlarla baş etmek, ebeveynin zaman zaman zorlanmasına, öfkelenmesine ya da tükenmiş hissetmesine neden olabilir; bu durum son derece insani ve anlaşılırdır. Klinik olarak önemli olan nokta, bu zorlanmayı fark edebilmek ve destekleyici başa çıkma yolları geliştirmektir.

Çocuğun duygularını düzenleyebilmesi için ebeveynin sakinliği bir dış destek işlevi görür. Ancak bu, ebeveynin her zaman kusursuz bir sakinlikte olması gerektiği anlamına gelmez. Daha gerçekçi olan yaklaşım; durumu fark etmek, durmak, gerekirse yeniden denemek ve bu süreçte ebeveynin kendisine karşı daha şefkatli olabilmesidir.

Etiketler

Dikkat problemiDEHB ve ebeveyn- çocuk çatışmalarıDEHB nasıl yönetilirÇocuk psikolojisiÇatışma yönetimi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

2016 yılında Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Lisans eğitimimin 1,5 yılını burslu olarak yurt dışında, uluslararası değişim öğrencisi olarak tamamladım.
Bu süreçte farklı kültürleri tanıma ve Avrupa ile Balkan ülkelerinin psikoterapi yaklaşımlarını yakından deneyimleme fırsatı buldum. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamlayarak uzman unvanını aldım. Şu anda Sakarya Üniversitesi’nde 2022 yılında başladığım doktora eğitimime devam etmekteyim.
Meslek hayatım boyunca çocuk, ergen, yetişkin, çift ve ailelerle psikolojik danışma süreçlerinde görev aldım. Danışma sürecinde, bireylerin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış ve bilimsel temelli yöntemlerle çalışmayı önemsiyorum.
İstanbul ve Sakarya’daki özel eğitim kurumlarında psikolojik danışman olarak edindiğim deneyimlerin yanı sıra, Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi ile bu alanda da yetkinlik kazandım.
Katıldığım başlıca mesleki gelişim eğitimleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Sanat Terapisi, Aile Danışmanlığı, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Masal Terapisi, DEHB Uzman Eğitimi, Attentioner Dikkat Terapi Programı, Objektif Testler ve MOXO Dikkat Testi yer almaktadır.
İnsanın kendini tanıma ve dönüştürme sürecine eşlik etmeyi, yaşamda anlam, denge ve içsel güç bulmalarına destek olmayı değerli buluyorum. Her danışma sürecini, kişinin kendine doğru yaptığı bir yolculuk olarak görüyor ve bu yolculukta empati, güven ve anlayışı merkeze alarak ilerliyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.