Doktorsitesi.com

İlkokul Çağında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Psk. Dan. Nesli Şah Gürkaş
Psk. Dan. Nesli Şah Gürkaş
25 Şubat 202636 görüntülenme
Randevu Al
Sonuç olarak, ilkokul çağında DEHB erken fark edildiğinde ve doğru yaklaşımla ele alındığında yönetilebilir bir durumdur. Aile, öğretmen ve uzman iş birliği çocuğun uyum sürecini kolaylaştırır. Sevgi, sabır ve yapılandırılmış bir ortam, DEHB’li bir çocuğun potansiyelini ortaya çıkarmasında en önemli destekleyici unsurlardır.
İlkokul Çağında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlkokul Çağında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk döneminde en sık karşılaşılan nörogelişimsel bozuklukların başında gelir. Bu durum, özellikle akademik sorumlulukların, kural algısının ve odaklanma beklentisinin arttığı ilkokul döneminde belirginleşir. Okulun yapılandırılmış ortamı, DEHB belirtilerini daha görünür kıldığı için birçok çocuk ilk tanısını bu kritik yıllarda alır.

DEHB’nin Üç Ana Belirti Kümesi

DEHB, temel olarak üç ana kategori altında incelenir. Ancak her çocukta bu belirtilerin yoğunluğu ve dağılımı farklılık gösterebilir. Bazı vakalarda sadece dikkat sorunları gözlemlenirken, bazılarında hareketlilik ve kontrol güçlüğü ön plandadır.

1. Dikkat Eksikliği Belirtileri

İlkokul çağındaki bir çocukta dikkat eksikliği, genellikle akademik süreçlerde kendini gösterir. Bu gruptaki çocuklar çevreleri tarafından sıklıkla "dalgın" veya "hayal kuran" olarak tanımlanır. Tipik belirtiler şunlardır:

  • Derse odaklanmakta güçlük çekme ve yönergeleri tam dinlememe.
  • Ödevleri eksik bırakma ve kişisel eşyaları sıkça kaybetme.
  • Sınıfta dış dünyayla ilgilenme veya bir işe başlamadan önce uzun süre oyalanma.

2. Hiperaktivite (Aşırı Hareketlilik)

Hiperaktivite, çocuğun gelişim düzeyine kıyasla beklenenden çok daha hareketli olmasıdır. Özellikle sınıf ortamında uzun süre oturması gereken çocuk için bu durum ciddi bir uyum sorununa dönüşebilir. Sürekli yerinden kalkma, sandalyede sallanma, tırmanma ve sessiz oyun oynamakta zorlanma en yaygın davranışlardır.

3. Dürtüsellik

Dürtüsellik, çocuğun sonuçları düşünmeden hareket etmesi durumudur. Bu durum hem akademik hem de sosyal ilişkileri doğrudan etkiler. Dürtüsel çocuklar şu eğilimleri gösterebilir:

  • Sorunun tamamlanmasını beklemeden cevap vermek.
  • Sıra beklemekte zorlanmak ve başkalarının sözünü kesmek.
  • Ani tepkiler vererek farkında olmadan kuralları ihlal etmek veya arkadaşlarıyla tartışmak.

DEHB'nin Akademik ve Sosyal Etkileri

İlkokul döneminde DEHB, sadece ders başarısını değil, çocuğun özgüven gelişimini de derinden etkiler. Sürekli eleştirilen veya "yaramaz" olarak etiketlenen çocuk, zamanla kendini yetersiz hissedebilir. Bu süreç; kaygı, öfke ve içe kapanma gibi ikincil sorunlara yol açabilir. Bu noktada öğretmen ve veli iş birliğinin zayıf olması, çocuğun yaşadığı zorluğu artırır.

DEHB’nin Nedenleri Nelerdir?

DEHB'nin ortaya çıkmasında tek bir faktör değil, karmaşık bir yapı söz konusudur. Araştırmalar şu unsurlara dikkat çekmektedir:

Faktör GrubuAçıklama
Genetik YatkınlıkAilede DEHB öyküsü olması riski önemli ölçüde artırır.
Nörobiyolojik YapıBeynin dikkat ve dürtü kontrolü bölgelerindeki nörokimyasal farklılıklar.
Gelişimsel RisklerErken doğum, düşük doğum ağırlığı ve prenatal (doğum öncesi) riskler.
Çevresel EtkenlerYoğun çevresel stres faktörleri.

Tanı ve Değerlendirme Süreci

DEHB tanısı, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Süreç, bir çocuk psikiyatristinin klinik görüşmesiyle başlar. Tanı konulabilmesi için şu kriterler aranır:

  1. Belirtilerin en az altı ay boyunca devam etmesi.
  2. Belirtilerin hem ev hem de okul gibi birden fazla ortamda görülmesi.
  3. Aile ve öğretmenden alınan detaylı bilgilerin psikolojik testlerle desteklenmesi.

Tedavi ve Destek Yöntemleri

Tedavi süreci her çocuk için bireysel olarak planlanmalıdır. En etkili sonuçlar, farklı müdahalelerin birleşimiyle alınır:

  • Davranışçı Müdahaleler: Sınıf içinde kısa ve net yönergeler vermek, görevleri küçük parçalara bölmek ve görsel hatırlatıcılar kullanmak.
  • Ebeveyn Eğitimi: Ailenin süreci yönetebilmesi için bilgilendirilmesi tedavinin temelidir.
  • İlaç Tedavisi: Uzman doktor gerekli gördüğünde, dikkat süresini artırmak ve dürtü kontrolünü sağlamak amacıyla ilaç önerebilir.

Sonuç olarak; DEHB, doğru yaklaşımla yönetilebilir bir durumdur. Bu çocukların yaratıcılık, yüksek enerji ve hızlı düşünme gibi güçlü yönleri, uygun destekle ortaya çıkarılabilir. Aile, okul ve uzman iş birliği; sevgi ve sabırla birleştiğinde çocuğun potansiyelini en üst seviyeye taşımasını sağlar.

Etiketler

İlkokul Çağında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Nesli Şah Gürkaş

Psk. Dan. Nesli Şah Gürkaş

Psk. Dan.Nesli Şah Gürkaş, lisans eğitimini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde tamamlayarak Psikolojik Danışman unvanını almıştır.

Türk PDR-DER fahri üyeliği, ÇOMÜ Eğitim Bilimleri bölüm temsilciliği bulunmaktadır.

Psk. Dan.Nesli Şah Gürkaş,mesleki çalışmalarına ise şu an Özgün Danışmanlık Merkezi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.