Doktorsitesi.com

2–3 Yaş: Sendrom mu, Gelişim mi?

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar
10 Ocak 202617 görüntülenme
Randevu Al
2–3 yaş dönemi, çocuğun “ben” ile “biz” arasındaki dengeyi kurmayı öğrendiği bir eşiktir. Bu dönemi bir kriz ya da sendrom olarak değil; çocuğun gelişimsel bir çağrısı olarak görebilmek, hem ilişkiyi korur hem de çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimini destekler. Çünkü bu süreç zorlayıcı olabilir, ancak doğru eşlik edildiğinde çocuğun yaşam boyu taşıyacağı önemli kazanımların temelini oluşturur.
2–3 Yaş: Sendrom mu, Gelişim mi?

2–3 yaş dönemi çoğu zaman “2–3 yaş sendromu” olarak tanımlanır. Oysa bu ifade, çocuğun yaşadığı gelişimsel ihtiyacı değil; yetişkinlerin bu dönemde yaşadığı zorlanmayı tarif eder. Çünkü ortada bir sendromdan çok, çocuğun bireyselleşme ve sınırlarını genişletme ihtiyacı vardır. Bu dönem, çocuğun gelişiminde olması gereken, sağlıklı ve geçici bir evredir.

Bu yaş aralığında çocuk, kendini ayrı bir birey olarak fark etmeye başlar. Kendi bedeni, istekleri ve tercihleri üzerinde söz sahibi olduğunu keşfeder. “Hayır” demek, itiraz etmek, ağlamak ya da ısrarcı olmak; çoğu zaman yanlış anlaşılan ama gelişimsel olarak anlamlı olan bu sürecin doğal parçalarıdır.

Çocuk, çevresine şunu sormaktadır: “Ne kadar ayrı olabilirim ve hâlâ güvende kalabilir miyim?” Bu davranışlar kontrol edilmesi gereken sorunlar olarak ele alındığında, çocuğun temel ihtiyacı gözden kaçabilir. Oysa bu dönemde çocuk, bastırılmaya değil; anlaşılmaya, görülmeye ve tutarlı sınırlarla desteklenmeye ihtiyaç duyar. Sınırlar, çocuğun özgürlüğünü kısıtlayan değil; onun dünyayı güvenle keşfetmesini sağlayan çerçevelerdir. Net, sakin ve öngörülebilir sınırlar; çocuğun hem bağımsızlaşmasına hem de duygusal güvenini korumasına yardımcı olur.

Ebeveynin bu süreçteki tutumu belirleyicidir. Çocuğun duygularını fark eden, davranış ile duyguyu ayırt edebilen ve tepkilerinde tutarlı kalan yetişkinler; çocuğun içsel düzenleme becerilerinin gelişmesine katkı sağlar. Aksi halde, sürekli müdahale edilen ya da tamamen sınırsız bırakılan bir ortam, çocukta kafa karışıklığı ve güvensizlik yaratabilir. 2–3 yaş dönemi, çocuğun “ben” ile “biz” arasındaki dengeyi kurmayı öğrendiği bir eşiktir. Bu dönemi bir kriz ya da sendrom olarak değil; çocuğun gelişimsel bir çağrısı olarak görebilmek, hem ilişkiyi korur hem de çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimini destekler. Çünkü bu süreç zorlayıcı olabilir, ancak doğru eşlik edildiğinde çocuğun yaşam boyu taşıyacağı önemli kazanımların temelini oluşturur.

Etiketler

Çocuk psikolojisiEbeveyn davranışları2-3 yaş sendromuGelişim eşiğiUyum

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

Uzm. Psk. Dan. Yağmur Sayın Çakar

2016 yılında Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Lisans eğitimimin 1,5 yılını burslu olarak yurt dışında, uluslararası değişim öğrencisi olarak tamamladım.
Bu süreçte farklı kültürleri tanıma ve Avrupa ile Balkan ülkelerinin psikoterapi yaklaşımlarını yakından deneyimleme fırsatı buldum. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamlayarak uzman unvanını aldım. Şu anda Sakarya Üniversitesi’nde 2022 yılında başladığım doktora eğitimime devam etmekteyim.
Meslek hayatım boyunca çocuk, ergen, yetişkin, çift ve ailelerle psikolojik danışma süreçlerinde görev aldım. Danışma sürecinde, bireylerin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış ve bilimsel temelli yöntemlerle çalışmayı önemsiyorum.
İstanbul ve Sakarya’daki özel eğitim kurumlarında psikolojik danışman olarak edindiğim deneyimlerin yanı sıra, Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı Eğitimi ile bu alanda da yetkinlik kazandım.
Katıldığım başlıca mesleki gelişim eğitimleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Sanat Terapisi, Aile Danışmanlığı, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Masal Terapisi, DEHB Uzman Eğitimi, Attentioner Dikkat Terapi Programı, Objektif Testler ve MOXO Dikkat Testi yer almaktadır.
İnsanın kendini tanıma ve dönüştürme sürecine eşlik etmeyi, yaşamda anlam, denge ve içsel güç bulmalarına destek olmayı değerli buluyorum. Her danışma sürecini, kişinin kendine doğru yaptığı bir yolculuk olarak görüyor ve bu yolculukta empati, güven ve anlayışı merkeze alarak ilerliyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.