Doktorsitesi.com

Katı Aile Kuralları ile Büyüyen Çocuklar

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
23 Şubat 202610 görüntülenme
Randevu Al
Her kültürün, her ailenin farklı dinamikleri vardır. Bazı ailelerde koşulsuz sevgiyi hissettirmek ön plandayken bazılarında ise disiplin duygulardan önce gelir.
Katı Aile Kuralları ile Büyüyen Çocuklar

Farklı aile dinamiklerinde yetişen çocuklar gelecekte farklı kimliklerle sosyal hayatta var olurlar. Kimisi hata yapmaktan korkarken kimisi sevgiyi her zaman bir koşula bağlar. Kimisi güven problemleri yaşarken kimisi karşısına çıkan ilk kişiye güvenmeyi seçer. Bu sağlıksız durumlar genellikle çocukluk döneminde ailede şekillenen yanlış inançlardan kaynaklıdır.

Disiplinin ve katı kuralların olduğu evlerde yetişen çocuklar, hareketlerini ve duygularını kontrol etmeyi çok erken yaşta öğrenirler. Diğer çocukların yaptığı yaramazlıklar, uymadığı kurallar, gösterdiği büyük tepkiler katı kuralları olan ailelerde cezalandırmalarla, sert tepkilerle karşılık görür. Çocukluğunu özgürce yaşayamayan bireyler ise ileri yaşamlarında ailelerinden gelen bu baskılar yüzünden her zaman kendi kimliklerini bir düzene sokma eğilimi gösterirler.

Çocukluğunu sağlıklı yaşayamayan biri büyüdüğünde yetişkinliğini de sağlıklı yaşayamaz. Ya çocukken yapamadıklarını büyüdüğünde ilk kendini özgür hissettiğinde yapmak ister, ya da ailesinden gelen aşırı disiplini kendi benliğine benimseyerek aynı şekilde yine içinden geldiği gibi davranmayı reddedip, duygularını bastırarak ailesinin kimliğini taşımaya devam eder. Bu iki uç da yetişkin bireyler için sağlıksız kişilik tipleridir. Fakat iki karakterin de altında görülmemiş bir çocuk yatmaktadır.

Katı ailelerde büyüyen çocukların en çok hissettiği duygu korkudur. Aile büyüklerinin kurallarla, cezalarla bastırdıkları çocukları dışardan olgun olarak görünse de içlerde bir yerde yaşanmamış çocuklukları açığa çıkmak ister. Fakat en ufak bir kurala karşı gelmede, veya kendi akranlarının çok basitçe yaptıklarını yapmak istediklerinde büyük ve sert tepkilerle karşılaşırlar. Bu tepkilerle karşılaşmamak için sürekli tetikte ve korku içinde büyümek bir çocuk için yaşayabileceği en kötü tecrübelerden biridir.

Bu ortamda büyüyen çocuk için sevgi ile onay birbirine karışır. Sevgi doğal bir hak değil, kazanılması gereken bir ödül gibi hissedilir. Adımlarını ailesinden onay almak için atmaya başlar, evde gördüğü disiplinden uzaktayken bile en ufak hatasında çok tetiklenebilir. Katı ailelerde duygu ifadesi çoğu zaman zayıflık olarak sayılır. Ağlamak abartı, itiraz etmek saygısızlık, sınır koymak nankörlüktür. Böyle büyüyen çocuk yetişkin olduğunda kendi duygularını küçümsemeyi öğrenmiş olur. Canı yansa bile “abartma” der kendine. Öfkesi varsa bastırır. Üzüntüsü varsa içine atar. Hatta kişi ailesinin söylediklerinden bile daha sert konuşabilir kendisine karşı. Benliğine olan toleransı çok düşüktür.

İyileşmenin yaşanması için kişinin çocuklukta hayatta kalma mekanizmasıyla otoriteye karşı gelemediğini ve denilen her şeyi yaptığını, duygularını bastırdığını fark etmesi gerekir. Eğer yetişkinliğinde birey bu ayrımı yapabilecek olgunluğa ulaşırsa hayatını artık daha sağlıklı yaşamaya başlayabilir. Çünkü yetişkin birey hâlâ çocukken öğrendiği kurallarla yaşıyorsa, içindeki otorite dışarıdaki hayattan onu daha fazla zorlar. Çok disiplinli insanlar dışardan güçlü karakterler gibi de görünseler aslında derinliklerine indiğimizde orada hâlâ korkuyla onay bekleyen küçük çocuklar durmaktadır.

Stajyer Psikolog Dilara Merve Aydın

Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.