Doktorsitesi.com

FOBİLERİMİZ

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
7 Mart 20131342 görüntülenme
Randevu Al
FOBİLERİMİZ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Fobilerimiz: Korku ve Kaygı Arasındaki İnce Çizgi

Kişilerin benliğinde barındırdığı kaygı ve korkular, her bireyde görülebilen doğal ve evrensel duygulardır. Ancak bu duyguların derecesi, kişinin günlük yaşamında aksamalara ve işlevsellik kaybına neden oluyorsa, bu durum fobi olarak adlandırılır. Fobiler, sıradan bir korkunun ötesine geçerek bireyin yaşam alanını kısıtlayan psikolojik bir durumdur.

Fobi Kelimesinin Anlamı ve Kökeni

Fobi kelimesi, köken olarak Latince "dehşet" anlamına gelen phobos sözcüğünden türetilmiştir. Yunan mitolojisinde ise Phobos, dehşet tanrısını temsil eder. Günümüzde fobi; bir nesne, durum veya etkinliğin yarattığı; kişinin kendisi tarafından da yersiz veya aşırı kabul edilen, usdışı ve inatçı bir korku türü olarak tanımlanmaktadır.

Korku ve Fobi Arasındaki Farklar

Her canlı, varlığını tehdit eden unsurlar karşısında içgüdüsel olarak kaçma eğilimi gösterir. Bu bağlamda korku, canlılığın sürdürülebilmesi için gerekli ve faydalı bir savunma mekanizmasıdır. Korku ile fobi arasındaki temel farklar şunlardır:

  • Korku: Belirgin bir tehlike anında hissedilen gerilim, hızlı kalp atışı ve kaçma/kavga etme dürtüsüdür.
  • Fobi: Korkunun insan yaşamını kısıtladığı ve özgürce yaşamasını engellediği noktada kazandığı niteliktir.
  • Fobik Uyarıcı: Kişide kaçınmaya yönelik karşı konulmaz bir arzu yaratır; kaçınmanın imkansız olduğu durumlarda panik tepkisi tetiklenir.

Fobilerin Genel Özellikleri

Fobiler, toplumda genellikle bir hastalık yerine kişilik özelliği veya huy olarak algılandığı için tedaviye başvuru oranları düşüktür. Fobilerin temel karakteristik özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  1. Fobilerde duyulan korku mantıksız ve aşırıdır.
  2. Fobi sahibi bireylere fobik denir.
  3. Kadınlarda erkeklere oranla 2,5 kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.
  4. Kaynağı genellikle bilinçsizdir; Freud'un yaklaşımına göre temelinde bilinçaltındaki çözümlenmemiş çelişkiler yatar.

Fobi Çeşitleri: Basit ve Karmaşık Fobiler

Psikoloji literatüründe fobiler, etki alanlarına ve karmaşıklık düzeylerine göre iki ana gruba ayrılmaktadır:

Fobi TürüTanımıÖrnekler
Basit FobiTek bir nesne veya duruma karşı duyulan, sınırları belli korkulardır.Yılan, yükseklik, örümcek korkusu.
Karmaşık FobiÇok boyutlu olan ve günlük yaşam uyumunu zorlaştıran korkulardır.Agorafobi (açık alan, toplum içine çıkma).

Sosyal Fobi ve Etkileri

Karmaşık fobilerin en yaygın türlerinden biri olan sosyal fobi, kişinin başkaları tarafından gözlemlenebileceği durumlarda hissettiği yoğun kaygı bozukluğudur. Temelinde "Başkası beni görünce ne der?" düşüncesi ve yargılanma korkusu yatar. Genellikle ergenlik yıllarında başlar ve kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülür.

Fobiler Neden Kalıcı Hale Gelir?

Bir fobinin uzun süre ortadan kalkmamasının iki temel nedeni bulunmaktadır. Birincisi, kişinin korkulan uyarıcıdan sürekli kaçmasıdır. İkincisi ise uyarıcı ile karşılaşıldığında bireyin kendine sürekli olumsuz mesajlar vermesi, bu durumun olumlu bir deneyime dönüşmesini engellemesidir.

En Yaygın Fobi Çeşitleri Listesi

Dünya genelinde en sık karşılaşılan fobi türleri şunlardır:

  • Akrofobi: Yükseklik korkusu
  • Agorafobi: Açık alan korkusu
  • Klostrofobi: Kapalı yer korkusu
  • Kinofobi: Köpek korkusu
  • Payrofobi: Ateş korkusu
  • Zoofobi: Hayvan korkusu
  • Antrofobi: İnsan korkusu
  • Akuafobi: Su korkusu
  • Astrofobi: Şimşek korkusu
  • Mizofobi: Pislik ve bulaşıcılık korkusu
  • Ofidofobi: Yılan korkusu

Sonuç olarak fobi, tedavi edilemez bir rahatsızlık değildir. Her bireyin özel durumuna uygun tedavi yöntemleri ile bu davranışlardan kurtulmak ve yaşam kalitesini artırmak mümkündür.

Psikolog Zehra BİNİCİ
([email protected])

Etiketler

FobiFobilerimizKarmaşık fobiBasit fobi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Zehra Binici Tekin; psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, ayrıca Marmara Üniversitesi’nde aile danışmanlığı eğitimi almıştır. Doktora çalışmaları devam etmektedir. Akademik birikimini bireylerin ve ailelerin yaşamlarına dokunarak geliştirmeyi hedefleyen Binici Tekin, hem saha deneyimi hem de yayın çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Lisans dönemini yoğun stajlarla geçiren Tekin; meslek hayatına 2012 yılında Küçükçekmece Kaymakamlığı bünyesinde öksüz ve yetim çocuklara yönelik yürütülen “Yalnız Değilsin Yeteriz Yetişiriz” projesiyle adım atmıştır.
2013–2015 yılları arasında İstanbul Arnavutköy Belediyesi’nde psikolog ve aile danışmanı olarak görev yapmıştır. 2015 yılında Ankara’ya yerleşmiş, çeşitli psikoloji merkezlerinde kurucu ve yönetici pozisyonlarında çalışmıştır. Bireysel danışmanlıkların yanı sıra aile ve çocuk odaklı programlara katkı sağlamaktadır.
Bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelerle paylaşmayı önemseyen Binici Tekin, bugüne kadar birçok televizyon ve radyo programına konuk olmuş; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarında seminerler vermiştir. Özellikle aile içi iletişim, öfke sorunları, çocuk ve ergen psikolojisi, özgüven sorunları, sınav kaygısı, panik atak, depresyon ve davranış bozuklukları üzerine uzmanlaşmıştır.
Yazarlık yönü de güçlü olan Zehra Binici Tekin, Prof. Dr. Sefa Saygılı ile kaleme aldığı “Çocuk Eğitiminde 365 Güne 365 Tavsiye” kitabının yanı sıra, “Çocuk Eğitiminde Her Güne Bir Tavsiye” adlı eserleriyle ebeveynlere pratik ve uygulanabilir öneriler sunmuştur. Bu kitaplarıyla ailelerin çocuklarıyla kurdukları ilişkide daha bilinçli ve sağlıklı adımlar atmasına katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra, hazırladığı “İz Bırakanlar Serisi” ile pandemi döneminde toplumsal fayda adına gönüllü olarak alanında uzman birçok isim ile toplamda 156 yayın gerçekleştirmiştir. Youtube ve Instagram üzerinden düzenli olarak bilgi paylaşımları yapmaya devam eden Binici Tekin, psikoloji alanındaki güncel gelişmeleri toplumla buluşturmaya özen göstermektedir.
Çalışmalarında empatik, çözüm odaklı ve iletişim temelli bir yaklaşımı benimseyen Zehra Binici Tekin, bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemekte; küçük değişimlerin büyük dönüşümleri beraberinde getirebileceğine inanmaktadır. Onun için psikoloji, yalnızca bir bilim değil; insan ruhuna dokunma sanatı ve yaşam biçimidir.
Her danışanını hayatının kırılgan anında karşılaştığı bir misafir olarak kabul eder; kalbine bırakılan her hayat hikâyesini emanet titizliğinde korur, özenle saklar; sözüne, sırrına ve yolculuğuna bu bilinçle yaklaşır. Bu yüzden mesleğini bir görev olarak değil, ruhların ve kalplerin yolculuğu olarak görür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.