Doktorsitesi.com

Duygusal Çöküş Hissi ile Depresyon ve Tükenmişlik Arasındaki İlişki

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
4 Şubat 20269 görüntülenme
Randevu Al
Depresyon ve tükenmişlik sendromu, psikolojik literatürde iyi tanımlanmış yapılardır. Buna karşın duygusal çöküş hissi, tanısal sınıflandırmalarda yer almayan ancak klinik gözlemlerde sıklıkla karşılaşılan bir deneyimdir.
Duygusal Çöküş Hissi ile Depresyon ve Tükenmişlik Arasındaki İlişki

Depresyon ile İlişkisi
Depresyon; çökkün duygudurum, ilgi kaybı, değersizlik düşünceleri ve bilişsel yavaşlama
gibi belirtilerle karakterizedir. Duygusal çöküş hissinde ise:
Çökkün duygudurum her zaman belirgin değildir.
Bilişsel çarpıtmalar daha sınırlıdır.
Umutsuzluk yerine duygusal donukluk ön plandadır.
Bu durum, duygusal çöküş hissinin depresyondan ayrıştığını göstermektedir.

Tükenmişlik Sendromu ile İlişkisi
Tükenmişlik, özellikle işle ilişkili kronik stres sonucunda ortaya çıkan duygusal yorgunluk,
duyarsızlaşma ve kişisel başarı hissinde azalma ile tanımlanır. Duygusal çöküş hissi ise iş
bağlamının ötesinde, yaşamın genel alanlarına yayılabilir.

Ayırıcı Noktalar
Duygusal çöküş hissi:
Klinik tanı kriterlerini karşılamayabilir.
Daha çok duygusal süreçlerle ilişkilidir.
Zaman içinde depresif belirtilere zemin hazırlayabilir.

Sonuç
Duygusal çöküş hissi, depresyon ve tükenmişlik ile örtüşen ancak onlardan kavramsal
olarak ayrışan bir psikolojik deneyimdir. Bu ayrımın yapılması, klinik değerlendirme ve
müdahale planlamasında önemli bir rol oynamaktadır.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.