Doktorsitesi.com

Biz Bir Aynayız

Klinik Psikolog Asım Eren
Klinik Psikolog Asım Eren
27 Mayıs 2011883 görüntülenme
Randevu Al
  • Kötü söz ve hakaretler, karşı taraf tarafından kabul edilmediği sürece yalnızca söyleyen kişinin karakterini ve zayıflığını yansıtır.
  • Bilge samuray hikayesi, ağır provokasyonlar karşısında tepkisiz kalarak sükuneti korumanın karşı tarafı etkisiz hale getirdiğini göstermektedir.
  • Kıskançlık ve öfke gibi olumsuz duygular, tıpkı kabul edilmeyen bir hediye gibi sahibine geri döner ve onu bağlar.
Biz Bir Aynayız
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kötü Söz ve Hakaretlerin Gerçek Sahibi Kimdir?

Halk arasında yaygın olarak kullanılan “kötü söz sahibine aittir” ifadesi, bireyin ağzından çıkan her kelimeden bizzat sorumlu olduğunu hatırlatır. Bir başkasının size yönelik olumsuz ithamları, sizin gerçekliğinizi değil; o kişinin karakter seviyesini, acizliğini ve zayıflığını yansıtır. Özellikle kekemelik gibi kişisel durumlarla ilgili sarf edilen kırıcı sözler, siz o söze sahip çıkmadığınız müddetçe yalnızca söyleyen kişiyi bağlar.

Bilge Samuray ve Provokasyon Ustası Savaşçının Hikayesi

Tokyo yakınlarında, yaşlandıktan sonra kendini gençlere Zen Budizmini öğretmeye adayan büyük bir samuray yaşıyordu. İleri yaşına rağmen, hala tüm rakiplerini alt edebilecek bir güce sahip olduğu söyleniyordu. Bir akşam, vicdansızlığı ve provokasyon teknikleriyle ün salmış genç bir savaşçı onu ziyarete geldi.

Bu savaşçının stratejisi, rakibinin ilk hamleyi yapmasını beklemek ve ardından keskin zekasıyla rakibinin zayıf noktalarını değerlendirip şimşek hızıyla karşı atağa geçmek üzerine kuruluydu. Genç ve sabırsız savaşçı, o güne kadar tek bir karşılaşmayı bile kaybetmemişti. Amacı, yaşlı samurayı yenerek kendi şöhretini daha da büyütmekti.

Sabır ve Tepkisizliğin Gücü

Öğrencilerinin tüm itirazlarına rağmen bilge samuray, kendisine meydan okuyan savaşçının çağrısını kabul etti. Şehrin en büyük meydanında toplanan kalabalığın önünde genç adam, yaşlı öğretmene hakaret etmeye başladı. Ona taşlar fırlattı, yüzüne tükürdü ve samurayın ailesine yönelik ağır küfürler savurdu.

Saatler süren bu ağır provokasyon boyunca yaşlı adam tamamen tepkisiz kaldı. Akşam sona ererken, ateşli savaşçı yorulmuş ve amacına ulaşamamanın verdiği utançla geri çekilmek zorunda kaldı. Hocalarının bu aşağılanmalara neden cevap vermediğini anlamayan öğrenciler, hayal kırıklığı içinde şu soruyu sordular:

"Bunca aşağılanmaya nasıl dayandınız? Her ne kadar dövüşü kaybetme riskiniz olsa da, kendinizi bir korkak olarak göstermektense neden kılıcınızı kullanmadınız?"

Sonuç: Kabul Edilmeyen Hakaret Kimde Kalır?

Yaşlı samuray, öğrencilerinin bu sorusuna bilgece bir soruyla karşılık verdi:

  • Samuray: "Birisi elinde bir hediye ile size gelse ama siz o hediyeyi kabul etmeseniz, sonuçta hediye kime aittir?"
  • Öğrenciler: "Onu vermeye çalışan kişiye aittir."

Bilge öğretmen, hayat dersi niteliğindeki şu sözlerle konuyu özetledi: "Kıskançlık, öfke ve hakarette de aynı durum geçerlidir. Eğer kabul edilmezlerse, o duygular onları yanında taşıyan kişiye ait olarak kalırlar."

KavramEtki ve Sonuç
Kötü SözSöyleyenin zayıflığını ve seviyesini gösterir.
ProvokasyonTepki verilmediği sürece etkisiz kalır.
HakaretKabul edilmediğinde sahibine geri döner.
BilgelikÖfke ve nefrete karşı sükuneti koruyabilmektir.

Etiketler

KıskançlıkÖfkeHakaretProvokasyon

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Asım Eren

Klinik Psikolog Asım Eren

Uzm. Psk. Asım EREN, 1970 yılında İzmit'te doğmuştur. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi'nde bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Yüksek Lisansını ise İstanbul Maltepe Üniversitesi'nde yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.