Doktorsitesi.com

DEVRİM YERİNE DEPRESYON

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen
Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen
14 Kasım 2022129 görüntülenme
Randevu Al
DEVRİM YERİNE DEPRESYON
DEVRİM YERİNE DEPRESYON
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Neoliberalizm ve Modern Benliğin İnşası

Yeni kültürel iklim içerisinde mutluluk, olumluluk ve bireyin kendi kendisinin girişimcisi olma motivasyonu, özgür seçimler olduğu yanılgısıyla bireyler üzerinde ağır bir psikolojik baskı yaratmaktadır. Kendi öyküsünü yaratmak zorunda hisseden modern insan, farkında olmadan kendi isteğiyle sömürülmektedir. Benliğin salt kendini geliştirmeye yönelik algısı pozitif psikoloji söylemleriyle desteklenirken; toplumsal, siyasal ve ekonomik bağlamda hak savunuculuğunun yerini ne yazık ki depresyon almaktadır.

Kamusal olanın özelleştirilerek kişisel alana indirgenmesi, sorunların kaynağını toplumsal düzlemden psikoloji alanına kaydırmıştır. Günümüzde artık düzeltilmesi gereken unsurlar toplumsal aksaklıklar değil, bireysel sorunlar olarak görülmektedir.

Ekonomi Temelli İdeoloji ve Öznenin İnşası

Tarihsel süreçler, değişen koşullara göre çeşitli normlar üretir ve dönemin normatif idealleri öz varlığın şekillenmesinde belirleyici rol oynar. Günümüzün ekonomi temelli gelişen ideolojisi; benliği tüketim, dijital ün ve içi boşaltılmış bir öz varlık tanımı üzerinden biçimlendirmektedir.

Neoliberalizm, geçmiş dönemlerden farklı olarak özneyi sadece denetlemekle kalmaz, onu yeniden inşa etmeyi talep eder. Öznenin dışarıdan müdahaleyle bu şekilde inşa edilmesi, bireyin otantikliğinin kayboluşuna ve benliğin bağlamından koparılmasına işaret eder. Bu süreçte benliğe yönelik üç temel söylem geliştirilir:

  • Normal Benlik: Sistemin standartlarına uyum sağlayan yapı.
  • Gelişen Benlik: Sürekli bir öğrenme ve adaptasyon hali.
  • Üreten Benlik: Ekonomik değer yaratmaya odaklı kimlik.

Yatırım Nesnesi Olarak Birey ve Girişimci Benlik

Neoliberal düzende birey, kendisine bir şirket muamelesi yapmak zorundadır. Kişi; iktisadi olmayan tüm niteliklerini geride bırakması beklenen, sürekli beceri ve donanım kazanması gereken bir yatırım nesnesine dönüşür. Bu yeni benlik tasarımı şu stratejileri edinmek zorundadır:

  1. Risk alma becerilerini geliştirmek.
  2. Değişime her zaman açık olmak.
  3. Güvensizlikle başa çıkma yollarını öğrenmek.
  4. Daimi bir öz-yönetim ve eğitim disiplini sağlamak.

İlişkilerde Kar-Zarar Dengesi ve Network Kavramı

Yatırım nesnesine dönüşen özne için her ilişkinin muhtemel bir getirisi olmalıdır. Bu durum, ötekinin varlığını bir kâr-zarar hesabına evirir. Duygusal yakınlık kurulacak kişiler bile "kişisel şirket" için gelir potansiyeli taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir. Arkadaşlık münasebetleri yerini network oluşturmaya bırakırken; dayanışma, birlik ve iş birliği gibi temel insani değerler körelmektedir.

Pozitifliğin Tiranlığı ve Bireysel Sorumluluk

Neoliberalizm, öznenin ruhuna sızarak ona sadece yetki değil, ağır bir sorumluluk yükler. Bir projeye dönüşen öznenin; yaratıcı, vizyon sahibi ve yenilikçi olması istenir. Ancak sistem, birey başarısız olduğunda mutsuzluğun tek faili olarak yine bireyi ilan eder.

Neoliberal BeklentiBirey Üzerindeki Sonucu
Sürekli MutlulukPozitiflik Tiranlığı
Kişisel GelişimPsikolojik Baskı
RekabetçilikYalnızlaşma ve Agresiflik
Öz-GirişimcilikKendi Kendini Sömürme

Birey üzerinde kurulan bu pozitiflik tiranlığı; "mutlu olmalısın", "şikayet etmemelisin" ve "kendini motive etmelisin" gibi emirlerle şekillenir. Bu yaklaşım, toplumsal eşitsizliklerin görülmesini engellerken, bireyin sadece kendi ruhsal durumuyla ilgilenmesine neden olur.

Devrimden Depresyona: Motivasyon Koçlarının Rolü

Byung-Chul Han'ın belirttiği üzere, kendi ruhumuzun tedavisiyle meşgulken sosyal çarpıklıklara yol açan toplumsal ilişkileri gözden kaçırıyoruz. Bu iklimde devrimin yerini depresyon almaktadır. Değişimi müjdeleyen devrimcilerin yerini; öfke, hoşnutsuzluk ve can sıkıntısı gibi tetikleyici duyguları bastıran yaşam koçları ve motivasyon antrenörleri almıştır.

Sonuç olarak; bireyselleşme yüceltildikçe dayanışma körelmekte, toplumsal hak savunuculuğu zayıflamakta ve insanı hayata karşı güçlü kılan birlik duygusu örtük bir baskı altında yok olmaktadır.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen, lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve İletişim Fakültesi Reklam Tasarımı ve İletişimi bölümünde çift anadal ile tamamlamıştır. Lisans eğitimi döneminde bir yıl Universidade Beira Interior’da eğitimine devam ettikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde bir yıl özel öğrenci olarak ders almıştır. Mezun olduğu üniversitesinin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde saha araştırmasının ardından “Sosyal Medya Kullanımının Psı̇kopatolojı̇k ve Psı̇kososyal Değı̇şkenler Açısından Değerlendı̇rı̇lmesı̇: Marmara Bölgesi” tezini tamamlayarak klinik psikoloji alanında Uzman Psikolog unvanını almaya hak kazanmıştır. Klinik stajlarını Türkiye'nin ilk Nöropsikiyatri Hastanesi olan NPİstanbul Beyin Hastanesi’nde ve Almanya Evangelische Kliniken Gelsenkirchen’de tamamlamış; evrimsel psikoloji araştırmalarını University of Pécs -EPRGP (Evolutionary Psychology Research Group of Pécs) grubunun içinde sürdürmüştür. Yüksek öğrenim, uzmanlık ve çalışma yılları sürecinde muhtelif kongre ve seminerlere katılmış; ulusal ve uluslararası bildiri ve makaleler sunmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.