Doktorsitesi.com

Bedeninizin Duman Dedektörü: Kaygı

Klinik Psikolog Gizem Durduran
Klinik Psikolog Gizem Durduran
13 Ekim 2023152 görüntülenme
Randevu Al
Evlerimizde ya da otellerde, konukevi gibi yerlerde duman dedektörlerine rastlarız. Bunlar yangın anında alarm vererek hayatta kalmamızı sağlar değil mi? Ancak bu dedektörler bazen gerçek bir yangın varmış gibi yanlış alarm verebiliyor. Kaygıyı da duman dedektörüne benzetebiliriz. Bedenimiz, sosyal tehditlerle karşılaştığında sanki gerçekten fiziksel bir tehdit varmış gibi tepki verebilir ve kendini tehlikeye karşı korumak için hazırlamaya başlar dolayısıyla kaygı belirtileri (kalp atış hızı artışı, nefes alışverişte hızlanma, boğuluyormuş gibi olma, baş dönmesi, titreme, uyuşma, terleme vs. gibi) ortaya çıkar. Aslında asıl amacı kişiyi hayatta tutmaya yönelik olan tepkiler gerçek bir tehlike olmadığında işlevsiz hale gelerek kişiye oldukça sıkıntı yaşatabilir.
Bedeninizin Duman Dedektörü: Kaygı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kaygı Mekanizmasını Anlamak: İçimizdeki Duman Dedektörü

Evlerimizde, otellerde veya konukevlerinde sıkça rastladığımız duman dedektörleri, yangın anında bizleri uyararak hayatta kalmamızı sağlayan kritik güvenlik araçlarıdır. Ancak bu cihazlar, bazen küçük bir dumanı bile büyük bir tehdit olarak algılayıp sanki gerçek bir yangın varmış gibi yanlış alarm verebilirler. Sorun şu ki; dedektör gerçek bir yangın olsa da olmasa da aynı yüksek sesli uyarıyı verir ve kişinin hızla harekete geçmesini sağlar.

İnsan psikolojisindeki kaygı mekanizması da tam olarak bu duman dedektörlerine benzer. Yaşam içerisinde kendinizi tehlikede veya tehdit altında hissettiğiniz anlarda, vücudunuz otomatik olarak kaygı tepkilerini devreye sokar. Bu tepkiler, bireyi korumaya yönelik evrimsel bir savunma sistemidir.

Kaygı Tepkilerinin Boyutları

Kaygı ortaya çıktığında, vücudumuzda üç farklı alanda değişimler gözlemlenir. Bu değişimler şunlardır:

  • Duygusal Tepkiler: Yoğun korku ve endişe hissi.
  • Bilişsel Tepkiler: Zihinden geçen "Kötü bir şey olacak" gibi felaketleştirici düşünceler.
  • Bedensel Tepkiler: Fizyolojik olarak hissedilen somatik belirtiler.

Modern Dünyada Sosyal Tehditler ve Fiziksel Tepkiler

Günümüzde geçmişte olduğu gibi yırtıcı hayvanlar veya saldırgan kabileler gibi doğrudan fiziksel tehdit unsurları yaygın değildir. Ancak bunların yerini modern yaşamın getirdiği sosyal tehdit unsurları almıştır. Bedenimiz, bu yeni nesil tehditleri de hayati birer tehlike olarak algılama eğilimindedir.

Yaygın Sosyal Tehdit ÖrnekleriBedenin Verdiği Tepkiler
İşe geç kalma endişesiKalp atış hızının artması
Yeni insanlarla tanışmakNefes alışverişinin hızlanması
Sınava girmekTitreme ve terleme
Sunum yapmakBaş dönmesi ve uyuşma

Yanlış Alarm: Gerçek Tehlike mi, Sosyal Kaygı mı?

Ne yazık ki bedenimiz, sosyal bir tehditle karşılaştığında sanki fiziksel bir saldırı altındaymış gibi tepki vererek kendini korumaya hazırlar. Bu durumda ortaya çıkan kaygı belirtileri (boğuluyormuş hissi, uyuşma, terleme vb.) aslında kişiyi hayatta tutmayı amaçlar. Ancak ortada gerçek bir tehlike olmadığında, bu tepkiler işlevsiz hale gelerek kişiye ciddi düzeyde sıkıntı yaşatabilir.

Sonuç olarak; tehlikede olduğunuzu düşündüğünüz ancak gerçekte bir tehdidin bulunmadığı anlarda kaygı tepkisi tetiklenebilir. Bu gibi durumlarda, tıpkı duman dedektörü örneğinde olduğu gibi, o anda gerçek bir tehlike olup olmadığını sorgulamak oldukça faydalıdır. Kendinize şu soruyu sormanız farkındalık yaratacaktır: "Şu an ortada gerçek bir yangın mı var, yoksa sadece küçük bir duman mı?"


Kaynak: Robichaud, M., Dugas, M.J. (2018). Yaygın kaygı bozukluğu çalışma kitabı: Belirsizlik, endişe ve korku ile baş etmek için kapsamlı bir BDT kılavuzu (4). (A. İtil, E. Bayraktar, Z. Özmeydan, Çev.). İstanbul: Psikonet Yayınları

Etiketler

Sosyal kaygıAnksiyetePanik atak nöbetiAnksiyete ve stresYaygın anksiyete bozuklukKaygı bozuklukları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Gizem Durduran

Klinik Psikolog Gizem Durduran

Klinik Psikolog Gizem Durduran, Lisans eğitimini TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Psikoloji Bölümünde tamamlamıştır. Ardından Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını ''Çevrim İçi Psikoterapide Psikoterapötik İttifak: Psikoterapistin Psikolojik Danışma Öz Yeterlik İnancı, Empati Düzeyi, Bağlanma Stillerinin Yordayıcı Rolü'' başlıklı tez çalışması ile tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Lisans eğitimi boyunca her biri üç buçuk ay olmak üzere toplamda on buçuk ay Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Olgu Psikolojik Danışma Merkezinde stajlarını yapmıştır. Yüksek lisans eğitiminde ise Bilişsel Davranışçı Terapi yönelimiyle psikoterapi hizmeti vererek süpervizyon eğitimini başarıyla sürdürmüş ve tamamlamıştır. Hem yüksek lisans eğitiminde hem de dışarıda özel olarak Bilişsel Davranışçı Terapi üzerine birçok eğitim almıştır ve psikoterapi sürecini bu yaklaşımdan faydalanarak yürütmektedir. Mesleki gelişime oldukça önem vermekte ve bu amaçla mesleki hayatı boyunca birçok eğitim almış ve almaya devam etmektedir. Şu anda yüz yüze ve online olarak yetişkin bireylere psikoterapi hizmeti vermektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.