Doktorsitesi.com

Yapmamanız Gereken Düşünce Hataları (Bilişsel Çarpıtmalar)

Psk. Elif Sevim
Psk. Elif Sevim
28 Haziran 2021532 görüntülenme
Randevu Al
Yapmamanız Gereken Düşünce Hataları (Bilişsel Çarpıtmalar)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bilişsel Çarpıtmalar ve Günlük Hayata Etkileri

İnsan zihni, olayları yorumlarken bazen gerçeklikten uzaklaşarak belirli düşünce hatalarına düşebilir. Psikolojide bilişsel çarpıtmalar olarak adlandırılan bu kalıplar, bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle olan ilişkilerini doğrudan etkiler. Yaşam kalitesini düşüren ve duygusal dengesizliğe yol açan bu hatalı düşünce yapılarını tanımak, daha sağlıklı bir zihinsel süreç yönetimi için kritik öneme sahiptir.

1. Ya Hep Ya Hiç Tarzı Düşünme

Bu düşünce yapısında hayat, siyah ve beyaz gibi iki uç noktada yaşanır; grinin tonlarına asla yer verilmez. Kişi, olayları ya tam bir başarı ya da tam bir başarısızlık olarak nitelendirir.

  • Örnek: "Eğer beni sevmezse mutlu bir insan olamam."
  • Örnek: "Eğer gerçekten iyi bir psikolog olamazsam, bu işe hiç başlamamam gerekir."

2. Felaketleştirme

Kişi, geleceğe dair sürekli bir felaket beklentisi içerisindedir. Kötü sonuçların gerçekleşme olasılığı çok düşük olsa bile, bu durumun farkına varılmaz. Sorunlar çözülmezse dünyanın sonu gelecekmiş gibi bir yaklaşım sergilenir.

  • Örnek: "Sevgilimden ayrılırsam benim sonum olur."
  • Örnek: "Sunumu tamamlayamazsam her şey berbat olacak."

3. Olumluyu Göz Ardı Etme

Yaşanan olumlu gelişmelerin veya başarıların bir önemi olmadığına inanılır. Elde edilen başarılar genellikle şansa veya dış etkenlere bağlanır.

  • Örnek: "Sınavların iyi geçmesi hocanın kolay sormasından kaynaklı."
  • Örnek: "İnsanların beni sevdiğini söylemesi sadece kibarlıklarının bir göstergesi."

4. Duygusal Akıl Yürütme

Olaylar hakkında yorum yaparken somut gerçekler yerine, o anki duygu durumu temel alınır. Kişi, hissettiklerini gerçeğin tek kanıtı olarak görür.

  • Örnek: "İlişkimiz çok kötü çünkü ben kendimi kötü hissediyorum."
  • Örnek: "İşler tıkırında ama kendimi iyi hissetmediğim için bir sorun olmalı."

5. Etiketleme

Kişinin kendisi veya başkaları hakkında, tek bir olaydan yola çıkarak genel ve katı yargılara varmasıdır. Davranış yerine kişiliğe yönelik keskin tanımlamalar yapılır.

  • Örnek: "Bana olan borcunu geç ödedi, o çok cimri biri."
  • Örnek: "Yardıma ihtiyacı vardı ve yardım etmedim, çok acımasız biriyim."

6. Büyütme ve Küçültme

Bu çarpıtmada, olumsuz bilgiler devleştirilirken olumlu bilgiler küçültülerek görmezden gelinir. Kişi, hatalarına odaklanırken yeteneklerini ve geçmiş başarılarını önemsizleştirir.

  • Örnek: En yakın arkadaşının üç gündür başkalarıyla buluşmasını "Artık beni istemiyor" şeklinde yorumlayan biri, yıllarca süren dostluk birikimini (olumlu anıları) küçültüp son üç günü büyütmektedir.

7. Seçici Soyutlama

Bir durumun içindeki tek bir olumsuz ayrıntıya odaklanıp, geri kalan tüm faktörlerin göz ardı edilmesidir. Resmin bütünü yerine sadece karanlık noktaya bakılır.

  • Örnek: Müdürün sert tavrını sadece kendi başarısızlığına bağlayan bir çalışan, müdürün diğer çalışanlara karşı tutumunu veya o günkü genel ruh halini dikkate almaz.

8. Zihin Okuma

Başkalarının ne düşündüğünü bildiğine inanma ve bu varsayımların doğruluğunu sorgulamadan onlara göre hareket etme durumudur.

  • Örnek: "Patronumu sinirlendirdim, benim basit bir insan olduğumu düşünüyor; bunu düzeltmek için elimden geleni yapmalıyım."

9. Aşırı Genelleme

Tek bir olumsuz olaydan yola çıkarak, bunun her zaman devam edeceğine dair genel bir sonuca varma eğilimidir. Bu kişiler sıklıkla "asla", "her zaman", "hiç kimse" gibi kesinlik bildiren kelimeler kullanır.

  • Örnek: Bir ödevdeki noktalama hatasının tüm ödevi mahvedeceğine inanmak.
  • Örnek: "Elime aldığım her şeyi berbat ederim, hiçbir işi doğru yapamam."

10. Kişiselleştirme

Ortada farklı açıklamalar olsa dahi, kişinin yaşanan olumsuz durumları doğrudan kendi üzerine alınması durumudur.

  • Örnek: İş yerinde müdürün koyduğu genel bir kuralın, sadece kendisini cezalandırmak için konulduğuna inanmak.

11. "Meli - Malı" Düşünceler

Yaşamın ve davranışların katı kuralları olması gerektiğine dair inançtır. Bu kurallar esnetilmediğinde kişi üzerinde büyük bir baskı oluşturur.

Düşünce KalıbıOlası Sonuç
"Çok iyi yapmalıyım"Başarısızlık hissi ve öfke
Standartların altında kalmakUtanç ve suçluluk duygusu
Esneklik eksikliğiAşırı stres ve mutsuzluk

Etiketler

PsikolojikPsikolojik belirtilerPsikologBilişsel gelişimBilişsel ve davranışsal terapiTerapi süreciBilişsel hatalarDüşüncePsikoteraepiBilişsel çarpıtma

Yazar Hakkında

Psk. Elif Sevim

Psk. Elif Sevim

Psikolog Elif Sevim, psikoloji lisansını başarı belgesi ile tamamladıktan sonra yüksek lisansını da üstün başarı belgesiyle tamamlayarak uzmanlığını almaya hak kazanmıştır. Bakanlıkta, kliniklerde ve üniversitelerde hem danışman hem de eğitmen olarak çalışmalarda bulunmuştur. Şu anda kurucusu olduğu Jüpiter Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık Merkezinde danışan görmeye devam etmektedir.                                                                                                           

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.