Doktorsitesi.com

BAĞLANMA İLİŞKİSİ

Psk. Dan. Melike Sezen
Psk. Dan. Melike Sezen
12 Kasım 2021204 görüntülenme
Randevu Al
BAĞLANMA İLİŞKİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Bağlanma Stillerinin Kökeni

Kişinin yaşamı boyunca kurduğu ilişkilerdeki tutumu, iletişim kurma biçimi ve yakınlık kurma kapasitesi, aslında çok erken dönemlerde şekillenmektedir. Bireyin bir başkasıyla içtenlik kurabilmesi ya da sürekli mesafe koyma ihtiyacı hissetmesi, bebeklik döneminde bakım vereniyle kurduğu bağın bir yansımasıdır. Bu süreç, yetişkinlikteki sosyal ve duygusal şemalarımızın temelini oluşturur.

Bağlanma Süreci Ne Zaman Başlar?

Bağlanma süreci sanılanın aksine doğumdan önce, ailenin hamileliği öğrendiği andan itibaren başlar. Bebeğin ne kadar istenen bir çocuk olduğu, annenin hamilelik sürecindeki duygusal durumu ve maruz kaldığı travmalar, bebeği anne karnındayken etkilemeye başlar. Doğumla birlikte annesinin kokusunu tanıyan ve onu diğerlerinden ayırt edebilen bebek, annesinin gözlerinde bir bağ arayarak dünyayı anlamlandırmaya çalışır.

Özellikle 0-2 yaş dönemi, bağlanma stillerinin kemikleştiği kritik bir evredir. Bu dönemde bebeğin ihtiyaç duyduğu yakınlığın karşılanma biçimi, onun gelecekteki güvenli veya güvensiz bağlanma yapısını belirler.

Güvenli Bağlanma İçin İlk 1,5 Yılın Önemi

Bebeğin dünyanın güvenli bir yer olduğuna inanması için ilk 1,5 yıl boyunca ebeveynin, bebeğin ihtiyaçlarına karşı son derece duyarlı olması gerekir. Bebek, ihtiyaç duyduğunda bakım vereninin her zaman yanında olacağına dair sarsılmaz bir inanç geliştirmelidir. Bu süreçte sadece ihtiyaçların giderilmesi değil, bu ihtiyaçların doğru anlaşılması da hayati önem taşır.

İhtiyaçların Doğru Algılanması ve Senkronizasyon

Bebeğin sağ beyni ile annenin sağ beyni arasında kurulan senkronize bağ, sağlıklı bir gelişimin anahtarıdır. Örneğin; acıktığı için ağlayan bir bebeğin ihtiyacı yanlış anlaşılarak altı değiştirilirse, bu durum bağlanma sürecini zedeleyebilir. İhtiyaçları doğru şekilde karşılanmayan çocuklar, kendi öz benliklerinden ziyade bakım vereninin ihtiyaçlarına odaklanmak zorunda kalırlar.

Bu durumun yetişkinlikteki sonuçları şunlardır:

  • Kendi isteklerinden çok başkalarının onayını aramak.
  • "Ben ne istiyorum?" yerine "Onlar ne istiyor?" sorusuna odaklanmak.
  • İlişkileri bilinçdışı bir şekilde anneyle kurulan bağın gözlükleriyle yorumlamak.

Bağlanma Türleri ve Davranışsal Tepkiler

Çocukların bakım verenleri uzaklaştığında ve geri geldiğinde verdikleri tepkiler, bağlanma türlerini açıkça ortaya koyar. Aşağıdaki tablo, bu tepkilerin temel farklarını özetlemektedir:

Bağlanma TürüAyrılık Anındaki TepkiYeniden Buluşma Anındaki Tepki
Güvenli BağlanmaAnne uzaklaştığında ağlar.Anne geri geldiğinde hızla sakinleşir ve yatışır.
Güvensiz BağlanmaAnne gittiğinde ağlar.Anne gelse de yatışmaz; ebeveynin tekrar gideceği korkusuyla güven duymaz.
Kaçıngan BağlanmaAnne yanında olsa da olmasa da tepki vermez.Bağ kurma girişimleri sonuçsuz kaldığı için tepkisizleşir.

Kaçıngan bağlanma yaşayan bebeklerde, ilişki kurma girişimlerinin defalarca sonuçsuz kalması ileride şizoid kişilik yapısının oluşmasına zemin hazırlayabilir. Bu durumun temelinde, bebeklik döneminde ebeveyn tarafından yeterince görülmemekten kaynaklanan ilk büyük hayal kırıklığı yatar.

Terapi ile Bağlanma Yaralarının Onarımı

Bağlanma stillerinin hayat boyu süren etkileri, kişilik yapımızı ve ilişki tercihlerimizi doğrudan şekillendirir. Ancak bu yapılar kalıcı bir kader değildir. Psikoterapilerde bağlanma odaklı çalışmalar yapıldığında, geçmişteki yaralar işlenerek tamir edilebilir. Yeni bir kendilik nesnesi oluşturulduğunda, bireyin yaşadığı pek çok ilişkisel sorun kökten çözüme kavuşabilmektedir.

Etiketler

PsikologBağlanmaStresPsikolojiDepresyon

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Melike Sezen

Psk. Dan. Melike Sezen

Selçuk üniversitesi psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölüm mezunu olan Melike Sezen, halen Üsküdar üniversitesi klinik psikoloji yüksek lisans eğitimine devam etmektedir.
Psikoterapilerde bütüncül yaklaşımı benimsemekte olup, en çok dinamik, aktarım odaklı ve duygu odaklı terapileri benimsemektedir. Emdr ve eft de terapide kullandığı diğer yöntemlerdir.

Ankara’da Yenimahalle’de kendi kliniğini kurmus ve burada bireysel ve grup terapileri yapmaktadır. Bütüncül bir bakış açısı ile hem ruh sağlığı alanındaki profesyonellere hem de halka yönelik eğitimler organize ederek bu amacına hizmet etmektedir.
Evli ve 2 çocuk annesi olan Melike Sezen Ankara’da yaşamına devam etmektedir. Çift, yetişkin çocuk ve ergenlerle çalışmaktadır. Aile dizimleri ve psikodramalar yapmaktadır.

ALDIĞI EĞİTİMLER
Marmara üniversitesi aile danışmanlığı 460saat
Oyun terapisi eğitimi pdr derneği
Terapotik kartlar eğitimi durmuş yıldırım
Çocuk ve ergen bütüncül eğitimi Selçuk tokaç
Şizoid Kişilik için Psikoterapi, Timur harzadin
Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Terapisi, Timur harzadin
Narsistik bozukluk ve terapisi, Timur harzadin
Borderine kişilik ve terapisi, Timur harzadin
Hipnoz terapisi, Harun asan
Uygulamalı psikoterapi 16 oturum, Timur harzadin
Dinamik bütüncül eğitim, 1 yıl
Emdr, Mehmet Akif Aydın
Kayıp ve yas terapisi, gülcem yıldırım
Teoriden pratiğe bütüncül psikoterapi eğitimi, Ayşe erenler
Güvenli Bağlanma Odaklı Yapılandırılmış Oyun Terapisi Eğitimi
Bütüncül çift terapisi eğitimi, Mehmet Akif Aydın
Rüyalar ve yorumlaması, Timur harzadin
Cinsel Terapi / Uzman Doktor Sema Yeşilyurt
BDT eğitimi, Sema Yeşilyurt
Çocuk Resimleri Analizi ve Psikolojik Resim Testi Eğitimi, Derya Şenel
Yaratıcı teknikler eğitimi, Selçuk tokaç
Filial Terapi Eğitimi, Selçuk tokaç
Ebeveynlik atölyesi, Betül düzenli
Duygu Odaklı Terapi / Ayşe Gavaş
Bütüncül EMDR-EFT Eğitimi, Timur harzadin
Rüyalar ve yorumlamaları Timur harzadin
Oyun terapisi eğitimi, Derya Şenel

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.