Doktorsitesi.com

Yalnız Kalmışlık Hissi: Kalabalıkların İçinde Bile Tek Başına

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
23 Şubat 20266 görüntülenme
Randevu Al
Yalnızlık, fiziksel olarak tek başına olmak değildir. Asıl zorlayıcı olan, anlaşılmadığını, görülmediğini ve duygusal olarak temas edemediğini hissetmektir. Kişi sosyal çevre içinde olsa bile içsel olarak kopukluk yaşayabilir. Bu nedenle “yalnız kalmış hissi”, nesnel durumdan çok öznel deneyimle ilgilidir. Yalnızlık çoğu zaman ilişki eksikliğinden değil, bağ eksikliğinden doğar.
Yalnız Kalmışlık Hissi: Kalabalıkların İçinde Bile Tek Başına

Yalnızlık ile Tek Başınalık Arasındaki Fark

Tek başınalık seçilmiş ve besleyici olabilir. Dinlenme, içe dönme ve kendini düzenleme alanı sunar.

Yalnızlık hissi ise genellikle şu düşüncelerle birlikte gelir:

“Kimse beni gerçekten anlamıyor.”
“Yük oluyorum.”
“Anlatsam da değişmez.”

Bu noktada kişi çevresinde insanlar olsa bile içsel bir kopukluk yaşar.

Yalnızlık Neden Bu Kadar Ağırdır?

İnsan beyni sosyal bağlanmaya programlıdır. Güvenli bağlanma, sinir sistemini regüle eder. Sosyal dışlanma ya da bağ kopukluğu ise beyin tarafından tehdit olarak algılanabilir.

Bu nedenle yalnızlık hissi:

➢ Göğüste sıkışma
➢ Boşluk duygusu
➢ Ağırlık
➢ İçsel sessizlik

şeklinde bedensel olarak da deneyimlenebilir.

Yalnızlık, psikolojik olduğu kadar fizyolojik bir deneyimdir.

Bağlanma Deneyimleri ve Yalnızlık

Erken dönemde tutarsız, ihmal edici ya da aşırı eleştirel bakım deneyimleri yaşayan bireylerde şu inançlar gelişebilir:

“Duygularım önemli değil.”
“Yakınlık tehlikelidir.”
“Anlaşılmak mümkün değil.”

Bu inançlar yetişkin ilişkilerinde de tekrar edebilir. Kişi ya aşırı bağımlı hale gelir ya da aşırı mesafe koyar. Her iki durumda da gerçek temas zorlaşır.

Yalnızlık ve Savunma Mekanizmaları

Bazı kişiler yalnızlık hissi yaşamamak için:

➢ Sürekli meşgul olur
➢ Yüzeysel ilişkiler kurar
➢ Mizahla konuyu geçiştirir
➢ Duygularını küçümser

Ancak bastırılan yalnızlık kaybolmaz; sadece ertelenir.

Yalnızlık ile Kalabilmek

Paradoksal olarak, yalnızlık hissiyle temas edebilmek iyileştiricidir. Çünkü bu duygu genellikle bir ihtiyaca işaret eder:

➢ Görülme ihtiyacı
➢ Anlaşılma ihtiyacı
➢ Temas ihtiyacı
➢ Güvenli bağ ihtiyacı

Bu ihtiyacı fark etmek, değişimin ilk adımıdır.

Terapötik Süreçte Yalnızlık

Psikoterapi, kişinin ilk kez gerçekten duyulduğunu deneyimleyebileceği bir alan olabilir. Terapötik ilişki içinde:

➢ Duygular adlandırılır
➢ İfade edilen deneyim küçümsenmez
➢ Sessizlikler tolere edilir
➢ Bağ deneyimi yaşanır

Bu süreç, içsel yalnızlık şemasının esnemesine katkı sağlayabilir.

Kendimizle İlişki

Bazen en derin yalnızlık, kişinin kendisiyle kurduğu kopuk ilişkiden kaynaklanır. İçsel eleştirmen çok güçlü olduğunda kişi kendi yanında duramaz. Öz-şefkat çalışmaları bu noktada önemlidir.

Kendimize şu soruyu sormak iyileştirici olabilir:

“Şu an bu duyguyu yaşayan tarafımın neye ihtiyacı var?”

Yalnız kalmış hissi, insan olmanın kırılgan yanlarından biridir. Bu duygu zayıflık değil; bağ ihtiyacının işaretidir.

Yalnızlık, kimsenin olmadığı anlamına gelmez.
Bazen sadece bağın henüz kurulmadığı anlamına gelir.

HAZIRLAYANLAR
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.