Doktorsitesi.com

Uyumaya Direnmek: Gündüz Kaybettiğiniz Kontrolü Gece Geri Alma Savaşı

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
12 Ocak 202610 görüntülenme
Randevu Al
Gözlerinizden uyku akmasına rağmen gece geç saatlere kadar telefonu elinizden bırakamıyor musunuz? Bu durum sadece bir 'iradesizlik' değil, psikolojide 'İntikamcı Uyku Erteleme' (Revenge Bedtime Procrastination) olarak tanımlanan bir kontrol arayışıdır. Gündüzleri kendi zamanına sahip olamayan zihnin, gece uykudan çalarak özgürleşme çabasını ve bu yorucu döngüden çıkış yollarını bu yazıda anlattım
Uyumaya Direnmek: Gündüz Kaybettiğiniz Kontrolü Gece Geri Alma Savaşı

Saat gece 01.30. Gözlerinizden uyku akıyor. Vücudunuz "Yat artık" diye yalvarıyor. Yarın sabah erken kalkmanız gerektiğini ve uykusuz kalırsanız gününüzün zehir olacağını çok iyi biliyorsunuz.

 

Mantıken telefonu bırakıp yastığa başınızı koymanız 10 saniyenizi almaz. Ama yapamıyorsunuz. Anlamsızca sosyal medyada kaydırmaya, izlemediğiniz bir dizinin yeni bölümünü açmaya veya boş boş tavanı izlemeye devam ediyorsunuz.

 

Kendinize "Neden iradesizim?" diye kızmayın. Bu bir uyku bozukluğu (insomnia) değil; bu modern çağın psikolojik bir tepkisidir: İntikamcı Uyku Erteleme (Revenge Bedtime Procrastination).

 

Bu kavram ilk kez Çin'de, "996" (Sabah 9'dan akşam 9'a kadar haftada 6 gün çalışma) sistemiyle çalışan beyaz yakalılar arasında ortaya çıktı.

 

Mantık basittir: Gündüz hayatınızın kontrolü size ait değilse (patronunuza, çocuklarınıza, okulunuza aitse), zihniniz gece uykusundan çalarak bu kontrolü geri almaya çalışır.

 

Yani aslında uyumayarak; gün boyu size "emir veren" hayattan intikam alırsınız. Gece o sessiz saatler, kimsenin sizden bir şey istemediği tek "özgürlük" alanıdır. Beyniniz, "Uyumak demek, yarının stresine uyanmak demektir. Uyumazsam bu özgür anı uzatırım" diye düşünür.

 

Bu durumu basit bir "geç yatma" alışkanlığından ayıran 3 temel fark vardır:

  1. Yorgunluk: Uykunuz kaçtığı için değil, uykunuz olduğu halde direniyorsunuzdur.

     

  2. Nedensizlik: Uyanık kalmak için geçerli bir sebebiniz (acil iş, hastalık vb.) yoktur.

     

  3. Farkındalık: Bu davranışın size zarar vereceğini bile bile yapmaya devam edersiniz.

  4. Yorgunluk: Uykunuz kaçtığı için değil, uykunuz olduğu halde direniyorsunuzdur.

     

  5. Nedensizlik: Uyanık kalmak için geçerli bir sebebiniz (acil iş, hastalık vb.) yoktur.

     

  6. Farkındalık: Bu davranışın size zarar vereceğini bile bile yapmaya devam edersiniz.

Uykunuz, bir sonraki iş gününe "hazırlık süreci" değildir; o sizin iyileşme ve yenilenme hakkınızdır. Kendinize ait zamanı uykunuzdan çalarak değil, uyanık olduğunuz anların kalitesini artırarak geri kazanın.

Etiketler

stres ve kronik yorgunlukstres ve tükenmişlik sendromuUyku Bozukluğuİntikamcı Uyku ErtelemeKronik YorgunlukTelefon BağımlılığıStres Yönetimiiş Hayatı DengesiAnkara Psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzm. Klinik Psikolog, İhsan Onur Kızılkan, Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı eğitimini onur belgesiyle tamamlayarak 2014 yılında Psikolog unvanı almıştır. Yüksek Lisansını Beykent Üniversitesi – Klinik Psikoloji Programında yaparak ‘ Ergenlerde Akran Zorbalığı, Sosyal Destek ve Depresyon Arasındaki İlişkilerin Değerlendirilmesi’ konulu tezi ile uzmanlığını tamamlamıştır. Eğitim ve çalışma hayatı boyunca yurtiçi ve yurtdışı birçok çalışma alanında faaliyet göstermiştir. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Klinik Psikoloji stajını tamamlamış; çocuk yuvası, anaokulu, özel eğitim okulu ve özel danışmanlık merkezlerinde Klinik Psikolog olarak görevler yürütmüş, Fenerbahçe Spor Kulübü’ nde  Spor Psikoloğu olarak staj çalışmaları yapmıştır. Avrupa Birliği projeleri kapsamında Hollanda, Fransa ve Belçika ‘da ülkemizi temsilen sosyal duyarlılık projelerinde yer almıştır. Yurtiçi bir çok sosyal duyarlılık çalışmasına da katılmış olup bunların arasında Belediyeler, Kansersiz Yaşam Derneği , Sokakta Çalışan ve Yaşayan Çocuklar (SOYAÇ) bulunmaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.