TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU TANISI ALAN HASTALARDA BİRİNCİL VE İKİNCİL YETENEKLERİN ARAŞTIRILMASI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Pozitif Psikoterapi İlişkisi
Bu bilimsel çalışmanın temel amacı, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tanısı almış bireylerde, Wiesbaden Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi Envanteri içerisinde yer alan yeteneklerin psikolojik tablo üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma kapsamında, bireylerin sahip olduğu birincil ve ikincil yetenekler ile travma sonrası ortaya çıkan semptomlar arasındaki korelasyon detaylı bir şekilde analiz edilmiştir.
Pozitif Psikoterapide Birincil ve İkincil Yetenekler
Pozitif Psikoterapi ekolüne göre yetenekler, bireyin yaşam kalitesini ve ruhsal dayanıklılığını belirleyen iki ana grupta toplanmaktadır. Çalışmada ele alınan yetenek grupları şu şekildedir:
| Yetenek Türü | Kapsadığı Özellikler |
|---|---|
| Birincil Yetenekler | Sabır, zaman, ilişki, güven, umut, yumuşaklık/cinsellik, sevgi, inanç |
| İkincil Yetenekler | Düzen, temizlik, dakiklik, kibarlık, dürüstlük, başarı, güvenirlik, tutumluluk, uyma, adalet, sadakat |
Araştırma Bulguları ve Analiz Sonuçları
Yapılan analizler sonucunda, TSSB tanısı almış bireylerin depresyon ölçek puanları ile belirli yetenekler arasında anlamlı bir negatif ilişki tespit edilmiştir. Bu durum, ilgili yeteneklerin seviyesi arttıkça depresyon puanlarının düştüğünü göstermektedir. Depresyon puanlarıyla negatif yönde ilişkili olan yetenekler şunlardır:
- İkincil Yetenekler: Kibarlık, dürüstlük, başarı, itaat ve adalet.
- Birincil Yetenekler: Sabır, zaman, ilişki, güven, umut, tensellik, sevgi ve inanç.
IES-R Puanları ve Birincil Yeteneklerin Etkisi
TSSB semptomlarının şiddetini ölçen IES-R (Olay Etkisi Ölçeği-Revize Edilmiş) puanları incelendiğinde, ikincil yeteneklerin aksine sadece birincil yeteneklerin etkili olduğu görülmüştür. Analiz sonuçlarına göre; zaman, ilişki, güven, umut, sevgi ve inanç yetenekleri, IES-R puanları ile negatif yönde ilişkilidir.
Sonuç: Duygusal Kapasitelerin TSSB Üzerindeki Kritik Önemi
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, TSSB olan hastalarda birincil yeteneklerin, ikincil yeteneklere kıyasla çok daha az gelişmiş olduğunun saptanmasıdır. Bu durum, travma sonrası iyileşme süreçlerinde duygusal kapasitenin önemini ortaya koymaktadır.
Birincil yetenekler, insanın daha çok duygusal yönüyle doğrudan ilişkilidir. Bu yeteneklerin az gelişmiş olması, bireyin travmayla başa çıkma mekanizmalarını zayıflatmaktadır. Dolayısıyla, bu duygusal kapasitelerdeki yetersizliğe paralel olarak hem depresyon puanlarının hem de IES puanlarının artış gösterdiği düşünülmektedir.


