Doktorsitesi.com

SUSMAK VE ANLAYIŞ

Uzm. Psk. Kürşad Yücel
Uzm. Psk. Kürşad Yücel
2 Eylül 201692 görüntülenme
Randevu Al
SUSMAK VE ANLAYIŞ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Suskunluğun Derinliği: İnsan Neden Sessizliğe Bürünür?

Hayatın akışı içerisinde insan bazen her şeye ve herkese karşı susar. Bu sessizlik hali sadece dış dünyaya karşı değil, kişinin kendi benliğine karşı da geliştirdiği bir tutumdur. Bu tür anlarda bireyin neden sustuğunu veya neden kendisine küstüğünü sorgulamamak gerekir; çünkü bu sessizliğin ardındaki gerçekler, dışarıdan birinin taşıyamayacağı kadar büyük bir ağırlığa sahip olabilir.

Suskunluğun Arkasındaki Ağır Gerçekler

Bir insanın derin sessizliğine tanıklık ettiğinizde, duyacağınız muhtemel cevaplar yüreğinizin kaldıramayacağı kadar sarsıcı olabilir. Bu durumun ağırlığı altında kalabilir, duyduklarınıza dayanamayabilirsiniz. Genellikle bu durumdaki kişilere karşı bir acıma hissi oluşsa da, suskunluğu tercih eden kişi ne bu acımayı ne de o an yanında birinin bulunmasını ister.

Sessizliğe Neden Olan Temel Etkenler

İnsanları derin bir sessizliğe ve içsel bir inzivaya iten pek çok farklı yaşam deneyimi bulunmaktadır. Bu süreçlerin ortak noktası, kişinin yangınını ancak kendisinin söndürebileceği gerçeğidir. İnsanları suskunluğa iten başlıca nedenler şunlardır:

  • Ayrılık Süreçleri: Sevgilisinden ayrılan bireylerin yaşadığı duygusal boşluk.
  • Kayıp ve Yas: En yakınını kaybeden birinin hissettiği derin keder.
  • Güven Kaybı: Aldatılma veya hayal kırıklığı sonrası oluşan içe kapanma.
  • İçsel Hesaplaşma: Kişinin kendi kararları ve hayatıyla olan mücadelesi.

Bir HaykırıŞ Olarak Suskunluk

Esasında bu suskunluk hali, dış dünyaya kapalı olsa da yürekte kopan büyük bir haykırıştır. Bu sessiz çığlığın ne kadar güçlü olduğunu ancak benzer süreçlerden geçen, aynı duyguları yaşayan kişiler anlayabilir ve bilebilir.

DurumSuskunluğun Niteliği
Dış Dünyaİletişimi kesme ve mesafe koyma
İç DünyaBüyük bir haykırış ve hesaplaşma
İhtiyaçHoşgörü ve zamana bırakma

Kendi Kendine Susmanın Gerekliliği

Hayatta bazen kimseyle konuşmak istemediğimiz, sadece kendi iç sesimizi dinlediğimiz anlara ihtiyaç duyarız. "Benim en büyük suskunluğum kendimedir" dediğimiz bu evreleri yaşamak, bireyin ruhsal dengesi için gereklidir. Bu süreçleri birer kayıp olarak değil, insanın kendi derinliğini keşfettiği birer olgunlaşma dönemi olarak görmek ve bu anlara saygı duymak gerekir.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Kürşad Yücel

Uzm. Psk. Kürşad Yücel

Uzm. Psikolog Kürşad YÜCEL, Atatürk Üniversitesi K.K. Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde başladığı lisans eğitimini 2001 yılında tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Görevine İlk Osmaniye Rehberlik ve Araştırma Merkezinde başlayan Uzm. Psikolog Kürşad YÜCEL .Bu görev yerinde 2 sene Özel eğitim Hizmetleri Bölüm Başkanlığı yapmış olup Osmaniye içindeki değişik platformlarda seminer ve konferanslar vermiştir. 2007 Yılında almış olduğu eğitimiyle birlikte Psikoterapist Unvanına Eklemiştir. Alanları: * Özel Eğitim Gerektiren Bireyleri Tanıma ve Ailelerine Destek Eğitimi * Özel Eğitim Gerektiren Bireylere Uygulanan Eğitim Programı (BEP) Geliştirme * Sınav Kaygısı *Leiter Zeka Ölçeği (2-18 yaş) * Wisc-r Zeka Testi (Uygulayıcı ve Formatörlük Seviyesinde) * Gessel Figürleri Zeka Testi (Uygulayıcı ve Formatörlük Seviyesinde) * Aile rehberliği ve danışmanlık hizmetleri * Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı * Uyum ve Davranış Bozukluğu * Eğitim Danışmanı ve Öğrenci Koçu * Temel Kabiliyetler Testi (TKT) (7-11) * İletişim Becerileri * Depresyon * Panik Bozukluk * Obsesif Kompülsif Bozukluk *Travma Sonrası Stres Bozukluğu *Sosyal Anksiyete * Yaygın Anksiyete Bozukluğu *Somatizasyon * Kişisel Yaşam Koçluğu *Kişilik bozuklukları * Evlilik Danışmanlığı v.b. gibi konularda hasta değil, dost ,arkadaş edimlemesiyle yardımlarına 16 yıldır devam etmektedir. 2005 yılında Atatürk Üniversitesi K.K. Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden lisans üstü derecesini almıştır

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.