Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Hissi: Zihnin Alarmda Kalması

Bazı insanlar için hayat, sürekli tetikte olunan bir bekleyiş gibidir. Her şey yolundayken bile içten içe “bir şey olacak” hissi eşlik eder. Bu duygu, çoğu zaman mantıklı bir nedene dayanmaz ancak oldukça gerçektir ve kişiyi derinden yorar.
Bu his, psikolojide genellikle sürekli kaygı hali ile ilişkilendirilir. Zihin, olası tehlikelere karşı alarmda kalır. Tehlike yokken bile risk senaryoları üretir. Bu durum, bireyin gevşemesini ve anda kalmasını zorlaştırır.
Bu hissin kökeni çoğu zaman geçmiş deneyimlere dayanır. Özellikle çocuklukta belirsizlik, güvensizlik ya da ani olumsuzluklar yaşayan bireyler, dünyayı öngörülemez bir yer olarak algılayabilir. Zihin, “hazırlıklı olursam daha az zarar görürüm” düşüncesiyle çalışır.
Ancak bu hazırlık hali zamanla kronikleşir. Kişi sürekli tetikte olduğu için bedeni de stres tepkisi verir. Kas gerginliği, uyku problemleri, mide şikâyetleri ve dikkat dağınıklığı sık görülür.
Sürekli kötü bir şey olacakmış hissi, kişinin kendine güvenini de zedeler. Hayattan keyif almak zorlaşır çünkü zihnin bir kısmı hep olası felaketlerle meşguldür. Mutlu anlar bile “sessiz fırtına öncesi” gibi algılanabilir.
Bu kaygı hali, kontrol ihtiyacını artırır. Kişi her şeyi planlamak, her ihtimali düşünmek ister. Ancak kontrol edilemeyen durumlar karşısında yoğun çaresizlik hissi yaşanır.
Bu döngüyü kırmak için öncelikle bu hissin bir tehlike değil, öğrenilmiş bir zihinsel alışkanlık olduğunu fark etmek gerekir. Zihin, geçmişe göre çalışır; şimdiki ana göre değil.
Psikolojik destekle kişi, kaygı düşüncelerini ayırt etmeyi ve gerçek tehdit ile varsayımı ayırmayı öğrenebilir. Zihnin alarmını tamamen kapatmak değil, ayarını yeniden yapmak hedeflenir.

