Doktorsitesi.com

Sosyal Medya Kullanımının Gençlerde Kaygı Düzeyleri Üzerindeki Rolü

Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen
Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen
26 Mayıs 2025225 görüntülenme
Randevu Al
Bu çalışma, sosyal medya kullanımının genç bireylerde kaygı düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektedir. Son yıllarda dijital medya araçlarının yaygınlaşması, özellikle ergenler ve genç yetişkinler arasında kaygı belirtilerinde artışa neden olmuştur. Sosyal medya platformlarında geçirilen sürenin, karşılaştırma davranışları, siber zorbalık, onay arayışı ve idealize edilmiş hayat sunumları yoluyla genç bireylerin psikolojik iyi oluşlarını olumsuz etkileyebileceği bulgulanmıştır. Bu makalede, sosyal medya kullanımı ile artan kaygı düzeyleri arasındaki ilişki kuramsal ve ampirik bulgularla ele alınmakta, koruyucu faktörler ve öneriler sunulmaktadır.
Sosyal Medya Kullanımının Gençlerde Kaygı Düzeyleri Üzerindeki Rolü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Medya ve Genç Psikolojisi Üzerindeki Etkileri

Teknolojik gelişmelerin hız kazanmasıyla birlikte sosyal medya, genç bireylerin yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Instagram, TikTok, X (eski adıyla Twitter), Snapchat ve YouTube gibi platformlar; sosyal bağlantılar kurma, kendini ifade etme ve eğlenme amacıyla yaygın biçimde kullanılmaktadır. Ancak bu platformların psikolojik etkileri, özellikle kaygı bozuklukları açısından endişe verici boyutlara ulaşmıştır.

Ergenlik ve erken yetişkinlik dönemi, kimlik gelişiminin şekillendiği ve sosyal onaya olan ihtiyacın en yüksek olduğu kritik bir evredir. Bu bağlamda sosyal medya, gençler için hem bir iletişim aracı hem de potansiyel bir stres kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar, dijital dünyadaki bu etkileşimlerin gençlerin ruh sağlığı üzerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir (Twenge & Campbell, 2018).

Sosyal Medya ve Kaygı Arasındaki İlişki

Bilimsel araştırmalar, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla genç bireylerdeki kaygı belirtileri arasında anlamlı bir bağ olduğunu kanıtlamaktadır. Woods ve Scott (2016) tarafından yapılan bir çalışmada, sosyal medya bağımlılığı düzeyi yüksek olan 13–18 yaş arası gençlerde genel anksiyete seviyelerinin de yüksek olduğu saptanmıştır.

Bu durumun temelinde yatan başlıca mekanizmalar şunlardır:

  • Dijital Etkileşim Takibi: Bireyin sürekli olarak bildirimleri ve etkileşimleri izleme ihtiyacı.
  • FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu): Sosyal çevreden geri kalma endişesi.
  • Sürekli Karşılaştırma: Başkalarının hayatlarıyla kendi yaşamını kıyaslama eğilimi.

Sosyal Karşılaştırma ve Beden İmajı

Bireylerin kendilerini başkalarının idealize edilmiş hayat sunumlarıyla kıyaslaması, benlik saygısında düşüşe ve kaygıda artışa neden olmaktadır (Chou & Edge, 2012). Özellikle görsel içeriklerin ön planda olduğu platformlar, beden imajı ile ilgili kaygıları tetikleyerek sosyal yeterlilik algısında bozulmalara yol açabilmektedir (Perloff, 2014). Bu süreç, ergenlerde sosyal anksiyete ve depresif belirtilerin artmasına doğrudan katkı sağlamaktadır.

Siber Zorbalık ve Dışsal Onay İhtiyacı

Sosyal medya aracılığıyla maruz kalınan siber zorbalık, gençler üzerinde yoğun bir psikolojik baskı oluşturmaktadır. Araştırmalar, çevrim içi zorbalığa uğrayan gençlerde kaygı ve depresyon belirtilerinin önemli ölçüde arttığını göstermektedir (Kowalski & Limber, 2013).

Bunun yanı sıra; beğeni, yorum ve takipçi sayısı gibi ölçütlerin birer onay mekanizması olarak kullanılması, bireyin öz değer algısını dışsal kaynaklara bağımlı hale getirmektedir. Bu durum, gençlerin psikolojik iyi oluşunu tehdit eden ve kaygı düzeyini tetikleyen kritik bir faktördür (Andreassen et al., 2017).

Koruyucu Faktörler ve Psikoeğitim Stratejileri

Sosyal medyanın olumsuz etkilerini minimize etmek için bilinçli ve sınırlı kullanım büyük önem taşımaktadır. Psikoeğitim temelli müdahalelerle gençlerin dijital dünyada daha sağlıklı var olmaları desteklenebilir. Bu süreçte uygulanabilecek temel stratejiler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Müdahale AlanıUygulanan Strateji
Medya OkuryazarlığıDijital içeriklerin kurgusal doğasını anlama ve eleştirel bakış açısı geliştirme.
Bilişsel StratejilerSosyal karşılaştırmalardan kaçınma ve gerçekçi benlik algısını güçlendirme.
Psikososyal DestekSosyal destek mekanizmalarını etkinleştirme ve duygusal farkındalığı artırma.

Dijital medya okuryazarlığının artırılması, gençlerin sosyal medyadan kaynaklanan psikolojik yüklerle başa çıkmalarını kolaylaştırmaktadır (Uhls et al., 2017).

Sonuç

Sosyal medya, gençler için hem büyük olanaklar hem de ciddi riskler barındıran bir dijital alandır. Bu platformlarda geçirilen sürenin niteliği, bireyin psikososyal kaynakları ve kullanım bilinci, kaygı düzeylerini doğrudan etkilemektedir. Bilinçsiz kullanım; karşılaştırma, onay ihtiyacı ve siber zorbalık mekanizmaları üzerinden psikolojik iyi oluşu olumsuz etkilemektedir.

Eğitimciler, ebeveynler ve ruh sağlığı uzmanlarının iş birliği içinde hareket etmesi elzemdir. Gençlerin dijital dünyayla sağlıklı bir ilişki kurması desteklenmeli ve psikolojik sağlamlıkları mutlaka güçlendirilmelidir.

Kaynakça

  • Andreassen, C. S., Pallesen, S., & Griffiths, M. D. (2017). The relationship between addictive use of social media, narcissism, and self-esteem. Addictive Behaviors.
  • Chou, H. T. G., & Edge, N. (2012). “They are happier and having better lives than I am”: The impact of using Facebook. Cyberpsychology, Behavior, and Social Networking.
  • Kowalski, R. M., & Limber, S. P. (2013). Psychological, physical, and academic correlates of cyberbullying. Journal of Adolescent Health.
  • Perloff, R. M. (2014). Social media use and body image disturbances. Cyberpsychology, Behavior, and Social Networking.
  • Twenge, J. M., & Campbell, W. K. (2018). Associations between screen time and lower psychological well-being. Preventive Medicine Reports.
  • Uhls, Y. T., Ellison, N. B., & Subrahmanyam, K. (2017). Benefits and costs of social media in adolescence. Pediatrics.
  • Woods, H. C., & Scott, H. (2016). #Sleepyteens: Social media use in adolescence is associated with poor sleep quality, anxiety and depression. Journal of Adolescence.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen

Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen

Psikolog Begümsue Taşdelen, lisans öncesi eğitimlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi Psikoloji lisans programı ve beraberinde Anadolu Üniversitesi Sağlık Yönetimi lisans programına başlamıştır. Lisans eğitimleri süresince Klinik, Devlet Hastanesi ve Rehabilitasyon merkezlerinde staj yaparak onur derecesiyle mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından Bursa Teknik Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisans programına başlayarak yüksek onur derecesiyle programdan mezun olmuştur. Ardından İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programından mezun olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Aile Danışmanlığı eğitim programınını da başarıyla bitirerek Aile Danışmanı unvanını almaya hak kazanmıştır. Şu anda kurucusu olduğu Sue Danışmanlık'ta hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.