Doktorsitesi.com

Yetişkinlikte İş Hayatında Zorlanma

Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen
Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen
2 Şubat 202616 görüntülenme
Randevu Al
Bazı bireyler çocukluk ve ergenlik döneminde ders çalışmadan yüksek notlar almış, çevresi tarafından “zeki ama çalışmıyor” şeklinde tanımlanmıştır. Bu profil, ilk bakışta avantajlı gibi görünse de yetişkinlikte iş yaşamına geçildiğinde beklenmedik zorlanmalarla karşılaşılabilir. Özellikle motivasyon kaybı, erteleme davranışı, sürdürülebilir çalışma güçlüğü ve yoğun içsel baskı bu bireylerde sık görülür. Bu durum temelde psikolojik ve nöropsikolojik gelişim süreçleriyle ilişkilidir.
Yetişkinlikte İş Hayatında Zorlanma

Çocuklukta Çaba Gerekmeden Başarı ve Yetişkinlikte İş Hayatında Zorlanma

Bazı bireyler çocukluk ve ergenlik döneminde ders çalışmadan yüksek notlar almış, çevresi tarafından “zeki ama çalışmıyor” şeklinde tanımlanmıştır. Bu profil, ilk bakışta avantajlı gibi görünse de yetişkinlikte iş yaşamına geçildiğinde beklenmedik zorlanmalarla karşılaşılabilir. Özellikle motivasyon kaybı, erteleme davranışı, sürdürülebilir çalışma güçlüğü ve yoğun içsel baskı bu bireylerde sık görülür. Bu durum temelde psikolojik ve nöropsikolojik gelişim süreçleriyle ilişkilidir.

Nöropsikolojik Perspektif: Çaba ve Ödül Sisteminin Gelişimi

Çocukluk döneminde akademik başarının yoğun çaba gerektirmeden elde edilmesi, beynin yürütücü işlevlerinin belirli yönlerinin yeterince aktive olmamasına yol açabilir. Prefrontal korteks; planlama, dikkat sürdürme, hedefe yönelik davranış ve dürtü kontrolü gibi işlevlerden sorumludur. Bu bölge, tekrar eden çaba ve yapı gerektiren görevlerle güçlenir.

Erken dönemde hızlı kavrayış ve yüksek bilişsel kapasite sayesinde başarı elde eden çocuklarda “çaba – sonuç” bağlantısı yeterince pekişmez. Dopamin sistemi, kısa sürede alınan ödüllere adapte olur. Yetişkinlikte iş hayatı ise uzun vadeli hedefler, gecikmiş ödül ve düzenli performans talep eder. Bu değişim, beynin ödül sisteminde motivasyon düşüşü ve içsel direnç olarak deneyimlenebilir.

Psikolojik Perspektif: Kimlik ve Öz-Değer Algısı

Psikolojik düzeyde bu bireylerin öz-değer algısı sıklıkla “doğal yetenek” kavramı etrafında şekillenir. Başarı, gösterilen emekle değil kişisel kapasiteyle ilişkilendirilir. Bu yapı içinde zorlanma yaşandığında durum öğrenme sürecinin parçası olarak değerlendirilmez; tehdit edici bir deneyim olarak algılanır.

Zor görevler karşısında içsel diyalog hızla aktive olur: başarısızlık, yetersizlik ve hayal kırıklığı beklentisi artar. Bu da kaçınma davranışlarını, ertelemeyi ve performans anksiyetesini besler. Zamanla birey, potansiyeli olmasına rağmen üretkenlikte süreklilik sağlayamadığı bir döngünün içinde kalabilir.

İş Hayatında Ortaya Çıkan Klinik Belirtiler

Bu gelişimsel örüntü, yetişkinlikte şu belirtilerle kendini gösterebilir:

* İşe başlamakta zorlanma
* Görevleri son ana bırakma
* Dış motivasyona aşırı ihtiyaç
* Yoğun içsel baskı ve suçluluk
* Başarının sürdürülememesi
* “Yapabilmem gerekirken yapamıyorum” düşüncesi

Bu tablo sıklıkla dikkat eksikliği, tükenmişlik ya da motivasyon bozukluğu ile karıştırılabilir. Oysa temel mesele çoğu zaman kapasite yetersizliği değil, çaba toleransı ve yapılandırılmış çalışma becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır.

 Psikoterapötik Yaklaşım ve Müdahale Alanları

Bu bireylerle çalışırken psikoterapide odak noktası performansı artırmaktan çok süreçle ilişki kurmaktır. Özellikle şu alanlar önemlidir:

* Çaba ve değer algısının yeniden yapılandırılması
* Başarıyı kimlikten ayıran bilişsel çalışmalar
* Küçük hedefler ve davranışsal aktivasyon
* Erteleme döngüsünün fark edilmesi
* Öz-şefkat ve içsel eleştirmenin düzenlenmesi

Beynin plastisite özelliği sayesinde yürütücü işlevler yetişkinlikte de geliştirilebilir. Düzenli yapı, tekrarlayan davranışlar ve gerçekçi hedeflerle çaba toleransı kademeli olarak artar.

Sonuç

Çocuklukta çaba gerektirmeden elde edilen başarı, yetişkinlikte iş hayatını zorlaştıran görünmez bir risk faktörü oluşturabilir. Bu durum bir kusur ya da eksiklik göstergesi olarak ele alınmamalıdır. Öğrenilmemiş beceriler, uygun psikolojik destek ve yapılandırılmış müdahalelerle sonradan kazanılabilir. Doğru çerçeve kurulduğunda bu bireyler, yüksek potansiyellerini sürdürülebilir performansa dönüştürebilir.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen

Uzm. Psk. Begümsue Taşdelen

Psikolog Begümsue Taşdelen, lisans öncesi eğitimlerinin ardından Akdeniz Üniversitesi Psikoloji lisans programı ve beraberinde Anadolu Üniversitesi Sağlık Yönetimi lisans programına başlamıştır. Lisans eğitimleri süresince Klinik, Devlet Hastanesi ve Rehabilitasyon merkezlerinde staj yaparak onur derecesiyle mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından Bursa Teknik Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisans programına başlayarak yüksek onur derecesiyle programdan mezun olmuştur. Ardından İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programından mezun olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Aile Danışmanlığı eğitim programınını da başarıyla bitirerek Aile Danışmanı unvanını almaya hak kazanmıştır. Şu anda kurucusu olduğu Sue Danışmanlık'ta hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.