Sosyal Medya, Beden Algısı ve Yeme Davranışları

Sosyal medya, beden algısının şekillenmesinde giderek daha güçlü bir rol oynamaktadır. Özellikle ergenler ve genç yetişkinler, sürekli olarak idealize edilmiş beden imgelerine maruz kalmaktadır. Bu durum, kişinin kendi bedeniyle kurduğu ilişkiyi derinden etkileyebilir.
Sosyal medyada paylaşılan görüntüler çoğu zaman filtrelenmiş, seçilmiş ve düzenlenmiştir. Ancak bu içerikler gerçeklikten kopuk olsa bile, izleyen kişi için karşılaştırma nesnesi haline gelir. “Ben neden böyle değilim?” sorusu sıkça ortaya çıkar.
Bu karşılaştırmalar beden memnuniyetsizliğini artırır. Kişi, bedenini sürekli eksik ya da yetersiz algılamaya başlayabilir. Bu algı, zamanla yeme davranışlarını da etkiler.
Bazı bireyler kontrol duygusunu yeniden kazanmak için yeme üzerinde aşırı denetim kurabilir. Kısıtlayıcı diyetler, suçlulukla yeme ya da duygusal yeme davranışları bu süreçte görülebilir.
Sosyal medyanın “ideal beden” mesajları, özellikle gelişim dönemindeki bireylerde kimlik ve benlik algısını zedeleyebilir. Beğeni ve onay üzerinden değer görmek, beden algısını dışa bağımlı hale getirir.
Bu durum yalnızca kadınları değil, erkekleri de etkiler. Kaslı, güçlü ya da belirli ölçülerde olma baskısı erkeklerde de beden kaygılarını artırmaktadır.
Beden algısı bozuldukça kişi kendini sosyal ortamlardan çekebilir. Utanç, özgüven kaybı ve değersizlik duyguları yoğunlaşabilir. Yeme davranışları ise duygusal düzenleme aracı haline gelebilir.
Sağlıklı beden algısı, bedenin nasıl göründüğünden çok nasıl hissedildiğiyle ilgilidir. Sosyal medya okuryazarlığı ve eleştirel bakış açısı bu noktada koruyucu faktörlerdir.

