Doktorsitesi.com

Sınav Kaygısı ve Bilişsel Davranışçı Terapinin (BDT) Pozitif Etkileri

Klinik Psikolog Emine Pınar
Klinik Psikolog Emine Pınar
17 Kasım 202545 görüntülenme
Randevu Al
Sınav Kaygısı Nedir? Sınav kaygısı, bireyin bilgi ve becerilerini ortaya koyması gereken durumlarda yaşadığı yoğun endişe, korku ve fiziksel belirtilerle karakterize bir performans kaygısı türüdür. Kişi aslında bildiği halde sınav esnasında dikkat dağınıklığı, unutkanlık, bedensel gerginlik, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, mide bulantısı ve kaçınma davranışları yaşayabilir. Bu durum çoğu zaman “yapamayacağım”, “rezil olacağım”, “ya başarısız olursam?” gibi olumsuz otomatik düşünceler tarafından tetiklenir. Performans Anksiyetesi Nedir? Performans anksiyetesi, bireyin değerlendirildiğini düşündüğü tüm ortamlarda ortaya çıkan aşırı kaygı durumudur. Sınavlar, mülakatlar, sunumlar, hatta öğretmen karşısındaki soru-cevap durumları bile bu kaygıyı tetikleyebilir. Kaygının ortak noktası: Kişi performansının yetersiz ve eleştirilmeye açık olduğunu düşünür.
Sınav Kaygısı ve Bilişsel Davranışçı Terapinin (BDT) Pozitif Etkileri

Hangi Ailelerde ve Hangi Çocuklarda Sınav Kaygısı Daha Yoğun Görülür?

1. Aşırı Mükemmeliyetçi Ailelerde

“En iyisi olmalısın.”

“Hata yapmamalısın.”

“Notların senin değerini belirler.”


Bu mesajlarla büyüyen çocuk, performansını bir kimlik ve değer ölçüsü haline getirir.

2. Kıyaslamanın Çok Olduğu Ailelerde

“Bak kuzenin kaç almış?”

“Komşunun oğlu sınavı kazanmış.”


Sürekli kıyaslanan çocuk, başkasının başarısı üzerinden kendi değerini tartar.

3. Ailede Başarı Baskısının Yüksek Olduğu Ortamlarda

Çocuğun gerçek kapasitesi yerine, ebeveynin beklentisi ön plandadır.
Bu durum çocuğu başarısızlık ihtimaline karşı aşırı duyarlı yapar.

4. Kaygılı ya da Kontrolcü Ebeveynlerde

Çocuk, ebeveynin kaygısını modelleyerek benzer tepkiler geliştirir.


---

Hangi Çocuklarda Daha Yoğun Görülür?

Mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip çocuklar

Eleştiriye karşı hassas olanlar

Özgüveni düşük, onay ihtiyacı yüksek olanlar

“Hata yaparsam sevilmem” şeması taşıyanlar

Sınav anında beden belirtilerine karşı aşırı duyarlı çocuklar (çarpıntı, terleme, nefes darlığından çok korkanlar)

---

Evde Alınabilecek Küçük ve Basit Önlemler

1. Sonucu Değil Çabayı Övmek

“Kaç aldın?” yerine
“Bugün ne kadar emek verdin?”


2. Kıyaslamayı Tamamen Bırakmak

Çocuk yalnızca kendi gelişimiyle değerlendirilmelidir.

3. Hata Yapmanın Normal Olduğunu Öğretmek

Hata → Bilginin eksik olduğu yerin tespiti.
Ceza değil, öğrenme fırsatı.

4. Düzenli, kısa ve tekrar içeren çalışma sistemleri

“10–20 dakikalık bloklar + 5 dakika mola” gibi kısa periyotlar, kaygıyı azaltır.

5. Sınav Anı Provaları

Evde küçük denemelerin yapılması, çocuğun belirsizlik kaygısını azaltır.

6. Ebeveyn Kaygısını Yönetme

Çocuk en çok ebeveynin mimik ve tonundan etkilenir.
“Ya kazanamazsa?” kaygısı çocuğa direkt olarak geçer.


---

Bilişsel Davranışçı Terapinin (BDT) Sınav Kaygısı Üzerindeki Pozitif Etkileri

BDT, sınav kaygısında dünyada en etkili yöntemlerden biridir çünkü hem düşünceyi hem davranışı hedef alır.

1. Olumsuz Otomatik Düşünceleri Dönüştürür

“Kesin yapamayacağım.”

“Ya rezil olursam?”


Bu düşünceler yerine daha gerçekçi ve işlevsel alternatifler çalışılır.

2. Bedensel Kaygı Belirtilerini Azaltır

Nefes egzersizleri
Gevşeme teknikleri
Duygu-düşünce-beden üçgeninin fark edilmesi

3. Performans Anında Zihinsel Becerileri Güçlendirir

Dikkat kontrolü

Zihni sınav anında “şimdi ve buraya” getirme

Panik yaşandığında toparlanabilme


4. Kaçınma Davranışını Azaltır

Çocuk deneme çözmekten kaçıyorsa, küçük adımlarla yeniden sınava temas kurması sağlanır.

5. Özgüven ve baş etme becerilerini güçlendirir

“Yapabilirim” duygusu desensitizasyonla birlikte sistemli şekilde yerleşir.


---

Sonuç: Doğru Destekle Sınav Kaygısı Yönetilebilir

Sınav kaygısı, çocuğun kapasitesine engel olan fakat doğru müdahale ile hızla toparlanabilen bir durumdur.
Aile tutumlarının düzenlenmesi ve Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri sayesinde çocuk sınav anında hem daha özgüvenli hem de daha sakin hisseder.

BDT; duyguyu bastırmak yerine çocuğun zihinsel süreçlerini yeniden düzenleyerek kalıcı ve bilimsel bir iyileşme sağlar.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Pınar

Klinik Psikolog Emine Pınar

Klinik Psikolog Emine Pınar, 14 yılı aşkın süredir ruh sağlığı alanında bireylerin psikolojik iyi oluşlarını desteklemeye yönelik çalışmalar yürütmektedir.  Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlamış, ardından İstanbul Kent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisans programını birincilikle bitirerek uzmanlık derecesini almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.