Diyet Listeleri Neden İşe Yaramıyor? Kilo Vermenizi Engelleyen Gizli Düşman: "Duygusal Yeme"

Pazartesi Başlayan, Çarşamba Biten O Döngü
Diyetisyene gittiniz, elinizde mükemmel bir liste var. Sabah yumurta, öğlen salata... Her şey yolunda. Ama Salı akşamı ofiste işler ters gitti veya evde canınız sıkıldı. Bir anda kendinizi buzdolabının önünde buldunuz. Elinizde o yasaklı çikolata veya hamur işi var. Yediniz. Pişman oldunuz. "Zaten bozuldu" deyip daha çok yediniz.
Tanıdık geldi mi? Kendinize "İradesizim" etiketini yapıştırmayın. Bir Klinik Psikolog olarak söylüyorum: Sizin sorununuz kalori hesabı değil. Sizin sorununuz Duygusal Yeme (Emotional Eating).
Neden Diyet Yapamıyorsunuz?
Yetişkin dünyasında stres kaçınılmazdır. Ancak siz yemeği sadece "yakıt" olarak kullanmıyorsunuz. Yemek sizin için bir "Başa Çıkma Mekanizması" haline gelmiş.
-
Mutsuzken Sırdaş,
-
Gerginken Sakinleştirici,
-
Yalnızken Arkadaş oluyor.
Diyete başladığınızda, sadece yemeği kesmiş olmuyorsunuz; aynı zamanda ruhunuzun tek "sakinleşme aracını" da elinizden almış oluyorsunuz. Savunmasız kalan psikolojiniz, ilk stres anında "eski dostuna" (yemeğe) koşuyor.
Gerçek Açlık vs. Duygusal Açlık (Nasıl Ayırt Edersiniz?)
Bunu ayırt etmeden kalıcı kilo veremezsiniz.
-
Fiziksel Açlık: Yavaş yavaş gelir, midede hissedilir, erteleyebilirsiniz, yemek bitince doyarsınız.
-
Duygusal Açlık: Bir anda gelir (genelde akşamları), ağızda ve kafada hissedilir, acildir, spesifik bir yiyecek (tatlı/hamur) ister ve asla doyma hissi gelmez.
Yediğiniz Şey Aslında Bir "Duygu"
Klinik terapilerde sıkça gördüğümüz bir tablo vardır; canınızın çektiği yiyecek aslında ihtiyacınız olan duyguyu ele verir:
-
Kıtır/Sert Yiyecekler (Cips, çekirdek): Çiğneme yoluyla ÖFKE ve stresi boşaltma çabasıdır.
-
Yumuşak/Şekerli Yiyecekler (Pasta, dondurma): Şefkat, SEVGİ ve sarılma ihtiyacını doldurma çabasıdır.
-
Hamur İşi (Makarna, ekmek): Güven arayışı ve kaygıyı (anksiyeteyi) bastırma çabasıdır.
Çözüm: Mideyi Değil, Duyguyu Doyurmak
Diyetisyeniniz size "Ne yemeniz gerektiğini" söyler. Biz ise size "Neden yediğinizi" gösteririz.
- 15 Dakika Kuralı: Kriz geldiğinde saatinize bakın. "Yiyeceğim ama 15 dakika sonra" deyin. O sırada bir bardak su için veya balkona çıkın. Duygusal açlık dalga gibidir; 15 dakikada kıyıya vurur ve geri çekilir.
- Duygu Günlüğü Tutun: Yemeğe saldırdığınız an kendinize sorun: "Şu an beni üzen şey ne?" Bunu bir kağıda yazmak, o duyguyu mideden çıkarıp somutlaştırır. Yazdığınızda, yeme isteğinin azaldığını göreceksiniz.
- Haz Kaynaklarını Değiştirin: Beyniniz haz (dopamin) istiyor. Ona yemek dışında bir seçenek sunun. Sıcak bir duş, güzel bir müzik, bir dostla sohbet... Yiyecek dışı "ödül listeniz" olsun.
Sonuç: Bedeniniz duygularınızın çöp tenekesi değildir. Zayıflamak istiyorsanız, önce ruhunuzdaki yüklerden kurtulun. Ruh hafiflediğinde, beden de onu takip edecektir.





