Doktorsitesi.com

Beklenti Etkisi

Klinik Psikolog Emine Pınar
Klinik Psikolog Emine Pınar
28 Eylül 2023183 görüntülenme
Randevu Al
Düşüncelerimizin hayatımıza etkisi...
Beklenti Etkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kendini Gerçekleştiren Kehanet: Kavramsal Bir Bakış

Kendini gerçekleştiren kehanet, sosyal ve profesyonel rutinlerden aile, şirket ve devlet yönetimine kadar insan düşüncesinin var olduğu her zaman ve mekânda karşımıza çıkan bir olgudur. Bu kavramın yaşamımızdaki yerini anlamak ve bir farkındalık geliştirmek, hem kendi gerçeklerimizi hem de dış dünyada oluşturulan algıları değiştirme imkânı sağlar. Bu nedenle, bu mekanizmanın işleyişini kavramak yaşamımıza hükmetme noktasında kritik bir önem arz etmektedir.

Robert Merton ve Beklenti Etkisi

Literatürde beklenti etkisi (self-fulfilling prophecy) olarak da bilinen bu terim, 20. yüzyıl sosyologlarından Robert Merton tarafından ortaya atılmıştır. Temelde kendini gerçekleştiren kehanet, gerçekleşmesi beklenen bir durumun, bu beklentiye bağlı olarak gerçeğe dönüşmesi sürecidir.

Bu süreci bir örnekle açıklamak gerekirse:

  • Güne çok kötü başlayacağını düşünen bir birey, bilinçaltına yerleşen bu düşünce nedeniyle farkında olmadan olumsuz davranışlar sergiler.
  • Bu negatif tutumlar sonucunda gün gerçekten kötü geçer.
  • Başlangıçtaki ihtimal gerçekleştiği için bu durum kendini gerçekleştiren kehanet olarak adlandırılır.

Sosyal İlişkilerde Negatif Benlik İmajı

Bireyin kendisi hakkındaki algısı, çevresiyle olan etkileşimini doğrudan şekillendirir. Örneğin, kendisinin sıkıcı olduğunu ve kimsenin ondan hoşlanmadığını düşünen bir genç kız, bu negatif benlik imajına uygun davranışlar geliştirir. Çevresine asık suratla karşılık verdiği için insanlar ondan uzaklaşır ve sonuç olarak aranıp sorulmayan biri haline gelir. Burada asıl neden kişinin bizatihi özellikleri değil, kendi hakkındaki imajı ve bu imajın doğurduğu davranışlardır.

Mitolojik Köken: Pygmalion ve Galatea

Bu olguyu aydınlatmak için kullanılan en önemli örneklerden biri, Ovidius tarafından anlatılan Pigmalion mitosudur. Kıbrıs prensi ve heykeltıraş olan Pygmalion, ideal kadını temsil eden fildişinden bir heykel yapar ve ona Galatea adını verir. Pygmalion, eserine o kadar büyük bir aşkla bağlanır ki tanrıça Venüs’e heykelin canlanması için yalvarır. Venüs bu isteği kabul eder, Galatea canlanır ve mutlu bir aşk yaşarlar. Bu mitos, insanların gerçekleşmesini arzu ettikleri veya gerçek olarak algıladıkları durumların er ya da geç hayat bulacağını simgeler.

Pigmalion Etkisi ve Devresel Nedensellik

Pigmalion Etkisi, bir kişinin başka bir kişi hakkındaki beklentilerinin, hedef kişinin davranışlarını bu beklentiler doğrultusunda değiştirmesi olarak tanımlanır. Bu süreçte şu aşamalar gözlemlenir:

  1. Algı Oluşumu: Algılayan kişi, hedef kişinin özellikleri hakkında belirli beklentiler oluşturur.
  2. Davranışsal Yansıma: Algılayan, bu beklentilerine uygun şekilde hareket eder.
  3. Doğrulama: Hedef kişi, kendisine yöneltilen bu davranışlara göre kendi tutumunu ayarlar ve ilk beklentileri doğrular.

Bu durum, bir şey hakkındaki imaj ve temsillerimizin o şeyi algılamada etkili olduğu ve bir süre sonra algıladığımız halin gerçeklik kazandığı devresel bir nedensellik örgüsüdür.

Eğitimde Beklenti Etkisi: Rosenthal Araştırması

Eğitim alanında bu konu üzerine yapılan en bilinen çalışma, Harvard Üniversitesi profesörlerinden Robert Rosenthal’a aittir. 18 öğretmen ve 650 çocuğu kapsayan bu araştırma, öğretmenlerin öğrenciler hakkındaki beklentilerinin başarı üzerindeki etkisini kanıtlamıştır. Öğretmenlerin bir öğrencinin başarılı olacağına dair inancı, onları bu beklentiye uygun davranmaya itmekte ve dolayısıyla öğrencinin başarısını doğrudan etkilemektedir.

Araştırma KapsamıDetaylar
AraştırmacıRobert Rosenthal
Katılımcılar18 Öğretmen, 650 Çocuk
Temel BulgurÖğretmen beklentileri öğrenci başarısını şekillendirir

Sonuç: Farkındalıkla Olumluya Odaklanmak

Hayatta birçok unsur kontrolümüz dışında gelişse de, kontrol edebildiğimiz alanları farkındalıkla yönetmek mümkündür. Günümüzün kötü geçeceğini düşünmek yerine "iyi düşünelim iyi olsun" yaklaşımını benimsemek, olumlu yönde bir kendini gerçekleştiren kehanet yaratacaktır. Beklentilerimizi olumlu yönde şekillendirerek, bu güçlü psikolojik mekanizmayı kendi lehimize kullanabiliriz.

Etiketler

Bilişsel davranışçı terapisiBilişsel davranışçı terapiBilişsel davranışçı terapi uygulaması

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Pınar

Klinik Psikolog Emine Pınar

Klinik Psikolog Emine Pınar, 14 yılı aşkın süredir ruh sağlığı alanında bireylerin psikolojik iyi oluşlarını desteklemeye yönelik çalışmalar yürütmektedir.  Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlamış, ardından İstanbul Kent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisans programını birincilikle bitirerek uzmanlık derecesini almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.