Doktorsitesi.com

ŞİDDETİN KADINLAR ÜZERİNDEKİ TRAVMATİK ETKİLERİ

Klinik Psikolog Metin Aksu
Klinik Psikolog Metin Aksu5.0(78 Değerlendirme)
9 Ocak 2018172 görüntülenme
Randevu Al
  • Kadına yönelik şiddet; fiziksel, ruhsal ve cinsel zararlara yol açarak kadınların özgürlüklerini kısıtlayan ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gibi ciddi psikolojik sorunları tetikleyen bir olgudur.
  • TSSB yaşayan bireylerde travmatik anıların tekrar yaşanması, kaçınma davranışları ve aşırı uyarılmışlık hali gibi yaşam kalitesini düşüren temel belirtiler görülmektedir.
  • Travmanın etkileriyle başa çıkmak için Bilişsel-Davranışçı Terapi ve EMDR gibi bilimsel yöntemlerle profesyonel psikolojik destek alınması iyileşme süreci için kritik öneme sahiptir.
ŞİDDETİN KADINLAR ÜZERİNDEKİ TRAVMATİK ETKİLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadına Şiddet ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu İlişkisi

Ülkemizin en kritik toplumsal sorunlarından biri olan ve bireyler üzerinde derin izler bırakan kadına şiddet olayları, psikolojik açıdan ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu travmatik deneyimlerin en yaygın ve sarsıcı neticelerinden biri olan Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), şiddete maruz kalan kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir. Bu içerikte, şiddetin tanımından başlayarak travmanın psikolojik boyutlarını ve tedavi süreçlerini detaylandıracağız.

Kadına Şiddet Nedir?

Kadına şiddet; kadınlara fiziksel, ruhsal veya cinsel zarar veren, onları inciten ve her türlü hasara yol açan eylemlerin bütünüdür. Özel yaşamda veya toplum içerisinde baskı uygulanarak kadınların özgürlüklerinin kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış bu kapsamda değerlendirilir.

Şiddete Maruz Kalan Kadınlarda Görülen Psikolojik Sorunlar

Şiddet mağduru kadınlarda, yaşadıkları ağır tecrübeler sonucunda birçok psikolojik rahatsızlık gelişme riski oldukça yüksektir. Özellikle şiddet sonrası oluşan çaresizlik hissi, hem ruhsal hem de bedensel problemlerin temel kaynağını oluşturur.

Şiddete maruz kalan kadınlarda görülme olasılığı yüksek olan başlıca sorunlar şunlardır:

  • Depresyon ve panik bozukluk
  • Kaygı bozuklukları ve obsesif-kompulsif davranış bozuklukları
  • Cinsel işlev bozuklukları ve yeme problemleri
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Psikolojik Travma Nedir ve Nasıl Oluşur?

Travma, kişinin başa çıkma becerilerini aşan, yaşamı tehdit eden veya dehşet uyandıran olaylar bütünüdür. Ancak her sıkıntı verici olay "ruhsal travma" olarak nitelendirilmez; olayın niteliği kadar kişinin verdiği tepkiler de belirleyicidir.

Bir Olayın Travmatik Sayılabilmesi İçin Gerekenler

  1. Kişinin bir ölüm, yaşamı tehdit edici bir durum veya fiziksel bütünlüğe yönelik bir saldırıyı bizzat yaşaması ya da buna tanık olması.
  2. Olay karşısında aşırı dehşete düşme, çaresizlik ve korku tepkilerinin verilmiş olması.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Çoğu insan travmatik olaylardan sonra kendiliğinden iyileşme gösterse de, bazı bireylerde olayın üzerinden aylar veya yıllar geçmesine rağmen etkiler devam eder. Kişi, travmatik olayı tekrar yaşıyormuş gibi görüntüler görebilir, kabuslar yaşayabilir ve çevresine yabancılaşabilir. Bu durum, profesyonel müdahale gerektiren Travma Sonrası Stres Bozukluğu olarak tanımlanır.

TSSB'nin Temel Sebepleri

Travmanın şiddeti, süresi ve hayati tehlike boyutu ne kadar fazlaysa, TSSB gelişme ihtimali de o kadar artar. Sürekli ve şiddetli travmalar, bozukluğun kronikleşmesine zemin hazırlar.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri

TSSB yaşayan bireylerde belirtiler genellikle üç ana grupta toplanır:

  • Olayın Tekrar Yaşanması: Travmatik anıların rüyalarda görülmesi veya disosiyatif nöbetler şeklinde yeniden deneyimlenmesi.
  • Kaçınma Davranışları: Travmayı hatırlatan kişilerden, yerlerden ve aktivitelerden uzak durma çabası.
  • Aşırı Uyarılmışlık: Sürekli gerginlik, öfke patlamaları, uykuya dalma güçlüğü ve dikkat problemleri.

Bu süreçte bireylerde; "Güvende değilim", "Dünya adil bir yer değil" ve "Kimse beni anlayamaz" gibi negatif inançlar hakimdir.

Travma Sonrası Verilen Tepkiler

Travma sonrası verilen tepkiler geniş bir yelpazeye yayılır. Aşağıdaki tabloda bu tepkilerin kategorize edilmiş halini görebilirsiniz:

Tepki TürüBelirtiler
FizikselKalp çarpıntısı, terleme, mide bulantısı, kas gerginliği, yorgunluk
DuygusalÜzüntü, suçluluk, panik, hissizlik, depresif ruh hali
ZihinselHafıza sorunları, kabuslar, hatırlama zorluğu, dikkat dağınıklığı
DavranışsalMadde kullanımı, ani tepkiler, kendini geri çekme, yeme problemleri
Sosyalİş/eğitim performansında düşüş, insanlardan uzaklaşma, kurallara uyma güçlüğü

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Belirtiler 1-2 haftadan uzun sürüyor ve kişinin günlük hayatını olumsuz etkiliyorsa mutlaka bir psikolog veya psikiyatrist desteği alınmalıdır. Tedavi sürecinde en doğru yaklaşım; destekleyici, duyguları ifade etmeye teşvik edici ve eğitici bir yol izlemektir.

Kullanılan Terapi ve Tedavi Yöntemleri

  • Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT): Hatalı düşünce kalıplarını değiştirmeye odaklanır.
  • EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): Travmatik anıların işlenmesini sağlar.
  • Maruz Kalma Terapisi: Korkulan anılarla güvenli ortamda yüzleşmeyi hedefler.
  • İlaç Tedavisi: Belirtilerin şiddetini azaltmak için psikiyatrist kontrolünde uygulanır.
  • Gevşeme Egzersizleri ve Aile Terapileri: Stresle başa çıkma becerilerini artırır.

Unutulmamalıdır ki; doğru destek alan bireylerin büyük bir çoğunluğu hayat kalitelerini yükselterek sağlıklı yaşamlarına geri dönebilmektedir.

Etiketler

ŞiddetTravma sonrasıStres bozukluğuKadına şiddetPsikolojisiTravmaŞiddet sonrası

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Metin Aksu

Klinik Psikolog Metin Aksu

Ben Dr. Metin Aksu, Klinik Psikoloğum. Mesleki yaşamım boyunca NP İstanbul Hastaneleri, Sancaktepe Via Hospital, Türkiye Futbol Federasyonu, İngiltere’de çeşitli futbol kulüplerinin akademileri ve Boğaziçi Tıp Merkezi gibi farklı kurumlarda eğitim ve çalışma deneyimleri edindim. Ayrıca Özel Megapol Hastanesi’nde psikolog olarak görev yaptım.

Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi’nde uzun yıllar görev aldıktan sonra, yaklaşık 6 yıl boyunca Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde Milli Futbol Takımlarında psikolog olarak çalıştım. Bu süreçte Psikolojik Performans Departmanı’nın kurucusu ve sorumlusu olarak farklı yaş gruplarındaki milli sporcularla psikolojik performans alanında çalışmalar yürüttüm.

Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansımı tamamladım. Daha sonra Spor Bilimleri Fakültesinde doktora eğitimimi tamamlayarak akademik çalışmalarımı spor psikolojisi ve spor bilimleri alanında sürdürdüm. Bunun yanında çeşitli psikolojik değerlendirme ve testlerin uygulama yetkinliğine sahibim.

Mesleki çalışmalarımı yetişkin klinik psikolojisi ve spor psikolojisi alanlarında sürdürüyorum. Yetişkin danışanlarla psikoterapi süreçleri yürütürken; sporcularla da performans psikolojisi, zihinsel beceriler, özgüven, performans kaygısı, odaklanma ve psikolojik dayanıklılık gibi konularda çalışıyorum.

Aynı zamanda çeşitli üniversitelerde ve eğitim kurumlarında klinik psikoloji ve spor psikolojisi alanlarında seminer ve eğitimler veriyorum. Spor kulüplerine, antrenörlere ve kurumsal şirketlere yönelik danışmanlık ve eğitim hizmetleri de sunuyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.