Doktorsitesi.com

Sosyal fobi nedir? Belirtileri nelerdir ?

Klinik Psikolog Metin Aksu
Klinik Psikolog Metin Aksu5.0(78 Değerlendirme)
4 Ocak 2018366 görüntülenme
Randevu Al
  • Sosyal fobi, bireyin toplumsal ortamlarda başkaları tarafından yargılanma veya küçük düşme korkusuyla yoğun kaygı duyduğu ve bu durumlardan kaçındığı bir bozukluktur.
  • Fiziksel ve psikolojik belirtilerle kendini gösteren bu durumun tanısı için belirtilerin en az 6 ay sürmesi ve kişinin sosyal veya mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gerekir.
  • Genellikle 13-24 yaş aralığında başlayan bu rahatsızlık, ilaç tedavisi ve özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemleriyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.
Sosyal fobi nedir? Belirtileri nelerdir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Fobi Nedir? Genel Bir Bakış

Sosyal fobi, diğer adıyla sosyal anksiyete bozukluğu, bireyin toplumsal ortamlarda diğer insanlar tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı bir tür kaygı bozukluğudur. Bu durumda olan kişiler, rezil olacakları düşüncesiyle sürekli ve belirgin bir korku yaşarlar. Temel korku odağı, küçük düşmek veya utanç yaşatacak bir davranışta bulunmaktır.

Sosyal fobisi olan bireyler, diğer insanlarla etkileşime geçmekten veya başkalarının önünde bir işi yerine getirmekten ciddi şekilde çekinirler. Bu korku, genellikle yoğun bir kaçınma davranışı ile sonuçlanır. Anksiyete bozuklukları arasında en sık görülen tür olan bu durum, kişinin başkaları tarafından değerlendirilebileceği durumlardan en az 6 ay süreyle kaçması veya bu durumlarda yoğun korku duyması olarak tanımlanır.

Sosyal Fobi Belirtileri Nelerdir?

Sosyal fobi, bireyde hem fiziksel hem de psikolojik belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler sosyal etkileşim anında veya etkileşim öncesinde tetiklenebilir. En sık karşılaşılan fiziksel belirtiler şunlardır:

  • Yüz kızarması ve terleme,
  • Ellerde veya vücutta titreme,
  • Kalp çarpıntısı ve kaslarda gerginlik,
  • Mide rahatsızlığı ve boğaz kuruması,
  • Ses titremesi veya kekeleme.

Sosyal Kaygıyı Tetikleyen Durumlar (Liebowitz Ölçeği)

Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği'ne göre, bireylerin kaygı düzeyini artıran belirli sosyal durumlar bulunmaktadır. Bu durumlar günlük yaşamın pek çok alanını kapsayabilir:

Sosyal Etkileşim DurumlarıPerformans Gerektiren Durumlar
Tanımadığı biriyle yüz yüze konuşmakToplum içinde veya dinleyiciler önünde konuşmak
Yetkili biriyle görüşme yapmakBaşkaları tarafından izlenirken çalışmak veya yazmak
Partiye veya eğlenceye gitmekBir toplantıda hazırlıksız konuşma yapmak
Romantik ilişki amacıyla biriyle tanışmakBir gruba sözel sunum yapmak
Israrlı bir satıcıya karşı koymakYetenek veya bilgi testine tabi tutulmak

Bunların yanı sıra toplum içinde yemek yemek, genel tuvaletleri kullanma, birilerinin oturduğu odaya girme ve ilgi odağı olma gibi durumlar da belirgin korku yaratabilir.

DSM-5 Kriterlerine Göre Sosyal Fobi Tanısı

DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) uyarınca sosyal fobi tanısı konulabilmesi için aşağıdaki kriterlerin karşılanması gerekir:

  1. Belirgin Korku ve Kaygı: Kişinin başkalarınca değerlendirilebileceği toplumsal durumlarda (konuşma, gözlenme, sunum yapma) yoğun korku duyması.
  2. Olumsuz Değerlendirilme Korkusu: Kişinin, kaygı belirtileri göstererek küçük düşeceği veya dışlanacağı bir şekilde davranmaktan korkması.
  3. Süreklilik: Sosyal durumların neredeyse her zaman korku doğurması ve bu durumun 6 ay veya daha uzun sürmesi.
  4. Kaçınma Davranışı: Sosyal durumlardan kaçınılması veya yoğun bir sıkıntı ile bu durumlara katlanılması.
  5. Orantısızlık: Duyulan kaygının, toplumsal-kültürel bağlama göre durumun gerçek tehlikesiyle orantısız olması.
  6. İşlevsellik Kaybı: Korku ve kaygının klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya; sosyal, mesleki veya diğer önemli alanlarda işlevsellik düşüşüne yol açması.
  7. Ayırıcı Tanı: Durumun bir madde kullanımına, başka bir sağlık durumuna (Parkinson, obezite vb.) veya başka bir ruhsal bozukluğa bağlanamaması.

Sosyal Fobinin Nedenleri

Sosyal fobinin gelişiminde biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi söz konusudur:

  • Kalıtsallık: Aile geçmişinde sosyal fobi olan bireylerde risk daha yüksektir. Ancak bunun ne kadarının genetik, ne kadarının öğrenilmiş davranış olduğu net değildir.
  • Beyin Yapısı: Beyindeki Amygdala bölgesinin sosyal fobisi olan kişilerde daha aktif olduğu saptanmıştır. Ayrıca serotonin miktarının normalden az olmasının kaygı düzeyini etkilediği öne sürülmektedir.
  • Çevresel Faktörler: Sosyal kaygı öğrenilmiş bir davranış olabilir. Çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimler veya ebeveynlerin kaygılı davranışlarını gözlemlemek bu durumu tetikleyebilir.

Başlangıç Yaşı ve Görülme Sıklığı

Sosyal fobinin başlangıç yaşı genellikle 13-24 yaş aralığıdır. Toplumda görülme sıklığı %25'e kadar ulaşabilmektedir. Alan çalışmalarında kadınlarda daha sık görüldüğü saptansa da klinik başvurularda erkeklerin oranı daha yüksektir; bu durum erkeklerin tedavi arayışına daha fazla yönelmesiyle açıklanabilir. Tedaviye başvurma süresi ise semptomlar başladıktan sonra 6 aydan 20 yıla kadar uzayabilmektedir.

Sosyal Fobi Tedavi Yöntemleri

Sosyal fobi, profesyonel destek ile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavi sürecinde genellikle iki ana yöntem izlenir:

1. İlaç Tedavisi

Uzman hekim kontrolünde, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzenlemeye ve kaygı belirtilerini hafifletmeye yönelik ilaçlar kullanılır.

2. Psikoterapi

En sık başvurulan ve etkili sonuçlar veren yöntem Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)'dir. Bu terapi sürecinde;

  • Kaygı duygularının ve bedensel tepkilerin tanınması,
  • Kaygıya yol açan düşünce kalıplarının analiz edilmesi,
  • Korkulan durumlarla başa çıkma stratejilerinin geliştirilmesi hedeflenir.

Etiketler

Sosyal fobi belirtileriSosyal fobi nedenleriSosyal fobi neden oluşurSosyal fobi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Metin Aksu

Klinik Psikolog Metin Aksu

Ben Dr. Metin Aksu, Klinik Psikoloğum. Mesleki yaşamım boyunca NP İstanbul Hastaneleri, Sancaktepe Via Hospital, Türkiye Futbol Federasyonu, İngiltere’de çeşitli futbol kulüplerinin akademileri ve Boğaziçi Tıp Merkezi gibi farklı kurumlarda eğitim ve çalışma deneyimleri edindim. Ayrıca Özel Megapol Hastanesi’nde psikolog olarak görev yaptım.

Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi’nde uzun yıllar görev aldıktan sonra, yaklaşık 6 yıl boyunca Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde Milli Futbol Takımlarında psikolog olarak çalıştım. Bu süreçte Psikolojik Performans Departmanı’nın kurucusu ve sorumlusu olarak farklı yaş gruplarındaki milli sporcularla psikolojik performans alanında çalışmalar yürüttüm.

Psikoloji lisans eğitimimin ardından Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansımı tamamladım. Daha sonra Spor Bilimleri Fakültesinde doktora eğitimimi tamamlayarak akademik çalışmalarımı spor psikolojisi ve spor bilimleri alanında sürdürdüm. Bunun yanında çeşitli psikolojik değerlendirme ve testlerin uygulama yetkinliğine sahibim.

Mesleki çalışmalarımı yetişkin klinik psikolojisi ve spor psikolojisi alanlarında sürdürüyorum. Yetişkin danışanlarla psikoterapi süreçleri yürütürken; sporcularla da performans psikolojisi, zihinsel beceriler, özgüven, performans kaygısı, odaklanma ve psikolojik dayanıklılık gibi konularda çalışıyorum.

Aynı zamanda çeşitli üniversitelerde ve eğitim kurumlarında klinik psikoloji ve spor psikolojisi alanlarında seminer ve eğitimler veriyorum. Spor kulüplerine, antrenörlere ve kurumsal şirketlere yönelik danışmanlık ve eğitim hizmetleri de sunuyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.