Doktorsitesi.com

“Sana bir sır vereceğim, sakın kimseye söyleme! Affetmek, ömrü uzatıyormuş!”.

Psk. Meltem Şahiner
Psk. Meltem Şahiner
23 Ağustos 2023126 görüntülenme
Randevu Al
Affetmek ve Ardında Bırakabilmek Üzerine
“Sana bir sır vereceğim, sakın kimseye söyleme! Affetmek, ömrü uzatıyormuş!”.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Affetmenin Psikolojik ve Fiziksel Sağlık Üzerindeki Etkileri

Bir olayı ya da kişiyi affetmemek, birey üzerinde ciddi bir psikolojik gerilim oluşturarak stres düzeyini doğrudan etkiler. Bu süreçte vücutta kortizol hormonu seviyesi artar ve kaslar gerginleşir. Hem psikolojik hem de fiziksel boyutta artan bu gerilim; kan basıncının yükselmesine, kalp hastalıklarına, hipertansiyona ve şeker hastalıklarına zemin hazırlayabilir.

Buna karşın; yaşanan bir olayı, bir kişiyi ya da kendimizi affetmek, fiziksel ve psikolojik gerginliği belirgin şekilde azaltır. Affetme eylemi, kişinin rahatlamasına, iç huzur sağlamasına ve kendine olan güveninin artmasına katkıda bulunur.

Affetmek Nedir?

Affetmek, hak etmediği bir acıya maruz kalan kişinin, bu duruma sebep olan tarafa karşı hissettiği cezalandırma veya intikam duygularından vazgeçerek o kişiye merhamet etmesi olarak tanımlanır. Literatürde; psikoloji, pozitif psikoloji, sosyal psikoloji, felsefe ve din gibi pek çok farklı alanda affetme konusu üzerine araştırmalar mevcuttur.

Gün geçtikçe artan bu araştırmalar, affetme sürecinin sadece "affediyorum" sözünden ibaret olmadığını göstermektedir. Affetme, olumsuz duyguların (bağışlanma, merhamet vb.) olumlu duygulara dönüşebilme halidir. Süreç tamamlandıktan sonra kişi, bağışladığı kişiyle uzlaşmaya gidebileceği gibi uzlaşmamayı da tercih edebilir.

Nasıl Affedebilirim? Worthington’un REACH Modeli

Affetme süreciyle ilgili literatürde birçok model bulunmaktadır. Worthington’un "REACH" adını verdiği affetme süreci modeline göre, bir kişiyi veya olayı affetmek için şu adımlar izlenir:

  1. Olayı Canlandırma: Kişinin yaşadığı acı verici ve kötü olayı zihninde tekrar canlandırması istenir.
  2. Empati Kurma: Suçlunun hatırlanması ve o kişinin bu eylemi neden yapmış olabileceğinin düşünülmesi, yani karşı tarafla empati kurulması hedeflenir.
  3. Zihinsel Düzenleme: Affetmeye dair yeni bir bakış açısı geliştirilir. Bu aşamada affetmek, kişinin kendine verdiği bir hediye olarak kabul edilir.
  4. Söz Verme: Kişinin affetme kararı doğrultusunda kendisine söz vermesi istenir.
  5. Süreklilik Sağlama: Affetme halinin sürdürülmesi istenir. Kişinin intikam düşüncesinden ve kendine acıma bakış açısından vazgeçmesi, bu vazgeçişin kendi sağlığı için daha iyi olduğunu anlaması ve her negatif duygu hissettiğinde bu süreci zihinsel olarak tekrarlaması beklenir.

Affedemiyorsan Ardında Bırak!

Affetme kavramı; yaşanılan olayı tamamen unutmak, karşı tarafa hak vermek veya maruz kalınan davranışı doğru bulmak değildir. Burada esas olan, nefret ve öç alma duygusundan vazgeçmektir. Hata yine hatadır, suç yine suçtur; affetmek ise bu olumsuz duyguları besleyen düşüncelerden bir vazgeçiştir.

Affetmek Nedir?Affetmek Ne Değildir?
Nefret ve öç alma duygusundan vazgeçmektir.Yaşanılan olayı tamamen unutmak değildir.
Zihinsel bir düzenleme ve seçimdir.Yapılan hataya hak vermek değildir.
Kişinin kendine verdiği bir hediyedir.Maruz kalınan davranışı doğru bulmak değildir.

Bu süreç, kişinin kendisine hasar veren eleştirel ve yıkıcı düşünceleri ardında bırakmayı seçtiği bir yoldur. Ağır bir yük gibi taşınan duygu ve düşünceleri terk etme tercihidir. Bazı durumlarda affetmek ve sevgiyi hissetmek anlamsızlaşabilir; bu gibi hallerde affedemiyorsak bile sadece ardında bırakmak daha gerçekçi bir yaklaşımdır.

Son olarak Thomas Szasz'ın da belirttiği gibi: “Aptallar ne unutur ne affeder; saflar unutur ve affeder; akıllılar ise affeder ama unutmaz.”

Psikolog Meltem Şahiner
İlk Nefes Psikoloji ve Atölye Merkezi - Ayvalık

Etiketler

Nefretle başa çıkmakBiten ilişkinin ardındanNefretAffetmekAffedebilmekAffetmenin yararlarıNefret duygusuBiten bir ilişkinin ardından yasanan ayrılık acısı

Yazar Hakkında

Psk. Meltem Şahiner

Psk. Meltem Şahiner

Merhaba, ben Meltem Şahiner. 1987 yılının Şubat ayında sıcacık bir anne ve babanın ikinci çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldim. Çekirdek bir aile yaşantısıyla çocukluğum geçti. Ağabeyim ile rekabetim, daha çok takdir ve bonus almak için gösterdiğim motivasyon, anne babamın mülayimliği, İzmir'de yetiştirilmiş olmam karakter yapımda, ilişkilerimde ve akademik başarımda belirgin izler bıraktı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.