Doktorsitesi.com

Duvarlar, Fırtınalar ve İlişkilerde Görünmez Danslar

Psk. Meltem Şahiner
Psk. Meltem Şahiner
17 Eylül 2025161 görüntülenme
Randevu Al
ilişkilerde çocukluğun izleri devam eder ve farkedilmeyen ama yaralayan bir dansa dönüşebilir. Biri kaçar diğeri kovalar...
Duvarlar, Fırtınalar ve İlişkilerde Görünmez Danslar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Görünmez Danslar: Duvarlar ve Fırtınalar

İlişkiler, sadece iki yetişkinin değil, aslında iki çocukluk hikayesinin bir araya geldiği karmaşık alanlardır. Her birey, geçmişinden getirdiği deneyimleri, öğrendiği baş etme mekanizmalarını ve karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarını farkında olmadan ilişkisine taşır. Bu nedenle, bir çiftin bugün yaşadığı çatışmaların kökeni genellikle güncel olaylara değil, dünün yaralarına dayanmaktadır.

Bazı ilişkilerde partnerlerden biri, kendini koruma içgüdüsüyle duvarlar ören, duygularını içe atan ve sessizleşen bir yapı sergiler. Diğeri ise tam tersine, sesini yükselten, görülmek ve duyulmak için fırtına gibi esen bir tutum içinde olabilir. Bu iki zıt kutup bir araya geldiğinde, ortaya dinamik ancak oldukça zorlayıcı bir etkileşim döngüsü çıkar.

Bağlanma Stilleri: Çocukluktan Yetişkinliğe Yansımalar

Bağlanma teorisi, çocukluk döneminde bakım verenlerle kurulan ilişkinin, yetişkinlikteki romantik ilişkilerin temelini oluşturduğunu savunur. Bu bağlamda iki temel bağlanma stili öne çıkar:

  • Kaçıngan Bağlanan Birey: Çocukken duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanmadığı için hayal kırıklığından korunmak amacıyla kendini geri çeker ve duygularını bastırır. Yetişkinlikte mesafeli görünse de aslında derin bir yakınlık korkusu taşır. Yoğun duygular bu kişilerde tehdit algısı yarattığı için duvar örmek bir savunma mekanizmasıdır.
  • Kaygılı Bağlanan Birey: Çocuklukta sevgiye ulaşmak için daha fazla çabalamak zorunda kalmıştır. Partnerinin sessizliği veya mesafesi, onda terk edilme korkusunu tetikler. Bu kaygı, bireyi daha fazla konuşmaya ve talep etmeye iter.

Takipçi - Kaçan Döngüsü

Bu iki stil birleştiğinde, Gottman’ın araştırmalarında belirttiği "takipçi – kaçan" döngüsü oluşur. Süreç şu şekilde işler:

  1. Kaygılı partner yakınlık arayışıyla yaklaşır ve talep eder.
  2. Kaçıngan partner baskı hissederek geri çekilir ve duvar örer.
  3. Mesafe arttıkça kaygılı partnerin korkusu tetiklenir ve sesi yükselir.
  4. Ses yükseldikçe kaçıngan partner daha fazla kapanır.

Gottman’ın "Duvar Örme" (Stonewalling) Kavramı

John Gottman, uzun süreli araştırmalarında tartışma sırasında sergilenen duvar örme (stonewalling) davranışını, ilişkinin geleceği için en güçlü yıkıcı işaretlerden biri olarak tanımlar. Duvar örme; sessizlik, göz temasından kaçınma ve konuyu kestirip atma gibi davranışlarla kendini gösterir.

Belirtiİçsel Durum
Sessizlik ve TepkisizlikKalp atış hızı artar (fizyolojik uyarılma)
Göz Temasından KaçınmaZihinsel olarak kapanma ve odak kaybı
Odadan Çıkma / KaçmaDuyguları düzenleyememe ve tehdit algısı

Bu durum dışarıdan sakinlik gibi görünse de aslında kişinin içsel yoğunluğunun çok arttığı bir andır. Karşı taraf için bu sessizlik, "görülmeme ve yok sayılma" duygusunu tetikleyerek fırtınanın kopmasına neden olur.

Çatışmaların Görünmeyen Kökleri

İlişkideki bu döngüyü kırmak için davranışların kökenindeki mesajları doğru okumak gerekir. Kaçıngan partnerin sessizliği bir umursamazlık değil, "incinmekten korkuyorum" mesajıdır. Bu, onun çocukluktan kalma hayatta kalma stratejisidir.

Kaygılı partnerin yükselen sesi ise bir öfke patlamasından ziyade derin bir çaresizlik göstergesidir. Bu ses, aslında "Beni duy, beni gör!" çağrısının sertleşmiş halidir. Her iki taraf da aslında yakınlık ister ancak kullandıkları yöntemler tam tersi bir etki yaratarak duygusal mesafe oluşturur.

Sonuç: Şefkatli Bir Uyuma Doğru

Her insanın en temel iki ihtiyacı görülmek ve güvende hissetmek üzerine kuruludur. Kaygılı partner görülmeyi beklerken, kaçıngan partner güvenli bir alan arzu eder. İlişkiyi iyileştiren temel unsur, bu iki ihtiyacın karşılıklı olarak fark edilmesi ve kabul edilmesidir.

Unutulmamalıdır ki; ne fırtına yıkmak ister ne de kale yalnız kalmayı arzular. Partnerler birbirlerinin derin korkularını anladıklarında, bu görünmez dans yıkıcı bir kısır döngü olmaktan çıkarak şefkatli bir uyuma dönüşebilir.

Etiketler

Duygusal ilişki sorunlarıAile ve evlilikTemel güven duygusuGüvenli bağlanma ile güvensiz bağlanmagottman çift terapisiduvar örmemahşerin dört atlısıbağlanma stilikaygılı bağlanmakaçıngan bağlanmailişkilerde psikolojik oyunlarkorkuevlililikkaçıngan partnerkaygılı partner

Yazar Hakkında

Psk. Meltem Şahiner

Psk. Meltem Şahiner

Merhaba, ben Meltem Şahiner. 1987 yılının Şubat ayında sıcacık bir anne ve babanın ikinci çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldim. Çekirdek bir aile yaşantısıyla çocukluğum geçti. Ağabeyim ile rekabetim, daha çok takdir ve bonus almak için gösterdiğim motivasyon, anne babamın mülayimliği, İzmir'de yetiştirilmiş olmam karakter yapımda, ilişkilerimde ve akademik başarımda belirgin izler bıraktı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.