Doktorsitesi.com

Saç Koparma Hastalığı (Trikotilomani)

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
17 Ağustos 2022141 görüntülenme
Randevu Al
“Stresli olduğunuzda saçlarınızla sıkça oynadığınız olur mu? Saçlarınızı çekiştirmek veya koparmanın sizi hayatınızdaki sorunları  koparıp atıyormuş gibi hissettirdiğini düşündüğünüz oldu mu? Saçlarınızı çekiştirme fikri size haz ve rahatlama sağlıyor mu? O halde gelin Saç Koparma Hastalığını (Trikotilomani) birlikte tanıyalım.”
Saç Koparma Hastalığı (Trikotilomani)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Trikotilomani: Saç Koparma Hastalığını Anlamak

Stresli olduğunuz anlarda saçlarınızla sıkça oynadığınızı veya onları koparma isteği duyduğunuzu fark ediyor musunuz? Birçok kişi için saç çekmek veya koparmak, hayatındaki sorunları da beraberinde söküp atıyormuş hissi uyandırabilir. Eğer saç koparma fikri size bir haz ve rahatlama sağlıyorsa, bu durum profesyonel literatürde Trikotilomani olarak adlandırılan bir rahatsızlığın habercisi olabilir.

Trikotilomani Nedir?

Kelime kökeni Yunanca olan Trikotilomani; triko (saç/kıl), tillo (yolma) ve mani (dürtü) kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Bu rahatsızlık, bireyin vücudundaki kılları, özellikle de saçlarını koparmasına neden olan, tekrarlayan bölümler halinde seyreden ve karşı konulamaz bir saç yolma dürtüsü olarak tanımlanır. Genellikle yoğun stres altında olan bireylerde, geçici bir rahatlama ve haz duyma amacıyla ortaya çıkan mental bir bozukluktur.

Bu psikolojik süreçte kişi, hissettiği dürtüye karşı koymaya çalıştıkça stres seviyesi artar ve başka bir konuya odaklanmakta güçlük çeker. Ancak saç tellerini kopardığı an stres azalır ve yerini geçici bir rahatlama hissine bırakır. Trikotilomani hastaları bu isteği bastırmakta zorlanır ve sadece saç değil; kirpik, kaş veya diğer vücut kıllarını kopararak da hazza ulaşmaya çalışabilirler.

Trikotilomani Belirtileri Nelerdir?

Saç koparma hastalığının tanısında gözlemlenen başlıca semptomlar şunlardır:

  • Sürekli tekrar eden saç yolma ve koparma davranışı,
  • Saçları koparma dürtüsü öncesinde hissedilen yoğun gerginlik,
  • Saç koparıldıktan sonra hissedilen belirgin rahatlama ve haz,
  • Koparma eylemi dışında saçlarla sürekli oynama, çekme veya kıvırma,
  • Saç ve kıl yeme davranış bozukluğu (trikofaji),
  • Saçlı deride belirginleşen kelleşen bölgeler,
  • İlerleyici ve fark edilebilir saç kaybı.

Saç Koparma Hastalığına Neden Olan Faktörler

Trikotilomani hastalığının ortaya çıkmasında temel rol oynayan üç ana faktör bulunmaktadır. Bu faktörler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Faktör GrubuAçıklama
StresGünlük yaşamdaki yoğun baskı ve gerginlik durumları.
TravmalarGeçmişte yaşanan sarsıcı olayların psikolojik etkileri.
Psikolojik RahatsızlıklarDepresyon, yeme bozuklukları ve uykusuzluk gibi eşlik eden durumlar.

Trikotilomani Tedavi Yöntemleri

Trikotilomani tedavisi sürecinde temel odak noktası, bireyin günlük yaşamda stres yaratan duygu ve düşüncelerini yönetebilmesini sağlamaktır. Tedavi planı, hastanın stres seviyesini kontrol altında tutmasına yardımcı olacak stratejiler üzerine inşa edilir. Bu süreçte başvurulan başlıca yöntemler şunlardır:

  1. İlaç Tedavileri: Uzman kontrolünde semptomları hafifletmeye yönelik uygulamalar.
  2. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Davranış değişikliği ve farkındalık kazandırma odaklı yaklaşım.
  3. EMDR Terapisi: Travmatik anıların işlenmesi ve dürtü kontrolü için işlevli bir yöntem.

Saç koparma hastalığı ciddi bir mental rahatsızlıktır. Tedavi edilmediği ve gerekli destek sağlanmadığı takdirde bireyin yaşam kalitesini düşüren ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, belirtiler gözlemlendiğinde mutlaka bir uzman yardımı alınmalıdır.

Uzman Klinik Psikolog Damla KANKAYA
Psikolog Arif EREN

Etiketler

Trikotilomani

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.